​ Herkes Özür dilemiyor !.. / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Aralık '08

 
Kategori
Siyaset
 

Herkes Özür dilemiyor !..

Herkes Özür dilemiyor !..
 

Ermenilerin Doğu'da yaptığı bir katliam örneği. Daracağındakilerse Türkler..


Bu özür kampanyasının etkileri ve ona karşı sürdürülen tepkiler devam edeceğe benziyor. Kimilerine göre Türk halkı eleştiriye açık değil, kimine göre Türk halkı gerçeklere sırt dönüyor, kimilerine göre de biz hakikatle yüzleşmek istemiyoruz. Bunları okumuş olmalısınız gazetelerde. Biz de burada yazmaya çalıştık. Türk halkını cahillikle ve tarihi ile yüzleşmek istememekle suçlayan hatta küçümseyen bu aydın geçinenleri destekleyen maalesefki çok insna var bu ülkede… Yine de düşünceye saygı duymak lazım. Farklı düşünceler olacak ki, adı demokrasi olsun değil mi ? En kötüsü de ne biliyor musunuz? Bugüne ortaya atılan tüm bilgilerin dayanaksız ve gerçekten uzak olduğunu söyleyen bazı aydınların (!) olması.

Yazımızda 1915 olaylarından dolayı, devleti suçlayan ve Ermenilerden özür dileyenler neyse de bu özrü bir “soykırım” lafına getirmeye çalışanlara “saftirik” demiştik de, bazı okur dostlar bu lafımıza kızmıştı. Hatta daha kötü ifadeler kullananlar da az değildi hani. Bu yazıları yazarken, tamamı ile kendi düşüncelerimi ortaya sermek istemiştim. Bunları yazarken de bulabildiğim kaynak bilgilerden de yararlandım. Bazı rakamlarda hata yapmış da olabilirim. Bunu da eleştiren arkadaşlar oldu. Dedim ki, doğrusunu siz biliyorsanız, bizimle paylaşın. Biz de hatamızı düzeltelim.. Ama şimdilik tık yok.

Bazı yorumlarda da bazı dostlar, “<ı>bu konu İzmir’den sahil’den böyle mi gözüküyor? Siz oradan böyle mi anladınız” diye alaylı bir yorum da yapmışlar. Yine de fikirlerine saygı duyuyorum ama bu konunun İzmir’den, böyle gözükmediğini bilmeleri için biraz daha okumaları ve araştırmaları gerekiyor galiba..

Bu düşüncelerimde yalnız olmadığımı gösteren birkaç örnek alıntı yapmak istiyorum burada. Eğer o dostlar bunları okursa, konunun buralardan öyle görünmediğini, en azından başka yerlerden ve kesimlerden de farklı görünmediğini belki anlarlar..

İlk alıntı, “Evet, “tehcir” yapıldı ama...” diye başlık atan Milliyet yazarı Hasan Pulur’dan..

Sayın Pulur “<ı>TAMAM, doğru, Birinci Cihan Savaşı’nda Doğu Anadolu’daki Ermeniler, yerlerinden yurtlarından edilerek güneye zorla gönderilmişlerdir, buna “tehcir” denir. Peki, niçin? Bu soruyu soran yok, “tehcir” durup dururken başlamamıştır değil mi! “ diye soruyor. Ee, biz de bu soruyu sormadık mı ? Bunun cevabını aramadık mı ? Devam ediyorum..

Pulur <ı>“Savaş sırasında Ermeni çeteleri Büyük Ermenistan hayalleriyle Türklere arkadan saldırmışlar, Osmanlı ordusunda asker olanlar silahlarıyla Ruslara geçmişler, Rus ordusunda Osmanlı’ya karşı savaşmış, yakıp, yıkıp öldürmüşlerdir. İşte bunun üzerine Osmanlı hükümeti “tehcir” kararı almıştır, isyan edenlere karşı her devletin alacağı bir “tedbir” vardır, “tehcir” de bunlardan biridir. “Tehcir” elbette “acılı” bir olaydır, ama silahsız, masum köyleri basmak, insanları katletmek de “tatlı” bir olay değildir” diye sıralıyor.

