​ Herkesten ve her şeyden uzak / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Nisan '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Herkesten ve her şeyden uzak

Herkesten ve her şeyden uzak
 

Hayat gerçek yüzünü gösterdiğinde soğuk bir rüzgâr eser. Toprak misali çatlar insanın yüzü, kalbi, ruhu. Ve aklının odalarında birikenler ağır gelmeye başlar. İşte o zaman herkesten ve her şeyden uzak kalmalı insan. Bu bir tercihtir aslında. Hayatın içinde öylece akıp gitmek ya da uzaklaşmak arasında…

Ve her insanın uzak kalma seçimi farklıdır. Kimi saatlerce müzik dinlemeyi tercih eder, kimi kendini işine vermeyi. Bildiklerimden, gördüklerimden anladım ki bu öyle kolay bir seçim değil. Çünkü hayat akıp giderken, kendini bunun dışında tutmak, rüzgâra karşı yürümek gibi… Belki de salt huzur bu demek… Kim bilir…

Rengârenk ipleri kucağına almış. Belli ki bu dünyadan kopuşunu onlar sağlıyor. Her ilmekte farklı bakıyor hayata. Her ilmek atışında bir sorununu çözüyor. Ve her renk onu herkesten ve her şeyden uzaklaştırıyor.

O’nun seçimi uykudan yana. Güneşin ışıklarına gözlerini kapamış. Uyku en büyük kaçışı olsa gerek. Ya da en büyük huzuru. Sessiz gece onun, ışıklı gökyüzü başkalarının oluyor. Aldırmıyor ve uyuyor… Belki de kendi dünyasında en parlak yıldızı yakalıyor.

Saçlarını kalem yardımıyla tepesinde toplamış. Elinde en sevdiği kitabı. Farklı bir dünyanın kapılarını açmış. Farklı hayatların hikâyelerine dalmış. Kelimeler başka hayatları anlatırken, aklıda kendi hikâyesini yazmaya başlamış. Belki bir gün aklındaki dünyayı yazar kelimeler… Kim bilir…

Çocukluğunu kaybetmiş zamanında. Hayatın o ağır sorumluluğu sıkışmış küçücük ellerine.10, bilemedin 11 yaşlarındaymış okulu bıraktığında. Tekrar dönmeye heves etse de bir daha gidememiş. Hayat onun yolunu farklı bir yöne doğru çizmiş. Yüzünde ağır bir sorumluluğun verdiği asıklık, aklında geçim derdinin verdiği zorluğa dayanmanın düşünceleri dolanırmış… Başka hayatların verdiği seçim kendilerine aitken, ona verilen yaşam kendi seçimi değilmiş. Hayat ona aklının bir köşesinde sakladığı çocukluğunu vermiş. Unutmuş büyük adam olmayı. Herkesten ve her şeyden uzak olmayı, çocukluğuna döndürerek vermiş hayat ona. Ama bu seçim ona ait değilmiş… Uzak olmuş hayattan. Çocuk masumluğuyla, güzelliğiyle…

Seçim kendine ya da hayata ait olsun. İnsan herkesten ve her şeyden uzak olmalı kimi zaman… Salt huzuru bulmalı ve yaşamalı… Kendi içsesini dinleyerek yol almalı. Susmalı, yeri geldiğinde konuşmalı. Tek başına olmalı bazen, bazen kalabalıklara karışmalı. Şarkı söylemeli en neşelisinden ya da kalbi hangi ritmi istiyorsa çalmalı… Bir filmin sahnesine takılıp kalmalı ya da bir masalın kahramanı olmalı… İnsan bazen herkesten ve her şeyden uzak olmalı… Düşünmeden kendi dünyasında yol almalı…

Fotoğraf : Recep Güleç / www.recepgulec.com

 
Toplam blog
: 194
: 1525
Kayıt tarihi
: 04.08.06
 
 

1981 yılında aslında istenmiyor olsam da geç alınan karardan dolayı hayattayım:)) Haritacıyım ve işi..