​ Gel sevdalım / Şiir / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ocak '09

 
Kategori
Şiir
 

Gel sevdalım

Gel sevdalım
 

Gel sevdalım

Gel ki gözlerim gülsün

Yer etmiş yüreğime sevdan

Gel ki ölümüne sarayım seni


Gel şafağa gidilen yolun

Şarkısını söyleyerek birlikte

Yakalım özgürlük ateşini

Gel yüreğimin kızıl koncası

Ölüm çocukların gözlerinde sulanmadan gel

Gel ki dinsin yüreklerin sancısı


Ekmeğimde tuzum ol

Bardağımda suyum

Dudağımda sözüm ol

Özlem yanığı oldu iki gözüm

Gel de kesilsin zulmün soluğu


Namlulara mermi sürülmeden gel

Yargısız hesabım görülmeden

Kızıl güller açsın bahçemizde

Korkusuz başı dik yaşasın çocuklarımız

Kurtar emekleri sömürü çarkından

Özgürlüğe zincir vurulmadan gel


Gel de coştur sevdamızı

Damarımdaki kanımın ateşiyle gel


Gel karanlığıma ışık ol

Anaların yüreği yasa düşmeden gel


Gel de oğul sıcaklığında sar

Gözleri kanayan anaların yüreğini


Gel ki kara yel gibi eritsin

Buzdan barikatı güneşin


Seni bekler çocuklarımız

Soğuk çatısız kondular da

Tarlada fabrikada

Maden ocaklarında

İşsiz sokaklarda

Ekmeğe doymamış

Çocuklar bekler yolunu.


Gel de güldür bizi

Gülmemişliğimiz son bulsun

Güldür ağız dolusu.


Umut dolu yüreğim susmadan gel

Bırakmayız seni ellerimizden

Sıkı tutacağız avuçlarımızı.


Emeğimiz yağmada

Gel alın terimin sularıyla

Serinlet yüreğimi

Sevdalıma sarıldığım

İlk gece gibi gel

Sarsın kavgamın ateşi

Sarsın dünyanın bütün yüreklerini


Gel gayrı sevdalımın kızıl saçlı kızı

Gel ki dünyamıza gelin götüreyim seni

Ezilen bütün insanlar adına gel


Aşk olsun

Sevda olsun

Hürriyet olsun

Özgürlük olsun gelişinin adı

Özgürlük olsun...

Mart 1992

 
Toplam blog
: 151
: 648
Kayıt tarihi
: 05.10.08
 
 

Kısa öz geçmiş: Gecenin kara yüzünde dişlenirken çığlıklar bir kadının sancılarının sükunete durd..