​ Kimliği Pembe (2. Kısım) / Ben Bildiriyorum / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ocak '07

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
 

Kimliği Pembe (2. Kısım)

Kimliği Pembe (2. Kısım)
 

Zihnimde sorular birbirini kovalıyor…

Ne demek istiyor şimdi bu adam(?)
Önceki fotoğrafıma benziyor da ne demek(?)
Elbette benzeyecek, her ikisi de benim fotoğrafım, birbirine benzeyecek, bana benzeyecek(!).. Başkasına benzeyecek hali yok ya(!) Hem bu, “sen” diline terfi etmek de ne oluyor(?).. Benimki de laf işte, “siz” dilini kullanmayı becerebiliyordu sanki… Anlaşılan onunla aynı dilden konuşmam gerek.. diğerini anlamıyor çünkü…

- Bak bey amca, beni daha fazla oyalamayı bırakın ve işinizi yapın siz!!! Hem de hemen!!!

- Yav.. şey.. Hanfendi, bu fotogıraf nüfus kağıdına yakışıyo mu sence? Sankim düğünde çektirilmiş.

Birden beynimde bir şimşek çaktı, ardından gürleyen kahkahalarla sinirlerim boşaldı…
Zembereği boşalan kahkahalarımın arasında, düşünceler zihnimde uçuşuyor…
Sinir krizi geçirmek bu olsa gerek!!!

Meğer bey amcanın “ uygun deeyiill !! ” deyip durduğu; bir ruj ve rimelden oluşan makyajımla, kulağımda bir çift küpe, boynumda ince bir kolye ve askılı bir bluzla çektirdiğim her iki fotoğraftaki kılık kıyafetimmiş…

“Digerine benziyo” söyleminin satır arasındaki mesaj da buymuş demek… Her iki fotoğrafın da, benzer “uygunsuz..” bir görselliğe sahip olması yani…

Önceki fotoğrafın, asıl kabul görmeme sebebi de bu o halde. Seri numarası falan hikaye…

Biri İstanbul’un Ağustos sıcağında, diğeri Kasım ayının bu pastırma yazında, saçlarım tepemde bir tokayla tutturulmuş, üzerimde askılı bir bluz ve pamuklu kumaştan bir pantolonla dolaştığım bir mevsimde çekilmiş bu iki fotoğraftaki, bu gündelik ve olağan görüntüyü, ancak kafasındaki düğün ortamına oturtabilmiş demek…

Vesikalık fotoğrafta göremediği aşağı bedeni de kendine göre giydirmiş olmalı, en iyi ihtimalle…

Bu "resmen" taciz!...

Nüfus cüzdanıma yapıştırılacak fotoğraftaki giyimim, kuşamım, görünüşüm konusunda, bu zat-ı muhteremin icazetini almam gerekiyor, öyle mi?

Kahkahalarım, gözlerimde biriken ıslak bir öfkeye dönüşüyor… Döküldü dökülecek…
Tam önümde, masanın üstünde duran makası kapıp alıyorum, hışımla.
Gözlerimde biriken öfkeyi; sıkı, sımsıkı, taş gibi bir kartopuna dönüştürüp, yüzüne fırlatıyorum…
Biran gözleri büyüyor. Biraz korku, biraz hayret, en fazla da şaşkınlıkla bana bakıyor.
Elinde tuttuğu fotoğrafımı da çekip alıyorum, kimlik üzerine yapıştıracağı boyutta kesip küçültüyorum, üstten, yanlardan ve de alttan.
Sadece yüzüm ve boynumun bir kısmı görünüyor artık.
Eline tutuşturuyorum fotoğrafımı ve artık hiç de kontrol etmeye çalışmadığım çınlayan bir sesle;

- Bey amca, al bu fotoğrafı hemen oraya yapıştır ve kimliğimi ver bana!!!!!

Başını bir sağa bir sola sallayıp, kendi kendine bir şeyler mırıldanıyor.
Kimlik bilgilerimi yeni bir pembe nüfus cüzdanı kartonu üzerine doldurup üzerine, kesip ufalttığım fotoğrafı yapıştırıyor.
Damgalıyor, PVC kaplama makinesinden geçiriyor, kenarlardaki plastik kalıntılarını kesip düzeltiyor ve masanın üstüne koyuyor.
Eski nüfus cüzdanımı eline alıyor, gözümün önünde kesip imha ediyor.
Muhtardan aldığım değiştirme talep belgesini dosyaya koymak üzere, önünde duran kara kaplı, hantal ve şişkin bir klasörün kapağını açıyor.. biraz ilerde duran delgeçe doğru uzanıyor.. …. ….

Bekliyorum.. öfkem gözlerimde, öfkem burnumda, öfkem dilimin ucunda bekliyorum…
Bekliyorum…
Bekliyorum…

Ve nihayet, üzerinde T.C kimlik numaram yazılı yeni nüfus cüzdanımı bana uzatıyor.
Çekip alıyorum elinden kimliğimi…
Kimliğimi elime alıyorum…
Kimliğim bu işte; bir adet pembe nüfus cüzdanı sahibi… Kadın (!)…

Yeşim Esemen

 
Toplam blog
: 45
: 2228
Kayıt tarihi
: 30.06.06
 
 

"Artık makine ile değil, insanla iletişim kurma" kararımın ardından IT sektöründeki kariyerimi nokta..