- Kategori
- Dilbilim
İkinci dil ikinci ruh mudur...

Foto: Jashim Salam Flickr
“Konuştuğumuz dilin özellikleri sadece düşüncelerimizi değil, özel tercihlerimizi ve duygularımızı da etkiliyor.” Bu bulgu, insanların tutkularının ve önyargılarının nasıl ortaya çıktığını araştıran Harvard Üniversitesi psikologlarına ait... İki dilli bireyler arasında yaptıkları uzun erimli bir araştırmada, insanların etnik kökenlere bakış açılarındaki olumu veya olumsuz düşünceleri edinmede, konuştukları dillerdeki kavramların büyük rol oynadığını saptamışlar.
.
İnsanların farkında olmadan edindikleri pek çok beğenileri ve nefretleri yanında, çok sayıda kendiliğinden oluşan inançları da var. Bunları zihinde oluşturan pek çok dış etken mevcut; ama önde gelenleri a- iklim koşulları, b- popüler kültür öğeleri, c- konuştukları dil.
.
Törebilim profesörü Richard Clarke Cabot konuya şu soru ile yaklaşıyor: “Bir şeyi beğenmemize veya beğenmememize yön veren konuştuğumuz dili bir başka dille değiştirirsek, edinmiş olduğumuz tercihlerimiz de değişir mi? Bu sorunun yanıtı evet ise, o zaman kabul etmeliyiz ki konuştuğumuz dil davranışlarımızın biçimlenmesinde büyük bir rol oynuyor.”
.
Yapılan araştırmada iki ayrı denek grubu seçiliyor: ilki Fas’ta Arapça ve Fransızca konuşan Faslılar; ikincisi İspanyolca ve İngilizce konuşan Latin kökenli Amerikalılar arasından.
.
Faslı gruba sorular önce sözlü ve çok hızlı bir biçimde Arapça soruluyor ve fazla düşünmeksizin verilen yanıtlar kaydediliyor. Sonra aynı sorular Fransızca soruluyor. Ortaya çıkan sonuç son derece şaşırtıcı!.. Arapça sorulara verilen yanıtlar genellikle Fas'ı ve Faslıları koruyucu/kollayıcı özelliğe sahip oluyor. Fransızca verilen yanıtlarda ise bu özellik yok oluyor.
.
Latino denen gruptan alınan sonuçlar da aynı bulguları teyit ediyor. “Bu durum tıpkı bir arkadaşınıza Türkçe Dondurma sever misin?> diye sorduğunda aldığın yanıt ile aynı soruyu İngilizce sorduğunda aldığın yanıtın çok farklı olması gibi garip bir durumdu!” diyor araştırmayı yapan grubun içindeki psikologlardan Mahzarin R. Banaji.
.
Konuştuğumuz dil/ler/in duygu ve düşüncelerimizi önemli ölçüde etkilediğini 1930’larda ilk ortaya koyan kişi dilbilimci Benjamin Lee Whorf idi. Daha sonraki dilbilimciler (ki, bunlara ünlü Noam Chomsky de dâhildir) dilin düşünce sürecini etkilediğini; ama fikirleri etkileyemeyeceğini savundular. Bu son araştırma Whorf’un haklı olduğuna dair önemli ipuçları koyuyor ortaya. Ben de bu gerçeği -iki dilli biri olarak- kendi içimde yüzlerce kez yaşamış ve hâlâ yaşıyor olan biriyim
.
.
.
.
.
.
Günün sözü: “Biz dili, dil bizi şekillendirir; ama daha kudretli olan dildir.”
.
İnsanların farkında olmadan edindikleri pek çok beğenileri ve nefretleri yanında, çok sayıda kendiliğinden oluşan inançları da var. Bunları zihinde oluşturan pek çok dış etken mevcut; ama önde gelenleri a- iklim koşulları, b- popüler kültür öğeleri, c- konuştukları dil.
.
Törebilim profesörü Richard Clarke Cabot konuya şu soru ile yaklaşıyor: “Bir şeyi beğenmemize veya beğenmememize yön veren konuştuğumuz dili bir başka dille değiştirirsek, edinmiş olduğumuz tercihlerimiz de değişir mi? Bu sorunun yanıtı evet ise, o zaman kabul etmeliyiz ki konuştuğumuz dil davranışlarımızın biçimlenmesinde büyük bir rol oynuyor.”
.
Yapılan araştırmada iki ayrı denek grubu seçiliyor: ilki Fas’ta Arapça ve Fransızca konuşan Faslılar; ikincisi İspanyolca ve İngilizce konuşan Latin kökenli Amerikalılar arasından.
.
Faslı gruba sorular önce sözlü ve çok hızlı bir biçimde Arapça soruluyor ve fazla düşünmeksizin verilen yanıtlar kaydediliyor. Sonra aynı sorular Fransızca soruluyor. Ortaya çıkan sonuç son derece şaşırtıcı!.. Arapça sorulara verilen yanıtlar genellikle Fas'ı ve Faslıları koruyucu/kollayıcı özelliğe sahip oluyor. Fransızca verilen yanıtlarda ise bu özellik yok oluyor.
.
Latino denen gruptan alınan sonuçlar da aynı bulguları teyit ediyor. “Bu durum tıpkı bir arkadaşınıza Türkçe Dondurma sever misin?> diye sorduğunda aldığın yanıt ile aynı soruyu İngilizce sorduğunda aldığın yanıtın çok farklı olması gibi garip bir durumdu!” diyor araştırmayı yapan grubun içindeki psikologlardan Mahzarin R. Banaji.
.
Konuştuğumuz dil/ler/in duygu ve düşüncelerimizi önemli ölçüde etkilediğini 1930’larda ilk ortaya koyan kişi dilbilimci Benjamin Lee Whorf idi. Daha sonraki dilbilimciler (ki, bunlara ünlü Noam Chomsky de dâhildir) dilin düşünce sürecini etkilediğini; ama fikirleri etkileyemeyeceğini savundular. Bu son araştırma Whorf’un haklı olduğuna dair önemli ipuçları koyuyor ortaya. Ben de bu gerçeği -iki dilli biri olarak- kendi içimde yüzlerce kez yaşamış ve hâlâ yaşıyor olan biriyim
.
.
.
.
.
.
Günün sözü: “Biz dili, dil bizi şekillendirir; ama daha kudretli olan dildir.”