Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Temmuz '10

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
359
 

Gideceğiz şafakta

Gideceğiz şafakta
 

Yazar/Şair Dilek SOYSAL


Kendimi akşamların geç saatlerinde buluyorum sürekli ve beni daha çok sever oluyorum bu zamanlar. Müebbede açılan bir kapıdır gece.

Mahpusluğum ve ben… Kapatmışım sabahlara olmayacak zamanı kapatma etmişim kendime. Rutubet yavaştan yüzümü okşuyor beli bükülmüş anıların. Söyle sevmiş miydin beni kara gözlü zindan ve hala seviyor musun?

Ben seni hala arzular hala yüceltirim her defa. Ne oyunlar oynardık seninle. Körebe saklambaç.

Ne bereketlisin bitmezsin gergefindeki renkli ipler soluk şimdi saman sarısı, eskimişliğin izlerini anlatır sana.

Adeta sonsuzluk kokar, ulaşılmaz feza.

Ellerim mülteci sığınmasız yüreğime söz geçirebilirsem gideceğiz şafakta…

Ayaklanmadan gözlerimin feri,

Açılmadan ellerimin ipi,

Kırılmadan yüreğimin kör penceresi…

Gideceğiz şafakta…

Geceyi yırtacağım olmasın iğne, sabah sızlasın yatağında doğmak için ve hiç eksilmesin saatler olmasın yine gece. Ve gideceğiz şafakta…

Ne şafaklar gördüm kaldırımsız sokakları geçerken. Ağzımda yarım bir nağme, topuklarımın sızısını ve uykunun tadını unutmak istercesine…

Ne şafaklar gördüm, adını yazdığım beyaz boyalı yıkık duvar bir o anlardı aldığında beni yanına. Her zaman daha fazla kalıyordum ya, hani hiç dert etmeden dinliyor ve anlıyordun ya beni, işte tek yoldaşımdın bu sığ sokakta.

Yıkılmışta olsan benim gibi, tüm dikliğin ve sabrınla ayaktasın işte. Bazen kıskanıyorum laf aramızda. Ne kışlar yazlar geçiriyorsun ama her dem seni yanımda görüyorum.

Bak bu şafakta yine yanındayım ama nerde bana benzer yanın, tazelenmişsin bak işte yıkık tarafını tekrar örmüş usta.

Değişmiş yeşile çalar bir bahar rengi…

En önemlisi üzerine yazdığım beş harfli isim nerede?

Sende taşıyamadın duvarda olsan. Bak silinmişler.

Nasılda kıskanmam seni…

Şafak sökerken geçersem yanından tanır mısın beni?

Yalpa yapan ayaklarım alışık sana ama unutma yalnızlık kokan nefesim arar soğuk sesini. Hatırlar mısın, her yaslandığımda serin bedenine sıvan biraz daha dökülürdü. Şimdi kıyamam sokulmaya sana.

Nasılda kıskanmam seni, taştan bir duvar olsan da…

Yine de her geçişte bu sokaktan ah de vefa duyarım sana, çok yarenlik yoldaşlık ettin bu sapa sağlam halin ne kadar da yıkılmışlığımı anımsatıyor artık yüzüme vurmadan acizliğimi geldi gitme zamanı başka viran duvara. Ve yine gideceğim şafakta.

HERKESİN BİR DUVARI OLMASI DİLEĞİM İLE…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 18
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 475
Kayıt tarihi
: 26.04.10
 
 

Ankara doğumluyum... Hayatın ağır yaşam koşuşturmasında bir nebze de olsa nefes almaya ve aldırmaya ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster