Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 

28 Temmuz '09

 
Kategori
Bebek - Çocuk
 

ıssız babalar

Bedeninde bir canlı var. Hem de herşeyiyle. Ağlıyor, gülüyor, uyuyor, hıçkırıyor.... Yaşama tutunmaya çalışıyor ve bunu yaparken de annenin bedenini kullanıyor. O kadar ağır bir yük ki bu kelimeler bile yetersiz kalır anlatmaya. Aynı zamanda da dünyanın en güzel yükü. Ömür boyu bıkmadan taşıyorsun.

En kötüsü ise henüz ortaya çıkmadığı için babaların tüm bu olanlardan habersiz olmaları. Normal hayatlarına devam ediyorlar. Anneler de devam ediyor fakat bir farkla; iki kişi olarak. Sadece bedenen değil, duygularla da iki kişi oluyorsun. Bir bebek doğduğu andan itibaren nasıl ilgi ve sevgi bekliyorsa, ana rahmine düştüğü anda da aynısını istiyor. Anne sevinmeden o seviniyor, ağlamadan önce o ağlıyor, daha gülümserken o kahkahalarla gülmeye başlıyor.

En ufak bir olumsuzluk onun ve annenin dünyasını yıkmaya yetiyor. Çünkü bedeninde depremler olurken, dış dünyaya karşı o kadar güçlü olamıyorsun. Koruman gereken bir bebek var içinde. Hem kendini hem onu korumaya çalışırken dengeler yerinden oynuyor. Hayat aynı şekilde devam etmiyor maalesef.

Issız babalr kendi normal yaşantısını sürerken bunu farkedemiyorlar. Tüm bu değişimleri kapris olarak algılıyorlar. Hele bir de ''ben kapris falan çekemem'' diyenlerden ise hayat iyice çekilmez oluyor. En kötüsü de bu zaten. Bir bakıyorsun ki, yanında olduğunu sandığın, herşeyden çok güvendiğin insan aslında tam da karşında duruyor. İşte o zaman vurgun yemiş gibi oluyorsun. Tıpkı deprem de göçük altında kalmışken, elini uzattığın insanın arkasını dönüp gitmesi gibi... Kendin çıkmaya çalışıyorsun onca ağırlığın altından.

Büyülü bahçe olmak çok zor zanaat.

 
Toplam blog
: 265
: 642
Kayıt tarihi
: 15.01.07
 
 

1974 İstanbul doğumluyum. Yüksekokul mezunuyum. Bursa'da yaşıyorum. Her zaman yazıp defterler, aj..

 
 
 
 
 

 
Sadece bu yazarın bloglarında ara