​ İflah olmaz bir romantiğim ben :) / Aşk - Evlilik / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Kasım '10

 
Kategori
Aşk - Evlilik
 

İflah olmaz bir romantiğim ben :)

İflah olmaz bir romantiğim ben :)
 

Öyleymişim : )

İki gündür bir şarkının peşine takıldım gidiyorum : )

''Vistov Letzun''

Alex söylüyor.

'' Buruk Acı'' şarkısının Ermenice hali.

Ermenicesini Hayko yazmış vaktiyle.

Alex' de oğlu zaten.

Öğrendim : )

Türkçesini biliyorum, bu halinden birşey anlamadım ama düzenlemesi müziği harika.

Alıp götürdü beni dünden beri.

Geçen hafta da ''... the day before you ...'' modundaydım.

ABBA'nın şarkısı.

Bazı şarkılar, müziğiyle sözleriyle etkiliyor beni.

Dünyanın en bilmedik dilinde söylensin varsın; müziği içime işliyor bazen böyle.

Dilime dolanıyor, aklıma takılıyor, söylüyorum içimden bilir bilmez.

Gündelik hayatın temposu yoğun.

Hayat zor.

Ben de herkes gibiyim.

Ürkek...

Korkak...

Tedirgin.

Havuzda bir sürü vahşi balık arasında yaşamaya çalışan balıklar gibiyiz.

Gibiyim.

En ufak bir çizikte kan kokusuna üşüşüp bizi yokedecek köpekbalıkları dolu her yer.

Öyle görüyoruz....

Öyle görüyorum.

Öyle sanıyoruz..

Öyle sanyorum.

Her an tetikte olmaya çalışmak da zor.

Hayatın güzelliklerini kaçırıyoruz farkında olmadan.

Kaçırıyorum.

Hem hayatını sürdürmeye çalışmak hem de hayatın tadını çıkarmak kolay değil.

İncinip zarar görme korkusundan güvenemiyoruz kimseye.

Güvenemiyorum.

''Sonunda ne olacak'' diye kurmaktan, uzanan eli tutmaya korkuyoruz.

Korkuyorum.

Kapatıyoruz kendimizi hayata.

Kapatıyorum.

Çiçeklerin kokusundan da haberimiz yok, yerdeki minik serçenin güzelliğinden de.

Aşktan da.

Kalın duvarların arasında yaşıyoruz hayatı.

Yaşıyorum.

Üzerimize yağan umut, huzur, güven, aşk yağmurlarının işleyip sızdığı yerlerde açılan deliklerden gözetlemekle yetiniyoruz.

Yetiniyorum.

Hep tetikte olma hali.

Hep uzak durma çabası herşeyden.

Ama...

Yürek uzak durmuyor hayattan.

Duygular yaşıyor hayatı sonuna kadar.

Resimle...

Şiirle...

Müzikle sokuluyor usul usul yaşamın sıcaklığına.

Uzaklardan duyulan bir şarkı yıkıyor o duvarları bazen.

Bazen bir yavru kedinin titrek yürüyüşü ısıtıyor o buzdan duvarları.

Dostlarla içilen bir bardak çay demliyor hayatı sanki.

Sahilde dostlarla yürünen yol hayat götürüyor belki.

Bir tablodaki kızın çapkın gülüşü açıyor kapıları belki de.

Danseden bir kadının ve bir erkeğin birbirine dokunuşunda belki alevleniyor tutkular.

Usul usul açılıyor kilitler.

Biribirine karışan soluklarla yaşamın nefesini alıyor farkına varmadan.

Hayata notaların peşinde sürükleniyor belki insan o zaman.

Mutlu...

Huzurlu...

Güvenli...

Emin...

Cesur...

Hayatın kucağına bırakacaklarına hazır...

Kabullenmiş tevekkülle...

Romantik...

İflah olmaz derecede hem de : )

''Ben'' gibi : )

Kimbilir...

: )

 
Toplam blog
: 403
: 1023
Kayıt tarihi
: 13.08.06
 
 

Kendi halinde biriyim, ziraat mühendisiyim. Emekli oldum ve kendi işimi kurdum. İzmir'de yaşıyoru..