- Kategori
- Güncel
İran'da reformistlerden taraf olduğunuza emin misiniz?

Sevgili ulusalcı, aydın, Kemalist kardeşim, İran’da reformistlere mi sempati duydun?
Bence bir kere daha düşün!!
Sakın ABD’nin emperyalist politikasının kucağına düşmüş olmayasın?
Geçenlerde İran İçişleri Bakanı Sadık Mahsuli, olayların gerisinde ABD, Britanya, İsrail’in olduğunu, CIA’in göstericilere maddi kaynak sağladığını savundu. Üstüne üstlük Rusya’da İran’daki seçim sonuçlarına destek verdi.
Bence “fırsat bu fırsat, hiç değilse yobaz, gerici İran rejimine karşı özgürlük ve demokrasi isteyeyim bari” derken emperyalizmin oyununa gelmiş olabilirsin.
Yoksa sende dönek ve liboş olmaya mı karar verdin?
Hani, mevcut vesayet sistemini korumak ve kollamak için geliştirdiğin “ her rejim kendini koruyacak sistemler, yol ve yöntemler geliştirir” ifadesini İran üzerinde test ettin mi? Bunun ne kadar pragmatist, insanlık ve etik dışı bir söylem olduğunuz fark ettin mi?
Al işte İran devleti, kendi ulus devlet çıkarlarını düşünerek, rejimini tehdit edenlere gereken dersi veriyor. Buna saygı duymak gerekir mi? Sence İran’da rejimin sahiplerinin savundukları şey ulus devletin çıkarları mı yoksa kendi makam ve mevkiileri mi? Merak etme İran’ın da en az bizim kadar ayrılıkçı terörle (hemde aynı etnik yapı ile) başı dertte ve rejimin sahipleri o mevzuuyu da iktidarlarını korumak için yeterince işliyorlardır.
Peki, şu bağımsız ve antiemperyalist bir ülke söylemini İran üzerinden yorumlamaya çalıştın mı?
İran son derece bağımsız, kendi yağı ile kavrulan bir ülke. Dünyanın belli başlı emperyalist odaklarının tamamı ile kavgalı ve topraklarını küresel sermayenin sömürü ilişkilerinden koruyabiliyor.
Ama elde ettiğimiz şey topu topu bir şeriat rejimi. Hem de dünyadaki en sert şeriat rejimlerinden birisi.
Demek ki, tam bağımsız ve anti-emperyalist bir odak olmak istenen hedefe ulaşmak için tek başına anlamlı araçlar değilmiş.
Hatta biraz ileri gidip, aslında dünyadan kopuk bir bağımsızlık hedefinin, içine kapalı ve otoriter bir ideoloji rejiminin müjdecisi olduğunu dahi söyleyebiliriz.
Ama bu yazıda sorunumuz demokrasinin ve demokrat olmanın doğru tercihlerini senin için ortaya koymak değil.
İran’da rejim muhaliflerinin ya da daha ılımlı bir ifade ile reformistlerin yanında olmayı, ABD’nin İran üzerindeki politikaları ile aynı noktaya düşmek olarak görüp görmediğini merak ediyorum sadece.
Özgürlükten ve demokrasiden yana olmayı mı tercih edersiniz yoksa her halükarda ABD politikasının karşısında yer almayı mı? Senin demokrasi ve özgürlük talebinle ABD'nin politikaları çakışırsa nasıl bir tavır alırsın.
Türkiye’nin bulunduğu durumda demokrasi, insan hakları ve özgürlük taleplerini, ABD ve AB’nin Türkiye üzerinde oynadığı oyunların bir parçası olarak gördüğünüze göre, İran’da da benzer bir politikayı savunmanızda bence bir sakınca yok. Hatta senin için şu an, Ahmedinejat’a ve Hatemi’ye sahip çıkma zamanıdır.
Şimdi kolaylıkla demokrasiden ve özgürlüklerden feragat edebilir, İran'ı bir karanlık rejimine mahkum edebiliriz.
Ne şanssızlık, İran’da bile demokrasiyi ve özgürlükleri savunmak sana kısmet olmadı. Bence şansını birde Honduras’ta dene, belki bu dünyada demokrasi ve özgürlükleri savunacağın bir kara parçası bulabilirsin.