​ Albay Cemal Temizöz Davası Üzerine Kısa Bir Not / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Şubat '10

 
Kategori
Siyaset
 

Albay Cemal Temizöz Davası Üzerine Kısa Bir Not

Albay Cemal Temizöz Davası Üzerine Kısa Bir Not
 

“Nasıl bir memlekette yaşıyoruz?”

sorusu ile yazıma başlamayı düşünüyorum ama, böyle bir sorunun, memleketin vatanperver muktedirleri tarafından nasıl karşılanacağı malum olduğu için, bu soruyu birazda olsun çekinerek yazıyorum. “Malum” ifadesinden kastım, “Beğenmiyorsan çek git kardeşim” yollu veciz cevap karşısında illede afallamayacağım pek tabiki ama, yinede böyle bir cevap karşısında eleştirilerinizi kesmek gibi bir hisse kapılıyorsunuz. Gerçi biz bu düzenin, kurulu yapının muhalifleri, her zaman bu cümleyi suratımıza şamar gibi yesekde, eleştirilerimizden vazgeçmeyeceğimizi, bu toprakların vatanperver muktedirlerince bilinmesinde fayda vardır. Ve o vatanperver muktedirler bilmelilerki, bu vatana sadece kendileri büyük bir aşkla bağlı değildirler ve bu toprakların sadece kendi mülkiyetleri dahilinde olmadığını anlamalılar.

Lakin dönüp dönüp olanca çıplaklığı ile orta yerlere salkım saçak dökülmüş olan onca pervasız eylemlerin eleştirisini yapmamak ve o pervasızlıklara en azından düşünsel düzeyde karşılık vermemek akıl ve izan gerektiren bir durumdur.

Tabi bu noktada dönüp şu Albay Cemal Temizöz davasındaki tripleri irdelemekte fayda görüyorum. Bilindiği üzre Albay Cemal Temizöz Kayseri İl Jandarma Alay Komutanıdır ve Şırnak ve Cizre bölgesinde görev yaptığı sırada işlenen faili meçhul cinayetler sebebi ile yargılanmaktadır. Yargılanan sadece Albay Cemal Temizöz değil pek tabiki, Cemal Temizöz dışında altı sanık daha var ve yargılamaya sebep olan iddia ise 23 kişinin faili meçhule kurban gitmiş olması.

İletişim dünyasından çok sonraları, bir nebzede olsa payını bu günlerde almış olan bahsi geçen bölgelerde, 1990’lı yıllarda iletişim sıfırdı ve o yörede görev yapan Jandarmanın ne türden madrabazlıklar yaptığını raflar dolusu kitaplar yazmıştı. Görmek isteyene tabi. Yörede asayişi sağlamakla görevli olan Jandarmanın hangi olayların içerisinde olduğu aşağı yukarı tahminimizdir. Lakin mevzuu bunlar değil. Mevzuu Albay Cemal Temizöz’ün yargılanması mevzusu. Muhteremin avukatları reddi hakim talebinde bulunmuşlar. “Neden?” diye insanın sorası geliyor be kardeşim. Neden avukatlar reddi hakim talebinde bulundular? Ve neden sonrasında Albay Cemal Temizöz’ün Askeri Mahkemede yargılanması gerektiğini ileri sürdüler? Eh işte insan ister istemez rahatsızlık duyuyor. “Neden Askeri Mahkemede yargılansın Albay Cemal Temizöz?” Şimdi biz bu soruyu sorduğumuz anda, birileri, suratımıza aval aval bakıyor. Öyle ya sivil mahkemeler bu memleketin mahkemeleri değil mi? Zaten sorunumuzda burada düğümleniyor. Ortada bir disiplin suçu yok. Yargılama konusu 23 vatandaşın faili meçhule kurban gitmesi. Bahsi geçen sorun ciddi bir sorundur ve memleketin kanayan bir yarasıdır. Faili Meçhul cinayetlere karıştığı yönünde türlü iddialarla yargılanan bir Albay, sivil mahkemede yargılanmasın, askeri mahkemede yargılansın ve sonucu malum olsun.

Bu durum, bu toprakların kanayan bir yarasıdır.

Albay Cemal Temizöz ve beraberindeki saz arkadaşları, ömür boyu hapis istemi ile yargılanıyorlar. Ne varki 05 Şubat 2010 tarihli Birgün Gazetesinin haberinden öğreniyoruzki, Albay Cemal Temizöz ve saz arkadaşları, faili meçhule kurban giden Muhsin Taş isimli vatandaşın davasına ilişkin AİHM’de de yargılanmışlar.

AİHM, 14 Ekim 2000 tarihinde gözaltına alınan Muhsin Taş isimli vatandaşın, gözaltına alınması sonrasında öldüğünü tespit ederek, kendilerine yapılan savunmaları gerçekçi bulmamış ve ilgili davayı karara bağlayarak Türkiye’yi tazminata mahkum etmiş.

AİHM’nin vermiş olduğu mahkumiyet kararı memleketin vatanperverlerince muhtemelen şu şekilde açıklanacaktır. “Avrupa zaten bizim düşmanımız, bize karşı her zaman böyle davranıyorlar.”

Tabi bu durumun başka bir izahı yok. Şimdi dertleri Albay Cemal Temiöz’ü sivil mahkemenin elinden kurtarıp askeri mahkemenin huzuruna çıkartıp, sonu malum olan aklama operasyonunu tamamlayıp, nihayete erdirmek.

 
Toplam blog
: 1509
: 1145
Kayıt tarihi
: 07.08.07
 
 

Yazarım... Okurum... Öğrencilik yıllarımda çok yazdım... Kompozisyon derslerinde yazdım... Duvar ..