​ Kelimeler ve kelebekler / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Nisan '11

 
Kategori
Deneme
 

Kelimeler ve kelebekler

Kelimeler ve kelebekler
 

"Kelebek etkisini" öğrenelim. (Sabahattin Gencal)


Kelimeler kelebeklere benzer mi ? Benzemez tabii. Bir anda kelimeleri kelebeklere benzettim nedense. 

62- 63 yıl önce yani 5-6 yaşlarındayken kelebeklerin peşinden koşardık. Bazen kelebekleri yakalardık. Nazikçe tutma gayretimize rağmen parmaklarımız kelebek rengine dönüşürdü. Yani kelebek kanadı hasar yemiş olurdu. Sonra acıma hislerimiz kabarır kelebeği hemen bırakıverirdik. Büyüklerimizin “Sakın kelebekleri tutmayın elleriniz yara olur.” Sözleri de etkili olurdu kelebekleri özgür bırakmamıza. Kelebekler özgür, biz özgür. 

 

Papatyaları ezmemeye çalışarak koşup dururduk çimenler üzerinde. Bu koşuşmalarımızı kelebekler yönetirdi sanki. Başka deyişle kelebek dansı yapmazdık. Kelebeklerin yönettiği danstı bizimkisi. Kız arkadaşlarımız şarkı söylerlerdi. Ben o zaman da şarkı markı söyleyemezdim. Ben de içimden söylerdim bir şeyler. İnsanın içinden söylediği, içten söylediği şarkının bestesi ne güzel olur bilseniz. O günleri hatırlayınca hafifliyorum. Rahatlıyorum da. 

Gecenin bu saatinde, klavye başında nasıl olduysa kelebekleri hatırlayıverdim? Doğrusu yazacak bir bir kelime arıyordum. Evet, yanlış yazmadım, bir konu değil bir kelime arıyordum. O kelime üzerinde birkaç satır yazmaya çalışacaktım. Kelimeleri tutuyordum. Kanatları zedeleniyordu. Anlayın işte, anlam kaybına uğruyorlardı. Bu durumlarına yüreğim elvermiyordu. İşte, o anda çocukluğuma gittim. Kelebekleri gördüm; ve de kelimelerin kelebekler gibi olduğunu yazıverdim. Biliyorum bunun bir mantıksal tarafı yok. Kelebeklerin ömrü çok kısa ama kelimelerin öyle mi? 

Kelebeklerden açılmışken kelebek etkisinden de söz edelim. Sahi bu konuda bir fikir yazısı da yazmıştım bir zamanlar. Bir yerde bir kelebek kanat çırptı mı dünyanın öteki ucunda büyük bir rüzgâr oluşabilirmiş. Kelimelerin etkisi de böyle olabilir. Yani burada ‘Anayasa Mahkemesi’ kelimelerini yazıversem, tüm düşünerek okuyanlarda çağrışımlar rüzgârı başlamış olur. Kim bilir Anayasa Mahkemesinin 49. Kuruluş Yıldönümü dolayısıyla düzenlenen töreni de hatırlarsınız. 

Başka kelime bulamadın mı diyeceksiniz. İnanın tuttuğum her kelimenin kanadı zedelendi. Deneyin isterseniz. Seçim deyin, geçim deyin. Ne derseniz deyin gönül rahatlığı ile açıklayamazsınız, anlatamazsınız. 

 

Çocukluğumuzda kelebekler yönetirdi dansımızı; şimdi de kelimeler yönetiyor sıkıntılarımızı. 

Kelebekler öyle pek yükseklerden uçmazlar. Çiçeklerinden ayrılamazlar. Onun için benim benzetmem pek cılız kaldı. Ünlü şairimiz Fazıl Hüsnü Dağlarca “Bir uzaydır düşünce, kelimeler de uzayda yürüyenler…” demiştir. 

Büyük şairlerimizin, düşünürlerimizin kelimeleri uzayda seyirlerine devam ediyorlardır. Bizim kelimelerimizin ömürleri de kelebek ömrü gibi. Ömrünüze bereket. Az kalsın ömrünüze kelebek yazacaktım. Uygun olmaz düşüncesiyle yazmadım. Aslında araştırılırsa böyle çiçekleri, kelebekleri hayal etmenin bile yararlı olduğu görülebilir. İçtenlikle yazıyorum. Bu anda o çocukluk günlerimdeki benim sanki. Trabzon’un bir orman içi köyündeki ben. Kelebeklerin uçuştuğu çimenlerde papatyalar arasında dolaşıyor gibiyim. Bu formumu çok değil 15- 20 dakika koruyabilsem kalkıp kelimelerle dans edebilirim gibime geliyor. 

Dans başlasın. Herkes bir kelime tutsun aklında ve bu kelime üzerinde düşünsün. 

“Bir uzaydır düşünce, kelimeler uzayda yürüyenler.” 

 

Sabahattin Gencal, Başiskele- Kocaeli, 26. 04. 2011 

 

 

 

 
Toplam blog
: 181
: 635
Kayıt tarihi
: 29.03.11
 
 

1943'te Trabzonda doğdu. Erzurum Yavuz Selim İlköğretmen okulunu bitirdikten sonra girdiği Bursa Eğ..