- Kategori
- Güncel
Hüseyin Aygün serbest bırakıldı, sosyal medyada linç edildi...

CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün 48 saat sonra serbest bırakıldı. Aygün kendisini kaçıranların ‘bunu siyasi propaganda amacıyla yaptıklarını’ söylediklerini, “Bana yönelik herhangi bir tehdit yok. Son derece saygılı ve anlayışlı bir muamele var.” diye ifade etti.
Yaptığı basın açıklamasında, “Bu eylemi yapan arkadaşlar bu ülkenin genç arkadaşları. Ölen bütün çocukların bu ülkenin çocukları olduğunu, savaşın gereksiz olduğunu söylediler. Biz de yürüttüğümüz mücadelenin çok anlamsız olduğunu biliyoruz dediler.Bana bağımsız milletvekilliği yapmamı söylediler. Ben de silahların gölgesi altında böyle bir karar vermeyeceğimi söyledim. Yeni CHP'de siyasete devam edeceğimi söyledim. Kürt sorununun çözüm için bugün parlamentoda 4 partinin bir araya gelerek çözülmesi gerektiğini söylediler. dedi.
Hüseyin Aygün’ün yaptığı basın açıklamasında kullandığı “Bu eylemi yapan arkadaşlar..” ifadesine sosyal medyada gösterilen tepki hayli sertti.
Aygün adeta linç edildi.
İlgilenenler buradan ulaşabilir.
***
21 Ağustos 2011’de yazdığım yazıdan kısa bir bölüm, “Çukurca’da şehit düşen Fatihler Özel Harekat Taburu’nun komutanı Binbaşı Yavuz Başayar’ın babası İsmail Başayar, “Bir araya gelin, bu sorun çözülsün artık. Kimsenin çocuğu ölmesin”diyor politikacılara, duyuyor musun?
“Kimsenin çocuğu ölmesin!” diyen acılı baba hamaset yapmıyor.
Türkiye’yi Türkiye yapan bu ses duyuyor musun?
Yıllardır denenmişi denemenin çözüme katkısının olmadığını her gün toprağa düşen, şehit edilen canlarımızla çok pahalı ödüyoruz.”
***
Medyayı tarayınca yaşanan şiddetin sona ermesi, akan kanın durması için yapılan sayısız çağrıya, çığlığa ulaşabiliriz. Yıllardır ülkenin ayağına pranga olan şiddeti bitirme sorumluluğu iktidarın olduğu kadar muhalefetin, tüm toplum kesimlerinindir. Bir önceki yazımda Hüseyin Aygün’ün ocak ayında söylediklerini alıntılamıştım. Aygün,“Barış için gerekli olan yapıldı mı, gerçekten barışın sağlanması istendi mi?” sorusuna verdiği yanıtta “Öyle güçlü bir istek olduğunu düşünmüyorum. Sadece çocuğu dağda olan ailelerin sağladığı bir insiyatif var. Yine geleneksel günlerde yapılan etkinlikler var. Şehit cenazelerinde barış istekleri çok cılız dile geliyor. Daha çok, büyük acı yaşayan anneler, ‘diğer oğlumu da gönderirim’ gibi tepki sözleri sarf ediyorlar. 20 yaşındaki oğlunun, bilmediği, anlamadığı bir savaşta, ölümüne şahit olmak korkunç bir şey olsa gerek. Ama barış talebi güçlü bir istek olsa herhalde Türkiye’de Kürt Sorunu çözülürdü.” derken ne kadar haklıymış.
“Şehit Babası; ‘Kimsenin Çocuğu Ölmesin’” başlıklı yazıya ulaşmak için;
http://blog.milliyet.com.tr/sehit-babasi--kimsenin-cocugu-olmesin-----/Blog/?BlogNo=322177