- Kategori
- Şiir
Hiçbir şeyinden soğuma hayatın...

gün kalmasın sabahı ile, erişsin akşamına,varsın belirsin karanlık,sen kendi aydınlığında kal hergün
Gün kalmaz sabahı ile
erişir akşamına
karanlık belirir
ama sen günün sabahındasın hala...
yoksun sen yoksun
hayatın bugününde de yoksun
umut ile yaşamadın günü
çalışmadın, gülmedin,
sevmedin...
karanlığın ortasında
öyle sessiz ve durgun
yitirdiğin hangi sabahını bekliyorsun
hayatının?!..
bırak açık kalsın
odanı aydınlatan ışığın
uyu öylece
yeni bir coşku ile başla sabaha
uyandığında
geçip giden sabahlara inat
daha bir erinçle yaşa günlerini
kırıldığın insanları bırak
insan mı yok bu dünyada
konuş yeni insanlarla
gazeteleri oku yeni baştan
yaz hayatının her anını
elden ele dolaşan kitap olmasa da
çay demlerken can havliyle çak çakmağını
hayatının kıvılcımı olsun
çakmak taşından saçan ateş şimşekleri
ocağını yakarken
yak hayatının da ateşini yeniden
umudunun ateşini hiç söndürme
soğusa da içtiğin çayın incecik bardağında
sen hiçbir şeyinden soğuma hayatın...
Hayatın hiçbir şeyinden soğumadan yaşa desek te, geride kalan günlerden oluşan birikmiş yıllar; önce sevdiğimizi zannettiklerimizden, sonra da hayattan gıdım gıdım da olsa soğutuyor bizleri. Çakmağı çakarken, anahtarla evimizin kapısını açarken, sabahına uyanırken günün, karıştırırken sayfalarını gazetelerin, koparırken ucundan taze ekmeğin... Hayata da yeni bir tat vermenin ''umudumuzun ateşini hiç söndürme''mekle olacağını bilerek yaşamalıyız.
''Yitirdiğiniz anları sonsuzluk bile geri getiremez'' diyen Alman şair ve yazarı F.Schıller'e kulak verip hayatımızın kalan zamanının her anını sevgi ile, umut ile, dostluk ile yaşayalım ve yaşatalım...