​ Karne notlarının gerçek sahibi / Eğitim / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ocak '08

 
Kategori
Eğitim
 

Karne notlarının gerçek sahibi

Karne notlarının gerçek sahibi
 

Yarın 2007-2008 öğretim yılının son günü. Çocuklarımız karnelerini alacaklar.

Bir çoğu küçükken daha, kendilerine şırıngalanan başarısızlık aşısını, bir ömür boyu bedenlerinde hissederek, belkide bugünümüzü “tuş” a getiren bir gerçeklikte; kıskançlığın, öç almanın, şiddetin ve saygısızlığın temellerini , küçücük bedenlerine ve dahi zihinlerine sokulmanın kısır döngüsünü yaşıyor olacaklardır veya olabilirler.

Hatırlıyorumda; 80-90 lı yıllar arasında öğrenciler; karne kırıkları yüzünden velilerine yalan söylemesinler diye aldıkları notların karnedeki yansımalarının yok edilmesini önlemek için kuvvetli bir şefaf bantla, sadece merkezden atanan koyun gütme becerisine sahip olmayan ileri görüşsüz idarecilerin öngörüsünde, karne notlarınının üzeri bantlanırdı.

Buna rağmen notların üzerindeki bantı dikkatlice kaldırıp notunu değiştiren öğrencilerede bol miktarda rastlanıyordu.

Kendi çocuklarına güvenemeyen, bunun temellerini küçücük yaşta çocuğunda, kendi ezilmişlik hamduygularını yansıtan aileler ve devamındaki çocuğun çevresi, medya, hükümetler ve sistemler yalana yol açacak uygulamalarıyla daha o zamanlarda verdiği kalıplarla bugünümüzün “kurallarına ters düşünüş” şeklini vatandaşlarına aşılamış olduğu gerçeğini görmek bu kadar zormu kalmalıydı.

Blogda yurtdışında yaşayan arkadaşlarım yorumlarına yazabilirlermi? Hangi ülkelerde Temel eğitimde geçme kalma durumu var? Hangi ülkelerde hala bilimsel olması gereken eğitimin “Milli olup olmadığı veya dinsel olup olmadığı ” var?

Daha küçücük yaşlarda başarısızlık ve güvensizlik duygusunu çocuklarına miras bırakan kaçıncı kuşak olacağız?

Öğretmenlerimiz bilmezlermi? sınav çocuğu ölçmek için değil, öğretmenin hangi konuyu ne kadar anlatabilmiş olduğunu ölçmeye yarayan bir araçtır.

Kolaydır bu sistemde çocuğu notla korkutup çalışmasını sağlamak. Beşikten mezara kadar “Korku” yu kullanmak. Bir kez verdinmi kalıbı artık ömür boyu çıkmaz zihinden.

Asıl öğretmenlik, notların geçme kalma sistemini etkilemediği, çocuklara merak duygusunun aşılanarak ve derslerin onların ihtiyacına göre şekillendiği sistemde gösterecektir mesleki formasyon sahiplerinin kutsallığını.

Yarın karne günü. Hep beraber yüklenelim çocuklarımıza. Küçücük bedenlere ve zihinlere bir kez daha başarısızlık preslemeye…

Öğretmenler kurulunda konuşulur artık “Başarıyı nasıl yükseltiriz” sorusunun yarattığı çifte yüzlü sızlanmalara...

Birçok başarısız kabul edilen öğrencide, inadına başarılı olur gerçek hayat sınavında...

Başarıyı artırmak için notu ölçü olarak kulanmamak gerektiği , bir çok öğretmenin aklına dahi gelmez.

Aklına getirenlerinde, sistem böyle demek ve kapatmak kolaycılığı , aslında korkusu saklıdır, küçükken kendisine verilmiş ters kalıplarda.

Düzeltilmesinde ısrar eden öğretmenlerse, yönetim tarafından problem çıkaran öğretmenler sınıfında kırmızı damga ile lekelenir. Aynı patronu tarafından kendisiyle yatmadığı için mimlenip ülkenin başka hiçbir gazinosunda iş bulması engellenen “Starring woman” a benzer, Milli eğitimi eleştiren öğretmenlerin yaşam filmi...

Aynı yaramaz olarak nitelenen öğrencilerin durumu gibidir kısır döngü. Döner dolaşır, öğrenciden öğretmene, öğretmenden öğrencisine. Tabiki topluma.

Ünlü üstad Çetin Altan’ın yıllardır söylediği “Gerçek başarı yalan söylememek düzeyine gelmektir” lafı dam üstünde saksağandır, gerçek yöneticilerin bulunmadığı şark memleketlerinde.

“Hayatta en hakiki mürşit ilimdir” lafıda sahte Atatürk’çülerin ağıznda ulusalcılık çıkarının zembereğidir.

Tepeden zembille inme kutsallığındaki yöneticilerimizdede başarının ölçüsü; üniversite kazanan öğrencilerin sayısı, yöneticinin çevresini kullanma becerisi ve varsa Döner Sermayeden elde ettiği karla doğru orantılı olarak kabul edilir ve ödüllendirilir.

Kimsenin umurunda değildir düşündüğünü söyleyen, yorum yapan, eleştiren, teknolojik yeniliklere açık, ekip halinde çalışmasını bilen öğrenci modeli. Yada devletin kumanda ettiği temel eğitim okullarında.

Önemli olan Milli Eğitimin, Temel Amaçlarının ulusalcı bakışındaki maddeler in varlığını sürdürmesidir.

2007 yılında ne kadarda bayat duruyor.

Yarın karne günü. Çocuklarımıza kızmayalım kırık karne notu yüzünden.

Kendimizi eleştirelim. İsteyelim. Eleştirenleri, yorum yapanları düşünenleri, başarılı kılalım. Yönetici yapalım.

Yunanistan’la yaşam kalitesi açısından neden hala aynı düzeyde olmadığımızın nedenlerini sorgulayalım.
Çocuklarımız için “değmezmi”…

Foto: artelista.com/obra/

 
Toplam blog
: 144
: 899
Kayıt tarihi
: 06.02.07
 
 

Gazete ve kitaplara hep tersten göz atar, daha sonra okumaya başlarım. Bu özelliğim devrik cümlel..