- Kategori
- Güncel
Kabahatin çoğu bizim

Today at 11:17 AM
Akrep gibisin kardeşim
korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.
Serçe gibisin kardeşim,
serçenin telaşı içindesin.
Midye gibisin kardeşim,
midye gibi kapalı, rahat.
Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim.
Bir değil,
beş değil,
yüz milyonlarlasın maalesef.
Koyun gibisin kardeşim,
gocuklu celep kaldırınca sopasını
sürüye katılıverirsin hemen
ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye.
Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani,
hani şu derya içre olup
deryayı bilmiyen balıktan da tuhaf.
Ve bu dünyada, bu zulüm
senin sayende.
Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer
ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak
kabahat senin,
— demeğe de dilim varmıyor ama —
kabahatın çoğu senin, canım kardeşim!
" Tünelden önceki son çıkışa " yaklaştık ya, pek çoğunuzun bildiği Nazım'ın bu meşhur şiiri geldi aklıma.
Üstüne söylenecek söz yok, sadece hatırlatmak istedim.
" Bir tek oyun ne önemi var" deyip de boş vermemek için,
Küçük menfaatlere tav olup,sürüyle salhaneye koşmamak için
Şikayet ettiğimiz, kızdığımız, üzüldüğümüz her ne varsa payımız olduğunu kabul etmek için
Her şeyin birbiriyle ilişkili olduğunu fark etmek için,
Geçmişe borcumuz, çocuklarımızın geleceğinde sorumluluğumuz olduğu için,
Sopanın gocuklu celepin elinde değil, kendi elimizde olduğunu göstermek için
Artık aklıselim olalım canım kardeşim.
Yok başka seçim!