Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ağustos '08

 
Kategori
Blog
 

İzmir toplantısının şahsi muhasebesi – 2

İzmir toplantısının şahsi muhasebesi – 2
 

Bu şahsi muhasebeler içinde, holdeki boy aynasının beni ne kadar kandırdığını da öğrendim!

Acı ama gerçek!

Çok seviyorum senin bu aynanı diyenler demek ki doğruyu söylerler: Zayıf gösteriyormuş hakikaten!

Hani her gün göre göre çok alışırız ya kendimize, kilo aldım, yaşlandım falan deriz de, dilimizdedir genelde, bilinç düzeyine varması için ille de bir objektif gerekir ya, işte bende de öyle oldu: Şok şok şok! Bu resimlerdeki kadın ben değilim!... Olamam! Uzat omzunu Hakan, kederlerdeyim!

Kanka Hakan teselli etmeye çalışıyor: Fazla yukarıdan çekmişler de ondan…

Mustafa Mumcu’nun en çok gözlerini merak ederek gitmiştim!

Zeki ve aykırı bir adamın gözleri vardı sayfasındaki resminde…

Yanılmamışım!

Ama bir de saklanmış bir çocuk vardı o gözlerin içinde, sanki biraz da kırılgan, sanki çelik çomağını, sapanını almış da kırmış birileri, hani hırsını almış da, içlenmişliği kalmış…

Samimi bir adam! Yakışıklı da, hele bir gençlik resmini gördüm ki, breh breh!

Samimi olduğunu nereden biliyorum, ayak üstü, vallaha ayak üstü çünkü pek hareketsiz duramam ben, konuşmalarımızda, ki her biri birer dakikayı geçmez, öyle özel şeyleri paylaştık ki: Birbirimize eksik dişlerimizi gösterdik mesela, güldük!

“Ne güzel ellerin var öyle kız” dedi sohbet ederken ben Özden’ciğimle, uzatıverdim elimi sakınmadan, içgüdüsel… Samimi kadınımdır ben, samimiyeti de anlarım o yüzden!

Sevgili Mustafa Mumcu, yıllardır yurt dışında yaşayan kişiler burada zaman zaman samimiyet konusunda zora düşer, böyle zamanlarında, buradan açık davettir, ben ve dostlarım samimiyetimiz, sevgimizle yanındayız!

Tijhal, yani Tijen! Ne alem kadınsın ay sen!

Zeki, samimi ve esprili!

Aynı zamanda sakin!

Örneğin ben sakin duramam, İzmir Mavilim de öyle!.. İlle de ön planda olacağım, ille de laf böleceğim falan!

Tijen sakin akan bir akarsu… Duru mu duru… Gözlerinin içi gülüyor, acayip pozitif!

Toplantıda hiç dedikodu yapmadık dedik, doğrudur, ama itiraf ediyorum pek merak ettiğim birini sordum Tijen’in kulağına, hiç karşılaştın mı diye, maksat merak diye ekleyerek, pek güldük “Yok canım dedikoduyu hiç sevmeyiz, anlat ay anlat” diyerek!... Ama dedikodu saylanmaz o, yalnızca merak!

Zaten gülmekten devamını da getiremedik tam olarak!

İzmir Mavilim’i herkes anlattı, tekrarı sevmem, kısa tutayım: Becerikli, pek hoş bir kadın! Benim tersime, pek becerikli sınıfına girmem de!

Ortak özelliklerimizi yakaladım İzmir Mavilimle… Güler yüzlü, önde olmayı seviyor! O da hep hareket halinde, ama benim tersime ünlü oldu diye zahar, poz verebiliyor objektiflere!...

Yardımsever olduğu çok aşikar, bir problem varsa hemen el koyacak durumda, Anadolu yürekli modern kadın, güçlü, metanetli, hem de esprili, hem de şık!...

Bir yakışıklı daha: Üç nokta! Çok efendi, onca gençliğine rağmen… Hoş, efendi olmayan hiç kimse yoktu zaten!

Derinden gidiyor, usul usul, ay benim öyle sesim olacak da, meydanı ben gibilere bırakacağım, peh!

Ama o bırakıyor işte!...

İyi mi yapıyor, kötü mü bilemem! Özgüveni de aslında yerinde, demek ki tarzı o, derinden usul usul…

Yolun aydın olsun!

Dedikodunu yaptık: Tijen dedi ki “Oku bak, yazıları da çok güzel!”


Gülgün Karaoğlu
Ağustos,29/08

 
Toplam blog
: 1269
: 1343
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..