​ İnsan ne ile yaşar / Kitap / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Şubat '09

 
Kategori
Kitap
 

İnsan ne ile yaşar

İnsan ne ile yaşar
 

Sancılı günler geçirdiğim bir dönemdi. Çalışma hayatımdan yeni kopmuş öğrencilik hayatıma henüz başlamıştım. Kafam sürekli karışıktı sanki bir harpten çıkmıştım. Kimseye dert yanacak halim yoktu. Etrafımdaki yeni arkadaşlarında beni anlaması mümkün değildi. Yaşadıklarımı hatırlamamak için kendimi kitaplara boğmuştum. Kimseyle konuşmak istemiyor, kitaplardan notlar alıyor sağa sola bir şeyler yazıyordum.
Böyle bir dönemde yeni iletişim kurduğum ve daha sonra çok sevdiğim, hatta unutamadığım bir dostum, elindeki kitaptan, altını çizdiği bir bölümü gösterdi. Dolmuşla okuldan geliyorduk, hatırladığım kadarıyla. Ben yine dalmış pencereden dışarıyı izliyordum. O benim arkamda oturuyor, oradan uzatıyordu kitabı. Aynen şöyle yazıyordu satırlarda.

“Sizin için en önemli anın içinde bulunduğunuz an olduğunu hiçbir zaman unutmayın. Çünkü yalnızca o an elimizden bir şey gelebilir. Sizin için en önemli kişi ise, o an birlikte olduğunuz kişidir. Çünkü hiç kimse, bir başka kişiyle bir daha görüşüp görüşmeyeceğini bilemez. Ve sizin için en önemli iş iyilik yapmaktır. Çünkü kişinin bu dünyaya gelmesinin bir hikmeti budur.”

Etkilenmiştim. Hatta dumura uğradım. Düşündüm, geçmişte yaşadığım anılardan başka bir hayatım olmayacak mıydı? Bu içimdeki kasvet hep üzerimde sonbahar bulutları gibi hayatımı berbat mı edecekti. Her anımı böyle işkenceye çeviren yoksa kendim miydim? İnsanlara tekrar güvenmeyip, böyle soğuk durarak sadece belki de, kendimden intikam alıyordum. Olabilirdi, çok haksızlıklara uğramış olabilirdim. Olabilirdi, hayata her şeye çok kırılmışta olabilirdim. Ama şu an yeni bir an ve yeni bir gündü. Hayatımda geride bıraktığım insanların bugüne ulaşmasının imkânı yoktu. Şu an görmek istediğim sevdiğim tüm dostlarım kendi hayatını yaşıyordu. Benim onlara ulaşmamın imkânı da yoktu. Şu an şu dolmuş devrilse beni buradaki arkadaşlarımdan başka kimse kurtaramazdı. Şu an ağlasam beni yanımdaki insandan başkası göremezdi. Şuan seslensem bana yanımdaki arkadaşım ses verecek yardım istesem o yardım edecekti. Bir el uzatmam yeterdi...

Dalgınlığım geçti ve arkadaşımdan bu kitabı bana vermesini rica ettim. Dolmuştan iner inmezde yurda koşarak bir çırpıda tüm kitabı okudum. İnanın aldığım bu ders benim hayatımı ve çevremi bir anda değiştirdi. İlk sabah gülümseyerek dolmuşa bindim. Yanımdaki insana sevgiyle uzun uzun bakarak ve onu dinleye dinleye okula vardım. Okulda gördüğüm tüm arkadaşların hayat hikâyelerini dinlemeye uğraştım. Bir dolu hayat hikâyesi ve gülen gözlerim olmuştu. Elimden geldiğince dinliyor. Saatlerce anlatıyordum bazen. Yurdun odası bile dolar taşar olmuştu. Her hafta bindiğim trende bile türlü hikâyeler dinliyor, arakamda gülen yüzler bırakıyordum. Hayatı umursuyordum yeniden ve onun için bir şeyler yapmaya çalışıyordum. Yeniden beni hayatın sahnesine itmişti böyle düşünmem. Bana çok güzel günler yaşattı ve hala yaşatıyor. Çok güzel dostlar kazandım sayesinde. Sevginin gücünü bir kere anlamıştım. Çok bambaşka bir şeydi. Ve inanın sevdikçe, sevgi bulaşıyor, her şeyi daha çok seviyordunuz. Sevdikçe de katlanarak mutlu oluyordunuz.

Tabi insan hep böyle zamanla yarışır gibi yaşayamıyor. Bir zaman sonra tekrar ıssızlaşıyor, sakinliyor kendine dönüyor ama yinede her zaman elimden geldiğince tüm dostlarıma yansıtmaya çalıştığım “his” budur. İşte bu yüzden bu kadar çok seni seviyorum kelimesini kullanıyorum. Ne kadar hayat yaşayacağımı bilmiyorum. Geleceğin bana ne getireceğini de ama şuan için yaptıklarımla, arkama baktığımda geçmişimi çoktan kurtardığımı, geleceği de kocaman bir evi inşa eder gibi küçük tuğlalarla sımsıkı ördüğümü düşünüyorum. Ve buna kalpten inanıyorum.

Sözün özü, benden size küçük bir tavsiye; olmayanın peşinde koşmayın, şuan yanınızda sizin için kalbi çarpan kim varsa ona sarılın ve şu yaşamakta olduğunuz anın keyfini çıkarın. İçinizden şuan ne geliyorsa onu yapın, ertelemeyin. Yanınızdaki kişiye önem verin, önemseyin. Ona iyilik yapmaya çalışın, seviyorsanız geciktirmeden bunu ona söyleyin. Unutmayın şuan düşüp bayılsanız, sizi tutacak kişi yanınızdaki kişidir.

Önder KOCA

 
Toplam blog
: 18
: 1308
Kayıt tarihi
: 04.05.07
 
 

Önce kendinle geçinmeyi dene, ve eğer kendini anlamıyorsan başkalarını üzmeye kalkma ..