Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Kasım '08

 
Kategori
Şiir
Okunma Sayısı
752
 

Hey Sen!

Bu yel böyle eser
Bu yengeç böyle kısarsa
Sıtmalı bedenlerde pusarsa yürek
Takırdayan dişlerin hapsinde susarsa dil
Buz bağlarsa saklandığı kovukta beyin
Kan ağlayan gözlerin buğulu bakışları donup kalırsa yuvalarında
Düşmanının canına okumazsa
Can evinden vurulan
Durup dinlenmeden ve de yakınmadan sağılırsa
Sömürü tezgâhlarına bir makine gibi kurulan
Kulak arkası edip dost çığlığını
Can kulağı ile dinlerse emeğini çalanları kitleler
Can pazarında
Cebe indirilirse alın teri
Daha beteri
Bu cehennem azabını
Cennetin kapısını açmanın koşulu sayarsa toplum
Ciğerine işleyen acılar
Yüreğini parçalarken
Ve üstelik
Tehlike çanları, dur durak bilmeden, kapısını çalarken
Cini tepesine çıkmazsa insanların
Cinler cirit oynarsa kafataslarında
Siz yine düşünmeyin arkasını önünü
Arkanızda vaat, önünüzde vaat
Oynayın cümbür cemaat!

Sen hey çamura basıp çalıya asan dümbelek
Al eline dipsiz bir elek
Geçir beline
Vur şamarı keline
Bakma öyle bön bön
Dön
Dönebildiğin kadar dön

Sen hey!
Yolsuzluğa çanak tutan aptal
Bir işe yarasın bari ağzınla dilin
Hadi ıslık çal
Şöyle hafiften dudağını bükerek
Mey neyine gerek
Islıkla da oynar dümbelek.

Sen hey!
Çoban kulübesinde padişah düşleri kuran
Sana diyorum sana uçurumun başında duran
Senin de çorbada tuzun olsun
Kopar gövdenden bir parça dal
Vur şu ortada dönen dümbeleğin
Belindeki dibi delik eleğe
Sakın gelme keleğe
Düşmeden uçurumdan
Derince kaz çukurunu
Soyulmadık bir donun kalmış
Sıkı bağla uçkurunu son yolculuğunda

Sen hey!
Çürük tahtaya basan
Görmüyor musun?
Aptallığına madalya takmışlar
Altında ateş yakmışlar
Tahta zaten kırılacak
Sen zaten düşeceksin
Demem o ki ateşte pişeceksin
Her şeye demiştin ya “kader”
Ha şimdi ha az sonra, ne fark eder?
Son kez sen de oyna bari
Kırılırsa şimdiden kırılsın tahta
Padişah olup çıkacak değilsin ya tahta!

Sen hey dayak arsızı!
Kıçında yerleşen sızı
Beynine düşmemiş hâlâ
Seni unutuyordum az kala
Madem dönmüşsün uysal koyuna
Hadi sen de katıl oyuna!


Sen hey!
Davulu çaldırıp aptala
Parsayı kendi toplayan
Sen hey!
Zevkinden hop hop hoplayan
Keyifler yerinde, değme gitsin!
Havaya girme hemen
Sanma ki bileği bükülmez yiğitsin.
Uyanırsa bir gün afyonla uyuttukların
Burnundan fitil fitil gelir yuttukların.

Sen hey!
Uzakta duran dostum
Gel hele otur yanıma
Bak yine yapayalnız kalmışım
Yine dalmışım düşlere.
Deli bir değil ki bağlayayım
Ölü bir değil ki ağlayayım
Çaresizim.
Gel biraz sohbet edelim
Yol yokuş menzil ırak
Ya birlikte kalalım ya birlikte gidelim.

Not: Bu şiir; yazarının izni olmadan, hiçbir biçimde kullanılamaz.

Haydar Bibinoğlu

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İstemesek de, süüye dahil değil miyiz zaten. E o zaman. Neden bu kadar hırpalaman bu çaresiz halkı. Gelen varmı ki elinden. Elinize sağlık. Güzel şiirdi. Saran ama aynı zamanda tırmalayan. Sevgiler, saygılar.

Ayrıntıda gezinmek 
 02.12.2008 23:22
Cevap :
Gerçekler acıdır. Aynı zamanda gerçekler acıtır. Ama bu yüzden, düşündüklerimi söylemekten kaçınamam. Kaçınırsam, kendime saygım kalmaz.  29.01.2009 2:21
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 71
Toplam yorum
: 90
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 767
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Emekli Öğretmenim. Anadolu Üniversitesi, AÖF, Eğitim Önlisans Programı mezunuyum. İlgi Alanım: Si..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster