Herkes işyerine astına, üstüne yada beraber çalıştıklarına yada bir toplantı esnasında misafire yada müşteriye kızabilir. İşte bu tip durumlarda aklımıza ve oradanda ağzımıza bir şeyler gelir söyleyemeyiz. Hatta bazen kızmanızda gerekmez.
Kolay kolay söyleyemeyeceğimiz sözler;
Ne demek istediğini anladım ve saçmasapan olduğunu düşünüyorum. Yeterince yeteneğim var ve vizyona sahibim. Böyle şeylerle vaktimi harcama. “Yapmayacağım” yada “Yapmıyorum” Gerçekten Türkçe konuşuyor gibisin ama anlamıyorum seni. Kendini rezil etmek için özel bir çaba harcıyorsun. Sizinle toplantı yapmak istemiyorum, hiç iş çıkmıyor, sadece zaman kaybı. Sana güvenmiyorum.Sen olmasan çok daha rahat olacağım ve işimi rahat yapacağım.Seni anlamamamaları seni büyük yapmaz. Senin bizden fazla biliyor olman seni adam yapmaz. Neden senin dediklerin hiç aklımda kalmıyor?Ben önyargılarıma güvenirim ve seninle ilgili kötü mesajlar alıyorum. Gerçekte problemin ne?Seninle benim gerçeklerimiz sadece tesadüfen eşleşiyorlar. Seni seviyorum. Bana genç ve aptal olduğum günleri hatırlatıyorsun. Neden bütün aptallar beni buluyor?Teşekkürler. Sadece size ait olan bu bakış açısı ufkumuzu genişletti. Hayır ve kesinlikle hayır.Hayır, ben güçlerimi ve yeteneklerimi sadece iyilik için kullanırım.Biri bir şey mi dedi?Git kendin yapBunu bile beceremiyorsan eve nasıl gidebiliyorsunYalan söylüyorsun.Abartma yahu.Sen gerçekten aptalsın.
Bazen içimize dert olur bu sözler bazen bir yolunu bulur söyler rahatlarız. Doğrusu nedir derseniz, bilmem. Neyi, kime, ne zaman ve nasıl söylediğiniz çok önemli. Birde klişe olarak ne söylerseniz söyleyin karşınızdakinin anlayabildiği kadarı önemli olacağı için kantarın topuzu sizde.