​ Kilidini kıran bir yazının ruh kayması... / Felsefe / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Şubat '08

 
Kategori
Felsefe
 

Kilidini kıran bir yazının ruh kayması...

Kilidini kıran bir yazının ruh kayması...
 

"Hepimiz kilitlerimizi açacak o insanı bekleyen birer -boş ev-iz..."

Film cd'sinin kapağında yazan bu cümle boş bir evde cümlenin içinde kendimi doldurmaya çalıştığımı farkettir di...Sonra farkettim ki yine bütün kelimeler toplaşmış kafamın içindeki düş parkında birdir bir oynuyor... Yoksa kafamı sallamamın nedeni okuduğum cümlenin etkisinde değildi, her hikayenin üzerinden atlayan 'düş çocuk' yere ayaklarını sağlam basıyordu ve kafam bir gidip bir geliyordu medcezir misali...Kafamı kaldırırken sarsılan düşlerim aklımdan ruhumun bahçesine sendeleyip düşünce farkettim ki bugün düşlerle kağıdın görüş günüydü...
Ruhumun koğuşunda sık misafirlikler yaşayan bu gelenek karşıtı haylaz düşler vücudumda ki insana ait olan hücrelerden gün ışığına, sayfanın avlusuna voltaya çıkmak ister gibiydiler...Şimdi sen okuyucu bu tutsak düşlerin harfe ve kelimeye bürünmüş bu sayfanın avlusunda soldan sağa sonra alt satırdan başa gözlerinle voltadasın yazının kurtarmış olduğun tutsaklığında...Ne güzel bu görüş gününde bu ekranın tutsaklığındaki sebebi ziyaretin...

Duygularını ifade etmek için yaratılan yazı eylemi bir utangaçlıktan mı doğmuştur acaba, düşleri terbiye etmek için mühebbet mahkummudur...İnsanın içindeki şüphe denen duygu, bu konuda bir çok delil toplamıştır ama delil yetersizliğinden tahliye edilmiştir her seferinde o uçsuz bucaksız sınırları olmayan ruh kırallığından...Dellilere gelince:

Kaç defa hissettiklerini hissedilen varlığın yüzüne üflemek yerine, içindeki derin bir nefesle sıkıştırdığı duygusunu bir telefon numarasıyla sonlanmış yazıya prangaladığı için mi... Yıllarca cevaplanmamış belki de hiç açılmamış mektupların-neden bana söylemedin" le biten cümlesi yaşamak istediğin hayatın giyotini değilmidir kendi ellerinle ipini çektiğin...Kızderililerin ve eli silahlı kaşiflerin imzaladıkları antlaşmalar tarihin utancı değilmidir, dünyanın kaderini değiştiren...Dünyayı savaşsız yönetemeyenlerin küçük emir kağıtlarının altına attıkları imzalar nasıl bir imtiyaz anlayışıdır...Kaç çocuğun kağıttan uçağını vurmuştur imzanın namlusundan çıkan karar...Bugün okuyucu görüş günümüzde bu boş evdeki tutsaklığımı senin gözlerinde firar ettirirken, yazının keşfinden sonraki utanç hafızamda gezerken, karşılaştığım bir cümlelik yazı delillerimi nasılda zayıflattı ve şartlı tahliye ruhum yine...

"Eğer kendine candan birini arıyorsan, sözün kısası, kendinden daha candan birini bulamazsın..."

İşteokuyucu içindeki boş evin kilidi sensin aslında...
Kendinle doldurman gereken boş odalarda yankılanan...

 
Toplam blog
: 75
: 465
Kayıt tarihi
: 12.11.07
 
 

"Her umut bir olasılıktır" Her sabah evin eşiğinin kenarında duran çiçeğin her sabah orda olma ol..