- Kategori
- Futbol
Hoca aranıyor ( Beşiktaş 0-1 Samsun )

Beşiktaş evinde Samsun'a da boyun eğdi.
Pek de hoşa gitmeyecek şeyler yazalım mı?
Bu kadar fark nasıl oluştu diye düşününce, en kolayı ve mantıklısı, farkı açan ile farkı yiyen arasında kıyas yapmaktır. Yapalım :
Sizde Veli var, onlarda Selçuk... Veli 1 gol atmış, Selçuk 9.
Sizde Quaresma var, onlarda Stoch, Doka..Quaresma 5 gol atabilmiş, 3'ü Manisa'ya, biri penaltı, dıgeri tesadüf. Stoch 11, Doka 9.
Sizde Hugo Almeida var, onlarda Elmander.
Sizde Edu var, onlarda Engin Baytar...
Onlarda Sabri bile olsa ne yazar?
***
Yazan puan durumda yazıyor zaten.
Bir teknik adam, bir kadroyu nasıl duman eder, nasıl psikolojik olarak çökertir diye bir senaryo yazılsa, o senaryoya yönetmen bulmak isteyenlere Carlos Carvalhal mükemmel bir örnek olacaktır.
Sezonun en başından beri, ben bu işin buraya geleceğini yazan biriyim. Bununla övünecek değilim, isteyen açar, eski yazılarımı maç maç okur, bu adam Sergen Yalçın'dan bile daha önce bugünkü Beşiktaş'ı yazmış der...
Yazdık. Kötü görünme, kötü olma, gıcık duyulma pahasına yazdık.
Quaresma'dan başladık, o ilişkinin takımı batıracağını yazdık, kadro çevrimini yapamassan, oyuncular bir bir takım ruhundan ayrılmaya başlar dedik, Fatih Terim, Aydın Yılmaz'ı bile kullanmaya, onu takım içinde bir yer edindirmeye başlamışken, yani psikolojik olarak tüm kadroyu ilk 11, 18 demeden takımın başarısına katmışken, Carlos Carvalhal ile Beşiktaş, sene başında çok daha avantajlı bir durumda olmasına rağmen, bugün Samsun maçında taraftarların " hepsini satın bunların " dediğı noktaya Beşiktaş'ı getiren bu hoca ile Play Off oynanmamalıdır..
İnsanlar söylüyor, diyorlarki, efendim paralar ödenmiyor, başkan klübü batırdı v.s.
Ancak bunların hiçbiri beni Sivas maçında buzlu sahada 1 senelik sakatlıktan çıkmış, hiçbir taktisel amaç bulamadığım Ersan Gülüm'ün son 15 dakika hem de sol beke oyuna alınması konusiunda ikna etmiyor.
***
Yalan da olsa hoşa giden şeyleri hiç yazmadım.
Yazmayacağım.
Bugün de öyle, hepsi satılsın denilen kadroda çok iyi oyuncular var.
Çok iyi futbolcu sanılan ama öyle olmayan satıcı tipler de var.
Katkısı yok denilen ama ölüsü futbolcu dediğim gelecek sene takimda profesyonel katkısı olacak adamlar da var.
Ve hatta klası olmasa bile yüreği olanlar da var.
Yeni yönetim, yeni hoca, yeni CEO, yeni anlayış bunları ayırt etmeli.
Bu takımda ilk 11 oynayacak oyuncular ile ilk 18'de durması gereken oyuncuları aynı hedefte kilitleyecek bir dengeyi gözetecek, bunu yaparken de takımı yavaş yavaş coşku kazanacağı bir düzeye yükseltip, taraftarını arkasına alıp, rüzgarla yelkenleri şişirecek bir hocaya şiddetle ihtiyaç var.
Bu hoca aynı zamanda 5 yıllık bir planı da aklında tutup, ona yaşam verecek bir liderlik göstermesi gerekiyor.
Bu hocanın Beşiktaş'ı bilmesi, isyanı da bilmesi ve tanıması gerekiyor...
Elin Fatih Terim'i 15 yeni oyuncu ile şampiyonluğa koşarken, tüm kadrosunu bir takım haline getirmişken, Beşiktaş'ın hala bu istikrarsızlık ile vakit kaybetmesi can sıkıcı olmaktan öte, artık kabak tadı verdi...
Yalan da olsa hoşa gitmesin...Seneler boşa geçmesin....
Artık gerçekler konuşulsun...