- Kategori
- Kültür - Sanat
İnternet edebiyat tekelini yıkıyor

Tarihsel sürece baktığımızda şair olmanın, hele yazdıklarınızı yayımlamanın çok zor aşamalar gerektiren bir uğraş olduğunu görürüz. Divan şairleri onca emekle ürettikleri divanlarını belki birkaç yüz nüsha çoğalttırabiliyorlardı. Bu, matbaanın ülkemize gelmesiyle biraz daha kolaylaştı. Bu sefer de sansür devreye girdi. Bilindiği gibi Abdulhamit döneminde padişah Yıldız Sarayı'nde oturduğu için "yıldız"lı şiirler, padişahın burnu uzun olduğu için "burun"lu yazılar yazmak suçtu. Cumhuriyet döneminde şair ve yazar olmak yine belli kesimlerin tekelinde oldu. Elbette aradan sıyrılanlar oldu; ama bu tekel hep varlığını sürdürdü. 60'lı yıllardan sonraki demokrasi rüzgarı da bu "edebiyat kast" ını yıkamadı. "Üstat"lardan veya "usta"lardan icazet almayan insanlar ne şiirlerini ne de yazılarını yayımlayabildiler.
Piyasadaki edebiyat dergilerinde bir şiirini ya da öyküsünü yayımlatabilenler kendilerini üniversite sınavını kazanmış öğrenciler gibi hissediyorlardı. Hele bir kitabını yayımlatabilen bir sanatçı adayı KPSS'yi kazanıp da iyi bir kuruma atanmış kadar mutlu oluyordu.Edebiyatçı olmak için bu şeyhlerden onay almak gerekiyordu. Bence pek çok yetenek bu onayı alamadığı için yok olup gitti. Hatta bazen, yazdıklarını yayımlatamayanlar bu şeyhlere kızıp tirajı beş yüzü geçmeyen dergiler çıkarıyordu. Belki bir bilimadamı bunu araştıran bir tez hazırlamıştır. Böyle bir çalışma yapılmamışsa bence yapılmalı. Şİmdi de edebiyat dünyasında pek çok dergi var, onları tenzih ederek söylüyorum bu sözlerimi.
Şu anda kitap yayımlamak eskisi kadar zor değil. İnsanlar kendi olanaklarıyla da yapabiliyorlar bu işi; ama yazdığınız kitap herhangi bir eleştirmen tarafından tanıtılmamışsa yine okur kitlesiyle buluşamıyor; çünkü hangi kitabevine giderseniz gidin "en çok satanlar" bölümündeki kitapların kitabevinin pek çok yerinde sergilendiğini görürüsünüz; ama gariban bir vatandaşın çıkardğı kitap rafa sırttan yerleştirilmiştir. Birkaç ay sonra da iade edilmek üzere yayınevine gönderilecektir.
İnternet çıktı, mertlik bozuldu. Artık insanlar yazdıklarını yayımlamak için şeyhler aramıyor. Gerçi yazılanların çoğu kitaplaşmıyor; ama gerçek okurlarıyla buluşuyor. Çünkü tirajı yüz binleri bulan pek çok kitabın okunmadan evin kütüphanesine yerleştirildiği bilinen bir gerçek. Peki şimdi ne oluyor: Pek çok şair ve yazar yazdıklarını internet ortamında paylaşıyor; onların çoğunun zaten meşhur olmak, edebiyattan geçinmek gibi bir derdi de yok. Başka bir deyişle güzellik yarışmaları halka açıldı; zengin ve elit tabakanın kızlarının tekelinde değil.