- Kategori
- Gündelik Yaşam
Hoşgeldin bebek

98'in Eylül ayında tanıştık biz onunla... Önceleri o'nun hayata karşı farklı duruşu ile birbirimize biraz mesafeli durmuştuk. Zıt kutuplar birbirini çeker misali sonra çok sıkı arkadaş olduk. Bir günde kankardeşi (kanka) olmaya karar vedik.
Sonra o öğretmen oldu. Uzaklara gitti. Ama hiç bir zaman kopmadık birbirimizden... Önceleri kalıcı oluyor diye mektuplaşırdık. Daha sonra ya telefonla görüşürdük ya da bir küçük mesajla... Ama hiç kopmadık...
Bu sabah bir mesaj düştü telefonuma. "Teyzesi, oğlum Enes dünya ya geldi, ellerinden öpüyor" diye yazmıştı, gözlerim doldu... Enes bebeğe bir şeyler yazmak istedim.
Hoş geldin Enes bebek...
Bu dünya’nın kötülüğünü, yaşanan mantık dışı olayları anlatmayacağım. Nasılsa büyüdükçe göreceksin, yaşayacaksın…
Şimdi çok masumsun, tertemizsin. Hep öyle kalmaya çalış.
Bir fidansın şimdi. Büyüdükçe dallanacaksın. Her bir dalında güzel çiçekler, güzel meyveler ver. Çiçeklerin hoş kokulu olsun ki dibine oturana huzur ve mutluluk versin. Meyvelerin öyle lezzetli olsun ki tadına bakan bir daha unutmasın.
Unutma! Ne olursa olsun senin hep bir meleğin olacak. Seni hep bir çift göz takip edecek. Fiilen olmasa bile dualarıyla yanında olacak. Ona sakın ha haksızlık etme. Sevginde eksiklik gösterme. O melek annen olacak her zaman. Sen şimdi bir meleksin, annen zaten her zaman bir melek kalacak. Bu iki meleği de koruyacak hep baban olacak. Ne anneni ne de babanı üzecek bir şeyler yap. Beni anlamıyorlar dönemlerine gireceksin belki. Şunu unutma: Anne ve baba çocuklarının geçtiği yollardan çoktan geçmişlerdir.
Allah sağlıklı uzun ömürler versin Enes bebeğe ve bütün bebeklere...