- Kategori
- Anılar
Gökkuşağı rengini kaybetti!

Evanescence “My immortal” çalıyor. İdil müzik setini açmış…
Ben koşa koşa eve geliyorum, yine ıslandım. Şu şehrin havasına bir alışamadım. İdil açıyor kapıyı: “Islanmışsın!” diyor.”Sevmiyorum şemsiye taşımayı, hava iyi gibiydi.” “İyiyimiş belli! “diyor, gülümsüyoruz.”Markete gidemeyiz yağmur çok kötü yağıyor.” “Yarın gideriz.”
“Kahve yapayım mı?” Ay ne iyi olur!” diyorum. “Ama fal bakacaksın Merve…” “ Bilmiyorum ki…” “Uydur sen, ben kanmış gibi yaparım!” “ Tamam canım öyle olsun!
Ben ballandıra ballandıra fal bakıyorum, şu yeni tanıştığı çocukla ilgili : ))))
Kapı çalıyor Yasemin geliyor. Sana bir şey danışacağım diyor.
Kahveler üçleniyor. Sohbete dalıyoruz. “Hava kötü canım, gitme bizde kal diyorum.” “ Yurt sorun eder.” “Birisi atıverir imzanı”…. Sene 2004
Hala kulağımda çalıyor Evanescence hala kahkahalarımız, konuşmalarımız capcanlı…O dönemden farkımız, yaralarımız.
Yıllar insanı değiştiriyor. Eskisi gibi ışıl ışıl değil gözlerimiz. Gülmek için sebep arıyoruz, mutlu olmak için de… Oysa o günlerde gülüşlerimiz sorumsuzca savururduk. Elimde üniversite andacım ve kulağımda aynı şarkı…
Sene 2009
Hayata başlarken ne kadar sevinçliymişiz. Cesur, atak idealist, sevgi dolu!
Bir arkadaşım:
“Seni görünce insan gökkuşağını görmüş oluyor. Nasıl ki gökkuşağı farklı renkleri yansıtıyorsa sen de bize hayatın renkli yönlerini yansıtıyorsun. Senin dünyanda hep kırmızılar, turuncular, sarılar var. Dünyadaki en ufak şeyden bile mutlu olmayan insan bile mutlu olmayan insan bile, seninle birkaç dakika konuşunca mutlu olur. Özlemini çektiğimiz hoşgörü, iyimserlik, güler yüz sende buluşuyor. Seninle beraberken huzurluyum çünkü; sen benim ruhuma inebiliyorsun. İnsanları eleştirmeden, onlara önyargılı davranmadan yaklaşabiliyorsun.
Bu doğallığını hiçbir zaman kaybetme! Hayatta hiçbir şeyin seni üzmesine izin verme ve kendini ruhunu ruhunda bulduğun kişilere aç!
diye yazmış andacıma
Onun yıllar önce fark ettiğini ben anca şimdi fark edebiliyorum. Geç kalınmış bir fark ediş ama, ” Kendini ruhunu ruhunda bulduğun kişilere aç!”
Çok geç!….
Kırılan bir şeyleri onarmak çok zor…
Gök kuşağı renklerini kaybetti!