Sayın Pulur daha çok şey söylüyor ve bu konuda bazı belgeler gösteriyor.

Birinci belge, Stockholm Sosyalist Konferansı’na, İstanbul’dan çekilen bir telgraf ! Telgrafı çekenler, İstanbul Sosyalist milletvekili Salah Cimcoz ve İzmir Sosyalist milletvekili Nesim Mazelyah’dır.
<ı>“Rus ordusunun geri çekildiği her tarafa Ermeni çeteleri girerek, her nevi öldürme, işkence ve yazıyla belirtilmesi imkânsız ırza geçme girişiminde bulunmakta ve yolları üzerinde gördükleri kadın çocuk ve ihtiyarları öldürmektedirler.”

İkinci belge, Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir Paşa’nın Kars Ermeni topluluğuna çektiği telgraftır.
Paşa, Osmanlı Ermenileri”nin yaptıklarını Kars Ermeni topluluğuna şöyle anlatır:
<ı>“Onların elleri kanlı, yüzleri lekelidir. Geçtikleri yerlerde ne hayat, ne namus, ne mal bırakmışlardır.
Karabekir Paşa, Kars’taki Ermenileri uyarmakta, bu canilere kapılmamalarını, ileri harekâta başlamadan önce, cevap beklemektedirler.”

Üçüncü belge, Erzurum, Deveboyu’nda konuşlanmış Rus topçu alayının kumandanı Yarbay Toverdohleyof’un yazdıklarıdır:
<ı>“Ermeniler ahaliyi bir yere doldurduktan sonra birer birer katletmişlerdir. Bu gece katledilenlerin sayısı 3 bine baliğ olmuştur. Ermenilerin ileri gelenleri, katliamın önüne geçebilirlerdi. Bu geceki ve evvelki katliamlarda, Ermeni mütefekkirleri de eşkıyayla hemfikirdirler.”

Bu da eski Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu’ndan :

Ermeniler’den özür dileyen aydınların Van’da Ermeniler’ce katledilen 80 bin insan için de özür dilemesi gerektiğini savunan Prof. Dr. Halaçoğlu, "<ı>Van’ın adı Şehit Van olmalı. Akdamar’a götürülürken kendilerini göle atarak intihar eden 50 kadınımız için iffet abidesi dikmek lazım. Özür dileyenler, kendilerinin namusunu kurtarmak için ölen 50 kadın, orada öldürülen 80 bin insan için de af dileselerdi ya beraber. Kars’ta da 20 bin insanımız öldürüldü. 476 kişi samanlıkta yakılıp öldürüldü. Ama belediye başkanı hálá oraya barış sembolü heykel yaptırıyor" diye belirtiyor.

Biz yazımızı yazarken bunları okumamıştık. Ama yazdıklarımızın aynı paralellikte olması, yalnızca manevi tatmin açısından bizi sevindir. Olayların vahameti açısından aynı üzüntüyü paylaştığımızı düşünüyorum. Bu örnekleri artırmak çok mümkün, kanıt ve belge sunmak da!. Bunları bilen ya da elinde tutanlar, paylaşmalılar. Tehcir olayını tek boyutlu olarak değerlendirdiğiniz zaman altından başka şeyler çıkıyor. Ama bu hiçbir zaman, olayları o boyutlara getiren zamanın ve bölgenin Ermenilerini ve bu işi yapanları haklı göstermez. Bu olaylar önlenebilirdi ama olmadı. Vahim sonuçlarla neticelenen olaylar için Rus Yarbay yazısını bitiren şöyle yorum yapmış.. <ı>“Ermeniler rüzgâr ektiler, fakat rüzgâr ekenin, fırtına biçeceğini unuttular.”

Yarbay ne kadar da isabetli bir gözlem yapmış. Yazımı yine Sayın Pulur’un sözleri ile bitireyim. Sayın Pulur şöyle diyor :

<ı>“Özür dilemek elbette güzel bir davranıştır... Peki, bir gecede katledilen 3 bin Erzurumlunun ruhundan kim özür dileyecek?.. En büyük özür, bu olayları bir daha hatırlamamaktır. Biz varız!”

Biz de…

 
Toplam blog
: 671
: 2572
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..