​ İşsizlik Mesleği ve Sol... / Siyaset / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Aralık '09

 
Kategori
Siyaset
 

İşsizlik Mesleği ve Sol...

Dün, Eylül ayı işsizlik rakamları açıklandı. Haberlere bakılırsa işsiz nüfus 3 milyon 396 bin kişiye ulaşırken, geçen senenin aynı dönemine göre iş arayanların sayısı 795 bin kişi artmış. Bu rakamlara iş bulmaktan umudunu kesenler eklendiğinde sayı 5 milyon 200 bin kişi oluyor. Kentlerde iş arayanların oranı %16.2 iken kırsal kesimde %7.8. Çalışabilir nüfusun 52 milyon civarında olduğu kabul edilirse çalışma hayatına katılma oranı %42.5'ye düşmüş.

Bana kalırsa gizli işsizler dahil edildiğinde 10 milyonluk bir kesim yoksulluğu iliklerine kadar yaşıyor.Asıl tehlike sayılması gereken açlık ile kavrulan insanlar sokakta gezerken DTP'nin kapatılma davası, Kürt Açılımı ya da başka harcıalem işlerle uğraşmak başımızı dertten kurtarmamakta. Üstelik tüm vücudu felç olmuş bir yapının çöküş sürecine şahit oluyoruz. Üretim ve iş arama koşullarının bu kadar zorlaşması, finans piyasasındaki olumlu diye satılan gelişmelere nazire yaparcasına olumsuz. Sanayi üretimi Ekim ayında artarken, kapasite kullanım oranı düşüyor. Bu ne yaman çelişki diyemeden, Tekel işçileri haklarını geri almak için AKP Genel Merkezi önünde toplanıyor, TCDD çalışanları arkadaşları için iş bırakıyorlar.

Türkiye'de derin ekonomik darbeye bağlı işsizlik, açlık, yoksulluk... toplum hayatında Kürt sorunundan daha derin izler bırakıyor. Güvenlik problemlerine dahi yol açabilecek böylesi ekonomik şiddet gitgide yağma ve linç kültürünü üretmekte. İşsizliğin dayattığı yokluk korkusu 19 maden işçisinin canları bahasına maden ocağı adı verilen mezarlarda çalışmalarının asıl nedenidir. Aynı zamanda Tuzla tersanelerinin ölüm tuzaklarına hala bir güvence getirilememesi çalışma hayatını taşeronlaştırma politikalarının ürünü bana kalırsa. İnsan hayatının hiçe sayıldığı yozlaşmış sosyal toprak, terörün mümbit mekanı haline getirildi. Kavganın mihenk noktası geçim sıkıntısına dönüşmüş gelir adaletsizliği iken AKP'nin 7 senelik iktidar döneminde çalışan, üreten kesimler pastadan pay alma yarışında daha da dışlandılar.

"Ben zengini severim." diyen Özalizmin klonlanmış politik mirasçıları 12 Eylül ekonomik militarizasyonunu darbe dönemlerinden feyz alarak sürdürmektedir. Türk ekonomisinin teorik temelleri yeniden tartışılmalıdır. Sol siyaseti dışlayan halk kesimlerinin muhafazakarlığa sığınmalarının ardında sosyal demokratların çağdaş dünyayı anlamaktaki açmazları yatmaktadır. Devlet partisi olmaktan öteye gidemeden CHP, bir zamanlar Ecevit'lere ait olan tükenmiş DSP veya ÖDP... -sol siyasetin kökünün kazınması sayesinde- son seçimlerde toplamda %30 oranında bile oy alamadılar. 10 Aralık ve Çare Sarıgül Hareketleri ya da yeni bir sol parti gündeme neler getirecek göreceğiz.

Artık sol düşünceyi sağ politikaların alternatifi yapmak lazım. Bunun için de çalmayan çırpmayan sosyal demokratları bulmak. Liberalliğin Türk usulü çiftliğinde solun yapması gerekeni sağ yapıyorsa travmalarımızı tekrar tekrar yaşarız. Zaten edindiğimiz tecrübeler bunu bize göstermiyor mu?

 
Toplam blog
: 93
: 472
Kayıt tarihi
: 09.06.09
 
 

21-07-1973 tarihinde İstanbul'da doğdum. M.Ü. İletişim Fakültesi Radyo-T.V. Bölümü'nden 1995 yılı..