- Kategori
- Deneme
Güneşi görür müyüz?

(www.google.com.tr/)Güneşi görmek mi önemli, güneşin aydınlattıklarını görmek mi? (S. Gencal)
Sustu
Cuma'dan pazara...
Son damla
Kedi ve dudu
Bizim ofisin orta şeker halleri
Biraz beynimizi tanıyalım
Duyguların sentezi olur mu?
Kardeşim T'ye mektubumdur.
Diyorum
Sitem
Yüzsüz madalyon
İmge, sembol ve alegori
Yine yine okumaya başlıyorum ben
Saat 07 10. Güneş doğdu. Işıklar odaya başkalık veriyor. Göz pencereden görülen manzaralara doyamıyor.
Oysa biraz önce internette gazeteleri okurken ne güneş vardı, ne umut.
Bugün yazmayacağım, “Her gün yazma mecburiyetim yok ya.” diyordum. Güneş ışığı yaz diyor bana. Bitkiler yaz diyor bana.
Bitkilerden açılmışken söyleyeyim. Bitkilerin sosyal ağları varmış. Tehlikeyi birbirlerine haber verirlermiş. –mişli –muşlu yazmama bakıp konuyu hafife aldığım sanılmasın; yazıyı tam olarak aktaramadığım gibi, kaynağı da tam belirtemediğimden böyle yazdım. Ben zaten bu haberden hareketle “Tehlikeyi haber veriyorum.” gibisinden bir yazı yazacaktım. Vaz geçtim. Sonra yazı yazan kişinin okuyucuların nazını tutmasının yerinde olduğunu; fakat nabza göre şerbet vermesinin uygun olmadığını vurgulayan bir yazıya başladım. Bir iki paragraf yazdıktan sonra sildim. 1 Mayıs coşkusundan kalanları yazayım, yazmayayım…derken hiç bir şey yazmamaya karar verdim. Karar verdim derken güneş ışığı çaktı kafamda.
Yazı yazmaktan vazgeçtiğim sırada aklıma Milliyet Blogları geldi. “Hiç değilse şöyle birkaç başlık yazayım.” dedim. İşte sayfanın başında yazdığım bu başlıklardı.
Şiir yazdığımı sananlar olmuştur belki. Saçmaladığımı sananlar da. Ne bileyim, bazı mesajlar ilettiğimi sananlar, Kim bilir daha neler düşünülmüştür. Düşünülmüşse güneş doğacak demektir. Güneş her zaman doğuyor; onun için cümleyi değiştirerek yazayım:
“Güneşi göreceğiz.”
Sabahattin Gencal, Başiskele – Kocaeli, 02. 05. 2011