​ Komşum ve ördek korosu / Gündelik Yaşam / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Temmuz '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Komşum ve ördek korosu

Komşum ve ördek korosu
 

Komşuluk ilişkileri hep ilginç gelmiştir. Kimiyle düşman gibi selamsız sabahsız, kimiyle en yakın akrabadan bile daha candan yaşarız. Birbirimize saygıda kusur etmemek içinde elimizden gelen çabayı gösteririz. Fakat bu komşular arasında eğreti duran bir tanesi mutlaka vardır. Etrafındakileri önemsemez ve sanki kendi evi dışında başka bir ev yokmuş gibi davranır.

Ne büyük talihsizlik ki benim evimin yanında da böyle bir zihniyetle hareket eden bir komşum var. Önceki evleri, bizimki ile yan yana değildi. Arkasında kalıyordu. O yüzden çok fazla rahatsız olmuyorduk davranışlarından. Ama tüm komşuları rahatsız eden tavırlarını da tasvip etmedik ve gereken uyarılarda bulunduk… Anlayana tabii…

Şimdiki evleri ne yazık ki evimin hemen yanında. Ve aramızda en fazla 3 metrelik bir mesafe var. Belediye seçimleri sırasında kaçak yapılan bir bina ve maalesef ardı arkası kesilmeden çıkarılan imar affı ile ruhsat alabilmiş bir yapı… Yani normalde en az 6 metrelik mesafe olması gereken evler arasında, sadece 3 metrelik bir mesafe var. Yan yana olan evlerin birbirini gören cephelerinde pencere açma dertleri ayrı bir komiktir. Evlerini yaparken diğer ev sahibinin izni olmadan o kısma standartların dışında pencere açamaz. Ama annemin ve babamın iyi bir anına denk gelmiş olmalılar ki bolca pencere koymuşlar bizden tarafa… Hoş pencere öyle sorun yaratacak bir unsur değil benim için. Ama şu zamanlarda yaşadıklarımdan sonra ciddi bir sorun gibi geliyor. Ve izin verdikleri için bizimkilere kızıyorum…

Yaz sıcaklarında bunalan ailem, 3 aylığına yaylaya gider. Zavallı ben, tüm yaz sıcaklarını hamamı aratmayan evimizde tek başıma geçiririm. Bundan birkaç gün önce bu yazın ilk uyutmayan gecesi başlamıştı. Uykuya tam dalamazsınız bu durumda… Yatak sıcak sıcak boğar sizi… Yarı uykulu kalkıp gideceğiniz tek yer buzdolabının önüdür. Soğuk su sizin kurtarıcınız gibi gelir. İşte bende tam bunu yapmak için mutfağa yöneldim… Beni o uykulu halden, korku dolu bakışlara bırakan bir sesle irkildim. Yalnız olduğum için tüm sesler beni bir korku filminin içinde gibi hissettiriyor. Saat gecenin 02:30’nu gösteriyor. Beni deli gibi korkutan sesin o düşüncesiz komşumun 2. kattan attığı çöp dolu poşetten geldiğini anladığımda çıldırdım tabii… Sinirden titriyorum ve sabah olmasını bekliyorum. Karşılaştığım manzara berbat. İkinci kattan atılan poşet yırtılmış ve çöpler etrafa dağılmış. Karpuz kabukları, cam kırıkları iki tarafa da dağılmış. Kızıyorum… Gayet sakin bir tavırlar topluyor dağılan çöpleri ve sesini çıkarmadan gidiyor. Yüzünde “Sen istediğin kadar kız, şikayetlen, ben bunu 5 yıldır yapıyorum. Yapmaya devam edeceğim” der gibi bir bakış fırlatarak gidiyor… Sakin kalmaya çalışıyorum ama nafile…

Bu sabah sevgili komşumun o güzel icraatlarından birini daha öğrendim. Halamlarda yattım bu defa… Yeni evlerine geçmeden önce oturdukları evin bahçesini mükemmel bir kümese çevirmiş. Yani hemen yanı başında halamların evi. Rüzgar estikçe akşam safalarının kokusunu kesen kümes kokusu doluyor odanın içine… Ve sabah gözlerinizi onlara göre güzel bize göre kâbus gibi gelen bir konserle açıyoruz.

Koro giriş yapıyor… “Vaak vak vaaaak”… Sonra soloda kanatları beyaz çizgili ördeğimizi dinliyoruz. Sesi beyinleri tırmalıyor. Ama soloda söylemek için o seçilmiş. Elden bir şey gelmiyor. Başlıyor “Vak vak vaaaaaaaak…. Vak vaaaaaaaaaaak vak”

Sevgili komşumun; bu dünyada sadece kendi yaşıyor gibi davranmasından sonra, korosunu da alıp başka bir dünyaya gitmesini diliyorum. Ve herkese adam akıllı komşular diliyorum…

Sıcaklara ve tehlikeli komşulara dikkat etmenizi öneriyor, sevgilerimi gönderiyorum…

Fotoğraf : www.deviantart.com

 
Toplam blog
: 194
: 1525
Kayıt tarihi
: 04.08.06
 
 

1981 yılında aslında istenmiyor olsam da geç alınan karardan dolayı hayattayım:)) Haritacıyım ve işi..