Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 

06 Ekim '17

 
Kategori
İlişkiler
 

İyi Gitmeyen Bir İlişkiyi Düzeltebilmenin 13 Yolu

İyi Gitmeyen Bir İlişkiyi Düzeltebilmenin 13 Yolu
 

Her ilişkinin dinamiği farklıdır. Bir ilişkinin dinamiği; kişilerin karakterleri, davranış modelleri, yaklaşımları ve bakış açıları ile şekillenir. Dolayısıyla kişilerin birbirini iyi tanıması ve ilişkiyi nelerin ayakta tutabileceğinin farkındalığında olması birlikteliklerin devamı açısından önem taşıyor. Kimi zaman çeşitli nedenlerle ilişkinin akışında dalgalanmalar olabilir. Çözülebilir sebepler ile aksamaya başlayan bir ilişkiyi düzeltmekte çok geç kalırsanız, iyi gitmeyen bir ilişki zamanla her iki tarafı da yıpratabilir ve sonunda birliktelik kurtarılamaz bir noktaya gelebilir.

Kimi insan bir ilişkiye çok daha az yatırım yapma eğilimindedir hatta bir ilişkiden sıkıldıklarında ya da ilişkilerinde sorunlar olduğunu düşündüklerinde bunları çözmek yerine kaçmayı daha çok yeğleyebilir. Tabi, bu durum kişiden kişiye de değişebilmekte. Şunu unutmamak da fayda var; sağlıklı bir birliktelik için her iki tarafın da emek vermesi gerekiyor. İyi gitmeyen bir ilişki, çok ciddi sorunlar yaşanmıyorsa, her iki tarafın da sorunu çözmeye çaba göstermesi ile kurtarılabilir.

Tüm çabalara rağmen hiçbir şekilde uyum sağlanamıyorsa ve ilişkide çözümlenemez problemler olduğuna emin olunduysa, buna rağmen sadece alışkanlıktan bir ilişkiye devam ediliyorsa, bu birlikteliği sonlandırmanın vakti gelmiş olabilir mi, düşünmek lazım.

Bir ilişkiyi kurtarmak ve iyi gitmeyen bir ilişkiyi düzeltmek için uygulanabilecek yöntemler neler?

1.  İlişkideki yürümeyen noktaları birbiri ile sakin bir şekilde konuşarak çözüm yoluna gitmek bir yöntem. Sorunlardan kaçarak ya da içinizde biriktirerek bir çözüm bulamazsınız. İlişkide sadece siz mi, karşı taraf mı oksa her iki taraf mı mutsuz ve bunun sebepleri neler belirleyin. Birlikte yürümeyen konular ile ilgili  objektif bir bakış açısı ile bir liste yapabilirsiniz. Bu listede yer alan sorunları düzeltmek için gereken adımları birlikte belirleyebilirsiniz.

2.  Eşiniz bir hata yaptığında, çok fazla yargılamak ve eleştirmek yerine bir daha yapmayacağına söz veriyorsa onu bağışlamayı deneyebilir ve daha ılımlı, yapıcı yaklaşmayı tercih edebilirsiniz. Kimse aşırı bir şekilde ve hoş olmayan bir tarzla yargılanmayı ya da sorgulanmayı sevmez.

3.  Gün içinde birlikte geçirdiğiniz zamanların kalitesini arttırmak... Birlikte dinlenmek, gezmek, eğlenmek veya rahatlamak için birbirinize zaman ayırmaya çalışın. Birlikte yapılan aktiviteler kişileri birbirine daha çok yakınlaştırabilir. Bir ilişkiyi dozunda ilgi daha kaliteli hale getirebilir.

Sarılmak, Çift, Ati, Aşk, Adam, Kadın

4.  Özellikle kadınlar birlikteliklerinin erkekler için ne kadar değerli ve önemli olduğunu hissetmek ister. Bunu eşinize sözlerinizle ya da yapacağınız küçük jestlerle hatırlatabilirsiniz. Tabi bu durum kadınlar içinde geçerli, erkeğe değerli olduğunu hissettirmek…

5.  Birlikte çıkılabilecek bir hafta sonu tatili ilişkiye hareketlilik getirebilir ve daha çok baş başa kalacağınız zaman geçirmenizi sağlayabilir.

