- Kategori
- Anılar
Geçmişten bir anı
İlkokul 3 veya 4. sınıflardaydım. Babamın görevinden dolayı Kayseri'de yaşıyorduk. Bahçeli küçük bir evimiz vardı. Aynı bahçe içerisinde rahmetli Hüsnü Baba ve Hikmet Anne yaşardı. Herkes onlara baba veya anne diye hitap ederdi. Hakikaten de bu saygıya layık insanlardı.
Bahçe duvarımızın önünden yol geçiyor, yolun diğer tarafında ise çok büyük boş bir alan vardı. Alan üzerinde uzun kavak ve iğde ağaçları bulunuyordu. Tabi bu alan arkadaşlarımızla oyun bahçemizdi. Sonbahar yaz top oynar, kışın kartonlarla kar üzerinde kayar, kartopu oynardık.
Bir bahar günü oyun alanımız yemyeşil çimenlerle kaplıydı. Bir gün sabah kalktığımızda askeri bir kamyonun geniş alanın bir ucunda durmuş olduğunu ve askerlerin bir şeyler yaptıklarını gördük. Tabi çocuğuz. Tüm arkadaşlar koşup yanlarına gittik "Asker abi ne yapıyorsunuz?" diye.
Başlarında konutanları olan abi çimen aldıklarını söyledi. Çimenleri blok halinde halı gibi kesiyor ve kamyona yüklüyorlardı. Sanırım askeri birliklerine götüreceklerdi. Alan büyüktü ama bütün çimenleri alacaklar diye korktuk. Çünkü orası bizim futbol sahamızdı.
"Hepsini alamayacaksınız değil mi asker abi?"
Asker gülümseyerek;
"Yok yok! Korkmayın az bir kısmı alacağız. Oyun alanınızı dağıtmayız." dedi.
Sevinmiştik. Gerçi alan çok büyüktü. 2-3 gün orada çalıştılar. Bizde onlarla çalıştık. Yardım ettik. Türk insanının yapısından olsa gerek, askere karşı bir ilgimiz ve sevgimiz vardı. Tabi onların da bize.
Komutanları olan abi bize bir tekerleme öğretmişti. Hemen ezberlemiştik. Geçtiğimiz günlerde aklıma geldi. Unutmamışım. Bakın tekerleme şöyleydi:
"Bir iki üçler yaşasın Türkler, dört beş altı Almanya battı, yedi sekiz dokuz Yunan domuz, on onbir oniki italya tilki, onüç ondört onbeş Amerika kalleş"
Aslında manidar bir tekerleme bu. Geçmişten bugüne ne değişmiş? Şimdi bu devletler bize dost mu? Bence değiller. Yıllar önce asker abi anlatmıştı bunu bize. Biz de anladık sanırım.