Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Haziran '07

 
Kategori
Dünya Mutfakları
Okunma Sayısı
505
 

Hughes soslu Plath oturtma

Hughes soslu Plath oturtma
 

Her yemek her gün yenmez biliyorsunuz. Bu da her gün yenebilecek bir yemek değil. Yöresel hiç değil. Tadı acı, kokusu kötü. Malzemesi artık bulunmuyor. İnce ince şair kıymak, üzerine ruh ezmesi hazırlamak da her yiğidin harcı değil zaten. Yapmayın bu yemeği. Bu sosla bu yemek yenilir gibi değil. Gerçi sossuz hali de midesine oturur insanın. Sofranızdan eksik olsun, dilinize dokunmasın derim kıssadan hisse.

Yine de merak ettiyseniz, ille de zor lezzet isterim diyorsanız buyurun buradan yakın.

Listesidir malzemelerin, temin edin ya da etmeyin.

• Bir kadın bulun en duygusalından. Yazdığı her cümlenin kanadı kanatsın yüreğinizi. Adı Sylvia Plath olsun. Başka türlüsü olmaz zaten. Ruhunun çatlağı tamir edilmez olanından bulun ama... Öyle bir köprüde dursun ki kendi rüzgârıyla kendi dengesini bozsun. Kadınlık halleriyle entelektüel çabayı dengede tutamayacak kadar adamak istesin her ikisine de kendini.

• Kırılgan bir ruh, sonsuz yetenek ilave edin

• Kadınlık halleri konservesinin dibini kazıyıp ekleyin

• Öyle bir şefkat ilave edin ki tüm malzemeye, kafanızı fırına sokmak için dayanılmaz bir istek doldursun içinizi

• “Kadından şair olmaz” markalı kibritle yaktığınız ateşte kavurun malzemeyi güzelce. Teflon, çelik fark etmez. Yanıp yapışacaktır hepsine, dayanılmaz kokular çıkaracaktır.

• Kapısı sıkıca kapatılmış, yanına kurabiye ve süt konulmuş çocukların ruhlarını sos için hazır bulundurun

• Yakışıklı ve umursamazından bir erkek şair bulunur her markette. Onsuz sos olmaz. Alın ve adını sorun. Ted Hughes ise doğru seçimdir. En iyi ruh ezmesi onun elleriyle yapılır. Öz saygı didiklemek, yetenek küçümsemekte daha iyisini bulamazsınız.

• Çocuk ruhları ve Ted Hughes bir araya gelince siz isteseniz de istemeseniz de tarjedi kokar yemek kendiliğinden. Alerji yapar hassas bünyelerde. Dikkat etmek gerekir. Uyarmıştım başta. Herkesin her zaman yiyebileceği bir yemek değildir. Zaten tarihte bir kere yapılmış ve yenmemiştir. Edebiyat Tarihi isimli lokantanın en acılı yemeğidir.
Afiyet falan olmamıştır kimseye. Olmayacaktır da.
(Aşk, nefret, ölüm herşey... Sylvia Plath tefrikası tekmili birden yakında burada. )

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Aşk bazen çok berbat şey, bazen de tadından yinmez. Slyvia gözünü çıkardı o ayrı:)

gözdeK 
 12.07.2007 10:43
 

insan yemek yaparken doyarmış derler ya. seninki tam tersi olmuş bu sefer. daha da acıktırıyor. okumaya, düşünmeye, zorlanaya, görmeye ve yaşamaya...yiyip tüketmek yerine yeniden yaratmaya...

beenmaya 
 29.06.2007 19:26
 

Yesen de yemesen de yumruk yemiş gibi olup, doygunluk hissettiğin de kesin üstelik! Yapılması da her babayiğidin harcı değil. Bu tarife sadece bakılır ve boğazına bir yumru oturur... Olağanüstü bir yazı olmuş canım benim. Aklını seveyim... Öptüm...

Yeşim Özdemir 
 29.06.2007 18:10
 

hughes'u yiyelim,hazmedelim,yok edelim...plath'den azar azar alalım...fazlası -dediğin gibi- zarar:)

Hadi Zeynep! 
 29.06.2007 18:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 79
Toplam yorum
: 359
Toplam mesaj
: 78
Ort. okunma sayısı
: 1559
Kayıt tarihi
: 24.07.06
 
 

1972 yılıydı. Doğdum. Evde hep kitap okuyan iki kişi vardı. Büyüdüm, okullar okudum. Birşey öğrenmed..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster