​ İtirazlar - Hayat ağacı 3 / Bilim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Ocak '13

 
Kategori
Bilim
 

İtirazlar - Hayat ağacı 3

İtirazlar - Hayat ağacı 3
 

Bir teorinin doğru olabilmesi için her soruya yanıt verebilmesi gerekir. Evrim teorisi bu şartı sağlamaktadır.

Bir itiraz: Canlılar bir hayat ağacı içinde evrildiyse, nasıl oluyor da birbirinden ayrı kıtalarda birbirine benzer canlılar bulunabiliyor?

Yanıt: Eskiden karalar bir aradaydı ve kara, tek bir kıtadan oluşuyordu. Zamanla, yeryüzündeki çatlaklar ve depremler nedeniyle karalar birbirinden ayrıldı. O sırada evrilmiş olan canlılar da ayrılan kıta ile birlikte gitti. Fakat kara parçasında türler evrilmeden önce ayrıldıysa orada evrilen yeni canlı görülmedi. Birbirinden ayrılan karalarda farklı şekilde evrilen farklı canlılar türedi. Buna örnek Avustralya adası ve kangurular gibi keselilerdir. Asya, Afrika anakarasında ise hızlı koşan kedigillerden yırtıcı hayvanlar vardır.

Bir itiraz: Bir saat varsa onu yapan bir saatçi vardır. Göz gibi karmaşık bir organ kendi kendine oluşamaz, mutlaka onu da bir saatçi yani yaratıcı yapmıştır. Bir göz ancak bütün parçaları varsa göz olarak çalışır.

Yanıt: Birinci hata şudur: Bir saat kendi kendini onaramaz. Ama bir göz canlı bir organizmadır ve kendi kendini bir yere kadar onarır. O bakımdan göz ile saati karşılaştırmak doğru değildir. Bununla birlikte, karmaşık olarak bulunan göz de o duruma evrilerek gelmiştir. Bunun böyle olduğunu daha düşük düzeylerdeki karmaşıklıklarda gözlerin varlığından anlayabiliriz. Bunlar bir ahtapotun gözü kadar karmaşık değildir ama yine de iş görürler. Renk körü gözler, yalnız harekete duyarlı gözler, ışığa duyarlı gözler, çeşitli boyutlarda canlılarda gözlenebilir. Bazı bir hücreli canlılarda bir nokta ışığa duyarlıdır.  Başka bir canlıda (midyeler) bu noktadan biraz daha çok sayıda vardır. Bir başkasında (salyangozlar) bunlar bir araya toplanmıştır. Bir başkasında bu toplanan noktalar, ışığın geliş yönüne göre bir çukur oluştururlar. Bu çukurluk bir başkasında derinleşmiştir ve onu taşıyan canlı için bulanık bir görüntü oluşturur.  Bir başkasında ışığın geldiği yön daralmıştır. Önünde bulunan mukus tabakası daha net bir görüntü sağlar. Bir başkasında bu mukus tabakası sertleşmiş ve daha iyi görüntü için daha iyi bir yere gelmiştir. Bir başkasında mercek şeklini almış ve taşındığı canlısına net görüntüler sağlamıştır. Bütün bu evreler birçok hayvan ve canlı türünde görülmektedir. Biraz önce insan değil, ahtapot dedim, çünkü ahtapotların gözleri insanlarınkinden daha karmaşık ve daha iyidir, aynı bir köpeğin koku almasının insandan iyi olması gibi. Buradan şunu da çıkarabiliriz: İnsan dünyadaki canlıların en mükemmeli değildir. Aslında mükemmel canlı yoktur.

Bunun gibi birçok itiraz yapılmıştır ancak hiçbirinin bir temel dayanağı olmadığı gibi, hepsi de cevaplanabilir sorulardır. Zaten bir teorinin doğru olabilmesi için bunu yapabilmesi gerekir. Aynı şey inanç için de geçerlidir ancak inanç yalnızca inanç olduğu ve bir kanıta gerek duyulmadığı için insanlar söylenenlere inanmaya devam edebilirler.

(devam edecek)

Kaynak: BBC yayınları 

Biraz uzun bir video var. Ama zaman ayırıp izlerdseniz birçok soruya yanıt olacaktır. 

http://www.youtube.com/watch?v=8hTZ5AYzs8o 

 

 

 
Toplam blog
: 125
: 6625
Kayıt tarihi
: 18.11.09
 
 

İstanbul 1980 doğumluyum. Yüksekokul mezunuyum. İstanbul'da oturuyorum. Dünya ve çevre hakkında düşü..