​ Hep burnumun dikine gittim!... / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Mart '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Hep burnumun dikine gittim!...

Hep burnumun dikine gittim!...
 

Kimsenin önerilerini ciddiye almadım, hep burnumun dikine gittim!...

Önemsediğim zamanlarda zararlı çıktığımdan mıdır, ille de zararsa da, karar benden çıksından mıdır, yaptırım tarzı şeylerden hoşlanmadığımdan mıdır…Ya da tüm alternatiflerin paçalından mıdır…

Ya da, baş koydum ya, ille de sonunu getireceğim duygusu, yani bir çeşit egosu, yani takıntısından mıdır…

Rahmetli babam, nişanlıyken ben üniversitede aşık olduğum, beş yıl çıkmaydı, falandı filandı kişiyle evlenmek üzereyken, “gel kızım konuşalım” demişti, demişti ki “görüyorum ki bu ilişki yürümez, elbet karar senindir, ancak baba olarak seni uyarmam gerekir”…

Yıllar önceydi bu konuşma, üstelik babam, sevgili babam, köy doğumluydu, ve kocama göre köylüydü(!), dedi ki, “nişanlıyım diye ayrılmak yakışmaz, üzer mi anne babamı diye asla düşünme… Son söz senindir kızım, bana düşen, baba olarak gördüğümü söylemem… Sakın ola ki, ayrılırsam üzülür mü anne babam, ne derler, başkaları ne söyler diye düşünme…”

Yok baba, seviyorum ben onu demiştim, babam da, tamam kızım, ben yalnızca mutluluğunu isterim, gördüğüm mutlu olamazsın gibi bu adamla ama… Sen istiyorsan, yolunuz açık ola…

En yakın arkadaşıma söylemişim, evlenmeden az bir zaman önce, “biliyorum mutsuz olacağım, ama yeni bir insan tanımak, ona kendimi anlatmak zor geliyor” diye…

Burnumun dikine gitmek miydi…

Baş koydum, sonuna kadar gideceğim miydi…

Yaşayacağım bunca acılar vardı da her şey bir bahane miydi?

Babamdan çekinirdik, bir fiskesi olmamıştır, bir bakışı ile anlardık…

Kucağında da oturur, at yapıp, sırtında da otururduk…

Koşturarak sarılırdık…

Yaşımız ne olursa olsun, kız kardeşimle, o kucaktan hiç uzaklaştırılmadık…

Kilolu babamın kilolu dönemlerimde sarılırken birbirimize göbekleriz, göğüslerimiz de temas ederdi, sakıncasız… Ah… İşte baba kız sarılması… Ne bir kaygı… Ne edep sıkıntısı…

Korku sanmışlığım vardır, babamın bazı bakışlarından dolayı…

Özür dilerim babam!...

Korkuyu kocamda tanıdım!

Aslında ben senden hiç korkmamışım ki…

Korkulacak bir şey yapmamışsın ki…

Fazlasını bilmeden, deneyimlemeden… Yaşamadan bilemiyor ki insan!...

Babam… Ben seni otorite sanmıştım…

Otoriteydin de…

Sevgiyle sarmalamışsın…

Sigara içtiğimi gördüğünde, yalnızca konuşmuş, bir hafta boyunca da her meyve faslında, dur meyve yeme, bir sigara vereyim ben sana demiştin ya baba…

Baba…

Sakındığın tokatlar, elalemin adamından… Hani, üzer seni bu adam dediğinden… Hani…

Seviyorum dediğimden…

Doğurduğum çocuktan da korkar oldum…

Babasını boşadım… Baba…

Biliyorsun…

Ölmeden önceydi sen…

Oğlum neredeyse babasının kopyası…

Baba… Oğlumu çok seviyorum… Ama…

Keşke dinleseydim seni ben!...



Gülgün Karaoğlu
Mart,21/08

























































 
Toplam blog
: 1269
: 1343
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..