- Kategori
- Siyaset
Hepimiz Türküz

Yeni bir Anayasa hazırlanması 2011 seçimlerinde siyasi partilerin tamamının üzerinde anlaştığı bir konuydu.
Seçimler sonrası mecliste grubu bulunan dört siyasi parti ortak bir akıl etrafında ve TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in başında olduğu “TBMM Anayasa Uzlaştırma Komisyonu oluşturularak taslak çalışmalarına başlandı.
Oluşturulacak Yeni Anayasada her kesin ve her kesimin “kendini ifade etme” imkânının sağlanması içinde tüm kesimler bu komisyona davet edilerek görüş ve önerileri alınarak çalışmalar sürdürülmektedir. Bugüne kadar Sanatçılar, sivil toplum örgütü temsilcileri, insan hakları savunucuları v.b. birçok kuruluş bu komisyona gelerek görüş ve taleplerini iletmişlerdir.
Son olarak da Türkiye’de Lozan Anlaşması çerçevesinde “Azınlık Statüsünde” bulunan ancak Türkiye Cumhuriyeti Anayasasına göre “Türk Vatandaşı” statüsünde bulunan azınlık temsilcilerini TBMM Anayasa Komisyonu kabul etmiş, görüş ve talepleri alınmıştır.
Komisyon üyeleriyle yapılan görüşmeye damgasını vuran ise Fener Rum Patriği Partholomeos’un açıklamaları olmuştur.
Patrik görüşmede “vatandaşlıkla ilgili” yaptığı tanımda;“Türk devletine vatandaşlık bağıyla bağlı herkes, din mezhep, dil ve etnik köken gözetilmeksizin Türk’tür. Türklük, bütün Türk vatandaşlarının beraberce varlığı ve dayanışmasının ifadesidir.” Sözleriyle son dönemlerde üzerinde en çok tartışılan konu olan “Türk’tür” kelimesinden ne anladıklarını açıklamıştır.
Anayasamızda da ifadesini bulan ve özelliklede Ulu Önder Atatürk tarafından da açıklanan “Türk Devletine vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk’tür” cümlesine bir azınlık temsilcisinin açıklık getirmesi gerçekten çok ilginçtir.
AKP iktidarları döneminde ülkeyi 36 etnik gruba ayırma çabalarının ayyuka çıktığı, neredeyse “Ben Türk’üm demenin” suç sayılacağı bir ortamda “görmeyen gözlere ve yıkanmış beyinlere” bu ülkenin bir azınlık topluluğunun lideri tarafından verilen cevap gerçekten de ibretliktir.
Komisyon üyesi MHP’li Oktay Öztürk’ün “Vatandaşlığı nasıl tanımlıyorsunuz” sorusu üzerine yukarda ki tanımı yapan Bartholomeos, ilave olarak;
“Türklük bütün Türk vatandaşlarının beraberce varlığının ve dayanışmasının ifadesidir” diyerek de tanımına açıklık getirmiştir.
Bartholomeos’un “vatandaşlık” tanımına MHP’li vekil Oktay Öztürk;
“İnşallah diliyle ikrar ettiğini, yüreği de tasdik ediyordur. Çünkü hepimizin üzerinde durduğu tek doğru vardı, Bartholomeos’da onu yakaladı ve ifade etti. Bana göre aklını zorlamak suretiyle ulaşabildiği en güzeli yakalamış oldu. Bu şekliyle bu kadar açık net ilk defa böyle bir tanım yapıldı. Birçokları anayasadan Türk ve Türklük ile ilgili ifadelerin kaldırılmasını istediler. Bir tek gerçek vardı, o da onu gördü.” Sözleriyle memnuniyetini ifade etmesi ise dikkatlerden kaçmamıştır.
Fener Rum Patriğinin açıklamalarına tepki ise AKP Komisyon üyesi Mehmet Metiner tepki göstermekte gecikmemiş;
“Yeni bir şey söylemiyor. Herkes Türk’tür, herkes niye Türk olsun? Hangi anlamda Türk olsun? Anayasal anlamda Türk’tür. Türkçenin dışındaki dillere sınırlı özgürlük tanırsanız onları bir takım imkânlardan yoksun bırakırsanız” sözleriyle AKP politikaları doğrultusunda görüş bildirmiştir.
AKP’nin “Açılım Politikaları” çerçevesinde PKK, BDP ve Kandil’in her fırsatta dile getirdikleri Anayasanın değişiminde mutlaka ele alınması ve değiştirilmesi istenilen Anayasamızın ilk üç maddesi ve “Türklük” tanımının yeniden yapılması talepleri herkes tarafından bilinmektedir, Gerek AKP, gerekse BDP bu konuyu her ortamda gündeme getirmekte, bu ülkenin birliğini, üniter devletin çivisini çıkaracak yeni açılımlar peşinde koşmaktadırlar.
Bu konularda ise dik bir duruş sergileyen MHP ise “hangi şartta olursa olsun Anayasanın ilk üç maddesinin değiştirilemeyeceğini, bu uğurda mücadelelerinin devam edeceğini ise her zaman beyan etmektedirler.
İşte böyle bir kritik ortamda Fener Patriğinin açıklamaları “macera peşinde koşanların kulağına küpe olur mu bilinmez ama umarız siyasilerimizin sağır kulaklarını ve kör gözlerini açmaya vesile olur.
Sonsuzluk ( Osman Özeker ) 22.02.2012