6.  Birlikte olduğunuz insanı neden seçtiğinizi ve bu insana nasıl aşık olduğunuzu hatırladığınızda anılarınız canlanacaktır. İlişkinin başında insanlar çok daha ilgilidir. İlk zamanlarınızı yeniden yaşatmayı denemek de bir yöntem.

7.  Kendiyle yapılan içsel hesaplaşma kişinin hem kendini daha doğru tanımasını hem de kendisinin de bazı hatalar yapabildiğini görmesini sağlar. Yürümeyen şeyler için sürekli başkasını suçlamak yerine, kendi içinize dönmeyi ve eksik yönleri geliştirmeyi ihmal etmeyin.

8.  Doğru iletişim kurmak. Belki de ilişkileri ayakta tutan en önemli kriterlerden birisi… Düşüncelerinizi paylaşırken imalı yollardan uzak durmak, net olmak kendinizi daha doğru ifade etmenizi sağlayabilir. Karşı tarafın sözünü kesmeden ve objektif olarak dinlemek onu daha iyi anlamanızda etkili olacaktır. Düşünceleriniz veya şikayetlerinizi öfkelenmeden, karşı tarafı rencide etmeden, sakin ve mantıklı bir şekilde dile getirdiğinizde daha kaliteli iletişim kurmanız mümkün. Keyifli sohbetten uzak birbirini sorgulayan, eleştiren diyaloglar zamanla ilişkiyi yorar. Eğer ikinizin de yapıcı bir konuşma için uygun psikolojide olmadığınızı düşünüyorsanız, kendinizi iyi hissedene kadar uzaklaşmayı tercih edebilir ve sakinleştikten sonra iletişim kurabilirsiniz.

9.  Karşınızdaki kişi geçici bir depresyon ya da ruhsal çalkalanma yaşıyor olabilir. Depresyonda olan insanlar birlikte oldukları insana soğuk, öfkeli ya da ilgisiz davranma eğilimi gösterebilmekte… Karşı tarafın yaşadığı bu döneme destek olabilir, daha anlayışlı davranabilir ve onu eğer yaşanan depresyon ciddi boyutlara ulaşmışsa, profesyonel bir yardım almak konusunda cesaretlendirebilirsiniz.

10. Cinselliği aktif ve her iki tarafı memnun edecek kalitede tutmaya ve rutinden uzaklaştırmaya çalışmak, bu da ilişkilerde önemsenmesi gereken bir konu. Cinselliği geri plana atmak, sadece görev için yapmak, tartışmalar sonrası cinsellikten kaçarak karşı tarafı cezalandırmaya çalışmak zamanla soğukluğa sebep olur.

11. Kıskançlığı kontrol etmeyi ve eğer gereksiz yere yapılıyorsa güvensizlik korkusunu yenmeyi öğrenmek. Paranoyaya çevrilmiş kıskançlık tarafları yorar ve tartışmaların artmasına sebep olur.

12. Özel günlere daha çok önem verilmesi de ihmal edilmemesi gereken bir durum. Özellikle hanımlar bu konuda oldukça hassastır. Karşı tarafın gönlünü alacak ve içten yapılan ufak bir jest bile karşı tarafı mutlu edebiliyor. Aslında sadece özel günlerde hatırlanmak değil, her zaman değerli olduğunun hissettirilmesi insanı duygusal olarak besleyebiliyor.

Çift, Genç Çift, Aşk, Romantizm

13. Karşı tarafın özel alanlarına saygı duymak bir ilişkinin nasıl gideceğini etkileyebiliyor. İlişkilerde, hele ki bir sahiplenme söz konusu olduysa bu durum her iki tarafı da yorar. Çiftler birbirilerinin sosyal hayatına, hobilerine, kendisi ile geçirmek istediği anlara saygı duymadığında sınırlar geçilmeye başlıyor. Sürekli birlikte zaman geçirme beklentisi zamanla ilişkide bir monotonlaşmaya da sebep olabilir. Bağımlı değil, bağlı olmak konusunu göz ardı etmemek de fayda var. 

 

 

Yeşim BUYURGAN

 

Facebook: http://www.facebook.com/yeşimbuyurgan

 

 

* Yazılar telif hakkı gereği yazar ismi ya da link belirtilmeden kopyalanamaz.

 
Toplam blog
: 92
: 4767
Kayıt tarihi
: 10.11.10
 
 

İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Bölümü'nden Kimyager olarak mezun olmuştur. 1996-1997 yılları ..

 
 
 
 
 

 
Sadece bu yazarın bloglarında ara