Genç Siviller'in ve Liberal Demokratların Hakkını Teslim Etmek / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

04 Mart '10

 
Kategori
Siyaset
 

Genç Siviller'in ve Liberal Demokratların Hakkını Teslim Etmek

Genç Siviller'in ve Liberal Demokratların Hakkını Teslim Etmek
 

“Genç Siviller” hareketi şüphesizki son yıllarda en fazla dikkat çeken sivil toplum hareketlerinden birisi oldu. Yeni bir muhalif dil kullanılarak, o geçmişin basmakalıp söylemlerinden kendilerini arındırıp, 1999 yılından beri sahne almış durumdalar. Eylemlerinin dikkat çekici bir hale bürünmesi nedeni ile uzun zamandan beri kendilerini ilgi ile takip etmekteyim. Özellikle geçtiğimiz 2009 yılının 01 Mayısında, The Marmara otelindeki kurşun sıkılan camlardan sarkıtılan pankart çok anlamlıydı. “1 Mayıs 1977’de buradan ateş edenler bulunsun”. Genç kuşaklar bu pankartın ne anlam ifade ettiğini belki bilmeyebilirler ama, o günü yaşayanlar çok iyi anımsayacaklarki 01 Mayıs 1977’de insanlar cayır cayır katledilmişti. 01 Mayıs işçi bayramını kutlamak üzere Taksim Meydanı’nda toplanan yüzbinlerce insanın üzerine sıkılan kurşunlar ve sonrasında yaşamını yitirenlerin katilleri halen bulunamadı. Bu eylemin bir kontrgerilla eylemi olduğu çok defa dile getirildi ama hiç kimse bu işin sorumlularının yakalanmasına dair kılını bile kıpırdatmadı.

Son yıllarda sivil toplumun, kanlı provakasyonlar karşısındaki tutumu gözle görülür bir şekilde ciddiyete büründü. Ülkenin siyasal yaşamına her zaman ağırlığını koymaya alışmış olan asker-sivil statükocu bürokrasinin, AKP iktidarı karşısında sergilediği darbeci ve faşizan tutumlar ortadadır. Bu gelişmeler, Türkiye’de kendisini sol siyasal yelpazede konumlandıranların, anti-emperyalizm adına, ordu ve bürokrasi destekçisi kesimlerinin gerçek niteliğininde gözler önüne serilmesine neden oluyor. Tabi bu kesimlerin düşmüş olduğu en ciddi çelişki ise bağımsızlık diyerek, en nihayetinde kapitalist devletçiliğin savunusunu yapan bir solculuğa doğru evirilmeleri sonrasında, asgari seviyelerde bir demokratik anlayışın kriterlerini bile reddetmeleri sonucunu doğuruyor. Pek tabiki ülke siyasetinin kanlı tarihine baktığımızda, az canlar yanmamıştır ve bu yanan canların sorumlularını ise hiçde azımsanmayacak bir kesim, yüce devletlû bürokraside aramaktadır. İşte tamda bu noktada kendisini solda konumlandırmış olan sözde solcular karşısında, liberal demokratların daha ileri pozisyonları temsil ediyor olmaları yadırganmamalıdır. Zira Türkiye, hala darbe tehdidi ile karşı karşıyadır ve ortada Kürt Halkına karşı yürütülen kirli savaşın derin acıları vardır ve bu yüzdendirki liberal demokratların bu sorunlara karşı olan tavırları olumluluk yaratmaktadır.

Şüphesizki, liberal demokratların kimi talepleri, son tahlilde emekçilerin nihai talepleri ile birçok noktada çakışmaz ama, bu durum ülke içerisindeki değişik kesimlerin demokrasi mücadelesindeki önemini ortadan kaldırmaz. Aksine, bu kesimlerin hakkını teslim etmek evladır. Bu gün liberal demokratların sayesinde, ülkede 86 yıldır konuşulamayan birçok gerçek, konuşulur hale gelmiş ve hayatımızın her alanında, zihnimize kazınmış olan ve ezberlediğimiz birçok devletlû söylem sorgulanmaya başlanmıştır. Pek tabiki bu bir sarsıntıdır. Hem de derin bir sarsıntıdır ve tabuların bir bir yıkılmasının, ezberlerin bozulmasının iz düşümüdür. O halde, bu hususların tartışılmasına ve demokrasinin, asgaride olsa kriterlerini, toplumun bilgisine sunma çabasında olan liberal demokratların hakkını teslim etmeyipde, ne yapacağız?

Bu gün “Genç Siviller” ve “Taraf Gazetesi” Türkiye siyasal yaşamındaki statükocu devletlû yapının darbeci planlarını teşhir etmede önemli bir işlev üstlenmiş durumdalar. “Genç Siviller” in cesaretli eylemleri ile topluma vermiş oldukları mesajları, asgari düzeydede olsa, demokrasi kriterlerinin neler olması gerektiğine dair fikirler veriyor. Ha keza “Taraf Gazetesi” nden Ahmet Altan’ın Kürt Sorunundan, Ermeni meselesine, demokrasi ve barış kavramları üzerine yazmış olduğu cesur ve yürekli yazıları haklı bir ilgiye neden oluyor. Ahmet Altan, Türkiye’deki askeri vesayet rejiminin tutucu, gerici, baskıcı ve darbeci karakterini, Kürt sorunundaki acımasızlığını, yazılarında takdir edilecek bir şekilde ve dikkate şayan bir üslupla teşhir ediyor.

Bu gün Türkiye’de, taşlar yerinden oynuyor ve bu taşların yerinden oynamasında liberal demokratların payı büyük. Ülke gerçeklerini doğru bir şekilde algılayan bu kesimler, ülkenin geçmiş tarihinden gelen resmi söylemlerini duvardan duvara çarpıyorlar. Onca yalan söylem, bu gün bir bir sorgulanır hale geliyor liberal demokratlar sayesinde. Bu dönem, aynı zamanda kendi içerisinde yeni muhalif kanatlarıda daha bir aktif olmaya itecektir ve aynen “Genç Siviller” gibi yeni akımlar ortaya çıkıp, demokrasi, insan hakları, özgürlükler gibi taleplerini yüksek sesle söylemelerine neden olacaktır.

 
Toplam blog
: 1509
: 1145
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..