- Kategori
- Siyaset
Iktidar ve bayraklar.

Sıcak havalarla beraber meydanlar da gittikçe ısınmaya başladı.Zaman görevini aksaksız yapıyor, belkide vazifesine en sadık element , yaşamımız içinde.
Siyasetin sicakliğı, odalarımıza kadar ulaşdı.Bir tarafda kararlılığımız, diğer tarafda da merakımız.
Sandıktan ne çıkacak ?
Kurmuş olduğumuz düzeni düşünüyoruz.Eğer bu düzenden biraz olsun hoşnudsak, geçmişle de kıyasladığımız zaman, sandık başın da vereceğimiz karar daha da zorlaşıyor.
Bu günkü iktidar partisi koalisyon devrini teslim aldığı zaman, politik anlaşmazlıkların içine girmeden iş başı yapmışdı.
Yapmış olduğu analizler içersinde; hazırlanmış olan ekonomik paketlerini akıllıca kullandı.Bu da bazı seçmenin gözün de doğru bir seçim yaptığı kanaatini uyandırdı.
Yarım kalmış bir türlü icraata geçirelememiş yasalar tek başına iktidar olma rahatlığı ile yürürlüğe sokuldu.
Bu gün iktidar partisinin kendi bir çizgisi olduğu hepimiz için belliydi.
Onu tek parti haline getiren seçmen bunu da gayet iyi biliyordu.
Muhalefet başlarda yok sayılacak kadar bir politik içinde kalmış.İktidarın önünü açmışdı.
AB yolunda ilerlemeler, piyasaların biraz olsun canlılık kazanması.
İktidara daha da kendi çizgisi içersinde adım atma cesaretini göstermeye başladı.
Kendine haz yumuşak hitabı, kafalarda kalan kavgacı iktidarların imacının önüne geçmişdi.
Her iktidarın icraat süresin de bir yıpranma payı olur.Bunu iyi gören iktidarlar uzun süre bu koltuklarda kalabilmişlerdir.
Gelelim bu günlere oylarimiz için iki ay gibi bir süre kalmış durum da.Önümüz de ise bizleri bekliyen bir sürü işler.
Devlet hangi iktidar olursa olsun kendi içersinde tıkır tıkır işler. Zaten bu düzen içersinde hükümetler oluşur.
Hükümetlerin gelip gitmesi de bu düzenin içersinde ki olumlu veya olumsuz vereceği kararlara bağlıdır.
Eğer bu durumlar da karasızlık içine düştükleri taktirde; halka dönerek onların istek ve doğrultularını gözlemek zorundadır.
Son olarak bu durum Cumhurbaşkanı seçimlerin de yüzünü göstermişdir.
Bu gün halk bayrağını eline almış, sesini hangi parti iktidara gelirse gelsin, çizgisini meydanlara inerek göstermişdir.
Bu mesaj da yerine ulaşmışdır.
İktidar meydanlara yapmış olduğu icraatlarla inmiş.Muhalefet ise, kendi içinde parçalanmalarla yok olmaya kadar giden tutumunu bir kenera bırakarak bütünleşme yönüne gitmişdir.
İktidar meydanlara çıktığı zaman kendi parti bayraklarını bir kenara bırakmış.
Halkın ona göstermiş olduğu bayrağı ile mitinglerini yapmaya başlamışdır.
Bu da iki tarafı keskin bir bıçak gibidir.
Şu anda kafalarda dolaşan tek şey, bu halkın iktidara yapmış olduğu mitingler de seni dinliyoruz ama bayrağımız da elimizde sloganımıdır ?
Yoksa bu gün iktidarın sokağa dökülen halka verdiği bir cevapmıdır ?
Bu durum iki ay sonra sandıktan çıkan sonuçlar belirliyecektir.
Söz artık halkın elindedir.
Saygılarla.
Siyasetin sicakliğı, odalarımıza kadar ulaşdı.Bir tarafda kararlılığımız, diğer tarafda da merakımız.
Sandıktan ne çıkacak ?
Kurmuş olduğumuz düzeni düşünüyoruz.Eğer bu düzenden biraz olsun hoşnudsak, geçmişle de kıyasladığımız zaman, sandık başın da vereceğimiz karar daha da zorlaşıyor.
Bu günkü iktidar partisi koalisyon devrini teslim aldığı zaman, politik anlaşmazlıkların içine girmeden iş başı yapmışdı.
Yapmış olduğu analizler içersinde; hazırlanmış olan ekonomik paketlerini akıllıca kullandı.Bu da bazı seçmenin gözün de doğru bir seçim yaptığı kanaatini uyandırdı.
Yarım kalmış bir türlü icraata geçirelememiş yasalar tek başına iktidar olma rahatlığı ile yürürlüğe sokuldu.
Bu gün iktidar partisinin kendi bir çizgisi olduğu hepimiz için belliydi.
Onu tek parti haline getiren seçmen bunu da gayet iyi biliyordu.
Muhalefet başlarda yok sayılacak kadar bir politik içinde kalmış.İktidarın önünü açmışdı.
AB yolunda ilerlemeler, piyasaların biraz olsun canlılık kazanması.
İktidara daha da kendi çizgisi içersinde adım atma cesaretini göstermeye başladı.
Kendine haz yumuşak hitabı, kafalarda kalan kavgacı iktidarların imacının önüne geçmişdi.
Her iktidarın icraat süresin de bir yıpranma payı olur.Bunu iyi gören iktidarlar uzun süre bu koltuklarda kalabilmişlerdir.
Gelelim bu günlere oylarimiz için iki ay gibi bir süre kalmış durum da.Önümüz de ise bizleri bekliyen bir sürü işler.
Devlet hangi iktidar olursa olsun kendi içersinde tıkır tıkır işler. Zaten bu düzen içersinde hükümetler oluşur.
Hükümetlerin gelip gitmesi de bu düzenin içersinde ki olumlu veya olumsuz vereceği kararlara bağlıdır.
Eğer bu durumlar da karasızlık içine düştükleri taktirde; halka dönerek onların istek ve doğrultularını gözlemek zorundadır.
Son olarak bu durum Cumhurbaşkanı seçimlerin de yüzünü göstermişdir.
Bu gün halk bayrağını eline almış, sesini hangi parti iktidara gelirse gelsin, çizgisini meydanlara inerek göstermişdir.
Bu mesaj da yerine ulaşmışdır.
İktidar meydanlara yapmış olduğu icraatlarla inmiş.Muhalefet ise, kendi içinde parçalanmalarla yok olmaya kadar giden tutumunu bir kenera bırakarak bütünleşme yönüne gitmişdir.
İktidar meydanlara çıktığı zaman kendi parti bayraklarını bir kenara bırakmış.
Halkın ona göstermiş olduğu bayrağı ile mitinglerini yapmaya başlamışdır.
Bu da iki tarafı keskin bir bıçak gibidir.
Şu anda kafalarda dolaşan tek şey, bu halkın iktidara yapmış olduğu mitingler de seni dinliyoruz ama bayrağımız da elimizde sloganımıdır ?
Yoksa bu gün iktidarın sokağa dökülen halka verdiği bir cevapmıdır ?
Bu durum iki ay sonra sandıktan çıkan sonuçlar belirliyecektir.
Söz artık halkın elindedir.
Saygılarla.