- Kategori
- Anılar
Hans ve Mara ile ilgili anılar

Mara Ternes ve Burcu Göker Mara'nin verdiği mezuniyet davetinde
Burcu Göker'in ve bizim Mara ve Hans'la ilgili anılarımız çok. Bunlardan birkaçını daha anlatmadan geçemeyeceğim.
Önce Burcu Göker'in bir konser anısını anlatmak istiyorum. Burcu bu anısını Türkiye'de bir dergide yazmişti. Ben çok etkilendim.
Burcu Lawrence Ünniversite'sinde okurken Eric'le bir konser veriyor. Üniversite'nin büyük konser salonunda gerçekleşen bu konsere oldukça kalabalık bir dinleyici grubu katılıyor. Konser sırasında Burcu, birinci sırada Üniversite Rektörünün yanında eşi Mara ile oturan Hans'ı gördüğü zaman hem heyecanlanıyor, hem salonda ailesinden bir ferdi görmüş gibi kendine güveni geliyor. Bu güven ve heyecan ile çok büyük bir coşku içinde konserini bitirip soyunma odasına giden Burcu'yu ve Eric'i kutlamak için büyük bir kalabalık soyunma odası kapısında bekliyor. İşte Burcu konserden sonra yorgun fakat bir o kadar da mutlu kendisini kutlamaya gelen kalabalığın karşısına çıkyor.O esnada kalabalığın arasında en önde hocası Prof. Hans ve eşi Mara'yı görüyor. Hans ve Mara Burcu'yu sıkıca sarılıp kutladıktan sonra, Hans Burcu'yu kutlamak üzere sırada bekleyen diğer izleyicilere dönüyor ve şunu söylüyor. Bu kemancıya iyi bakın. O Burcu Göker. Bundan sonra onun adını daha sık duyacaksınız.. O olagüstü bir kemancı. Eğer adını söylemekte zorlanıyorsanız sadeceTürk violonist diyebilirsiniz.. Burcu Göker bu isme daha çok memnun olacaktır. Burcu'nun anlattığına göre bu olaydan sonra Üniversite'de Burcu'nun adı sadece Türk Violonist olarak anılmış. Bütün haberlerde, ikonuşmalarda Burcu'dan sadece Türk Violonist olarak bahsedilmiş. İşte Hans bu ismin isim babası.
Benim Hans'la ilgili bir anım var. Burcu ve Eric 2007 yılında Lawrence Üniversite'den mezun olduklarında törenden sonra Mara evinde çok büyük bir parti düzenledi. Bu mezuniyet partisine ben, eşim ve Portage'den gelen Eric'in akrabaları hariç Wiskonsin'de oturan ve Burcu ile Eric'i çok iyi tanıyan dostları katıldı. Çok güzel geçen davetin sonunda davetliler Burcu ile Eric'den mini bir konser istediler. Gençler çok yorgundu. Bütün gün ayakta diploma töreninde ayakta durmuşlar, diploma almışlar ve tebrikleri kabul etmişlerdi. Gençler bu çoşkulu kalabalığın isteğini kıramadı ama yorgunluktan ayakta duracak hali kalmayan Burcu topuklu ayakkabılarını çıkarıp terliklerle, Eric de ceketini çıkarıp piano ve kemanın başına geçtiler. İkili çalmaya başlamadan önce bütün davetliler, Hans'ların evinde büyük salonda kendine bir yer buldu ve oturdu.Yer bulamayanlar yukarı çıkan merdivenlerin basamaklarına oturdu.
Burcu ve Eric çalmaya başlayınca herkes sustu ve büyük bir huşu içinde bu güzel müziği dinlemeye başladı. Salon öğleden sonra güneşinin camlara vuran ışığında mucizevi bir mekan gibi gözüküyordu. Birden Burcu durdu ve Hans'a sessizce bir şey söyledi. Bunun üzerine Hans gitti ve birkaç dakika sonra elinde akordiyonu ile geldi. Ben o ana kadar Hans'ın akordiyon çaldığını bilmiyordum. Bu benim gibi diğer davetlilerin çoğu için de bir süpriz oldu. Üçlü biraz ses talimi yaptıktan sonra bugüne kadar duymadığım güzellikte, ahenkte bir müziği çalmaya başladılar. Çalınan müzik çok acıklı idi. Sanki üç enstrüman da feryat ediyoırdu. Zaman zaman ağlayan, zaman zaman dans eden bu harka müzik hepimiz büyülemişti. Üçlü kendinden geçmiş çalıyordu, bizler kendimizden geçmiş dinliyorduk.
Birden salonda bir şey dikkatimi çekti. Dinleyenlerin çoğu özellikle kadınlar aglıyordu. Herkes sessizce gözyaşlarını akıtıyordu. Belki erkekler de ağlıyordu ama erkekler ağlamaz kuralı galiba bütün dünyada geçerli. Müzik bittiğinde bütün dinleyenler önce biriki saniye kendine gelemedi ve sonra çıkgınca alkışlamaya başladı. Alkışın sonunda herkes ilk defa duydukları bu müziğin hangi besteciye ait olduğunu merakla soruyordu. Soruları Hans cevapladı. Biraz evvel çalan eser Romanyalı bir besteciye aittı ve Romanya halk ezgilerini taşıyordu. Salona baktım, hemen hemen aynı coğrafyadan gelmiş kişiler müzikleri ile duygularını buluşturuyordu. Bu duygu buluşması o an beni çok etkiledi. Şimdi ne zaman o konserin dvdsini seyretsem gene ağlıyorum.