- Kategori
- Aşk - Evlilik
İkisini de aldatıyorum…

Bazen yarım bırakılmış bardaktaki dudak izinden başka bir şey değildir anılar… Hani bardağı kırsan izleri sileceksindir ama, elin gitmez onu kırmaya çünkü o iz en sevdiğin varlığın üzerindedir.
Hayatının…
Neden tekrardan ibarettir yaşam…
Yaşadığımız her gün bir diğeri değil midir? Her gün aynı güneşe selam veririz, aynı toprağa değer çıplak ayaklarımız.
Peki farklı kılan nedir günü?
Biziz…
Bakış açımız.
Kimi zaman uçsuz bucaksız gökyüzünde bir parıltıyı fark eden bu gözler, başka gün ayağımızın dibindeki taşı görmez…
Ve biz takılıp düşeriz.
Sen kalmalısın hayata. Bir gülüş savurmalısın ama, yama gibi kalmamalı… Hani şu gözleri kırıştıran cinsten olmalı başkalarını da katmalı kahkalara…
Zaman zaman da hayat sana kalmalı sadece, sana doyum tokum bir yalnızlık kalmalı … Bu benim diyebileceğin, sadece benim!
En güzel bunu yaşıyorum sanırım. Yalnızlığı…
Yani yaşadığımı sanıyorum. Bölük pörçük avutuyorum kendimi, sonra ödünç sevinçler alıyorum ordan buradan… Kenardan köşeden kesip, benim yapıyorum.
Ne yalnızlığın olabiliyorum ne de mutlulukta kalabiliyorum…
İkisini de aldatıyorum…