- Kategori
- Genel Sağlık
Konfüzyonizm, kafa karışıklığı

Kafası en çok karışık siyasetçi
İnsan ait duygu çeşitleri; Acıma, Aidiyet, Aldırmazlık, Anksiyete, Annelik, Arzu, Aşağılama, Aşk, Azap, Beklenti, Bıkkınlık, Boşluk, Böbürlenme, Coşkunluk, Dehşet, Dikkat, Dinginlik, Duyarsızlık, Düşmanlık, Empati kurmak, Fanatiklik, Ferahlama, Gıpta, Gurur, Gücenme, Halinden memnunluk, Hayal kırıklığı, Hayret, Heves, Hışım, Histeri, Hoşnutluk, Hoşnutsuzluk, Huzur, Istırap, İçerleme, İçine doğma, İlgi duyma, İlham, Kabullenme, Kafa karışıklığı, Fobi, Kınama, Kızgınlık, Mahcubiyet, Merak, Merhamet, Minnet, Mutluluk, Nezaket, Özlem, Pişmanlık, Rahatlık, Rahatsızlık, Sabır, Sahiplenme, Sempati, Sevinç, Sıkıntı, Suçluluk, Sükûnet, Şaşkınlık, Şehvet, Şefkat, Şiddet, Umut, Umutsuzluk, Utanç, Utangaçlık, Üzüntü, Vahşet, Yalnızlık olup; bunlar için duygulanımlar Korku, Öfori, Panik, Vecd, Ruh hali; Başkasının zararına sevinme, Can sıkıntısı, Gipotimii, Hipertimi, İğrenme, Kafaya takma, Kendine acıma, Nefret, Kıskançlık, Şüphe, Psikolojik durumlar ise Küçümseme, Melankoli, Vicdan azabıdır.
Kafa karışıklığı, mantıklı ve tutarlı bir düşünce ve eylem akışı sürdürme yetersizliği olup, hepimiz, geçici kafa karışıklığı dönemleri yaşabiliriz. Bu süreç birkaç saat ya da daha fazla sürmesi halinde, anormal bir durum oluşur. Bilinç kaybı (delirium) bir tür kafa karışıklığı durumu olup, ajitasyon, nabız artışı, terleme, gözbebeklerinde büyüme, titreme ve bazen halüsinasyon eşliğinde görülür. Mental fonksiyondaki bu değişiklikler, yüzeysel olarak bunamadakilere benzer.
Ama iki önemli fark vardır: Atakların hızı ve bilinç, şuur düzeyi. Bilinç kaybı tıbbi aciliyet gerektirir. Genellikle, enfeksiyon, kalp krizi, kalp yetmezliği, böbrek hastalığı, karaciğer yetmezliği, kontrol edilmeyen şeker hastalığı ya da alkol veya diğer tür madde kullanımında aşırı doz gibi akut, özellikle narin yaşlı kişilerde yaşamı tehdit eden bir hastalığın sinyalidir. Yaşlı kişiler özellikle ameliyat sonrasında bilinç kaybına karşı hassastırlar. Pek çok ilaç (reçete gerektirmeyen ilaçlar dahil) yaşlılarda bilinç kaybına neden olabilir.
Ufak tefek kafa karışıklıklarına üzülmemeli, böyle durumlarda paniğe kapılmamak gerekir. İlerleyici bellek kaybı hali olan “bunama”, yaşlılarda daha sık görülen bir problemdir. Belleğin yaş ilerledikçe zayıflaması ise aslında beklenen bir sonuçtur. Her organ gibi beynin de fonksiyonlarında zamanla bazı kayıplar olabilir. Bellek de beynin en önemli fonksiyonlarından biri olduğundan, beyin yaşlandıkça bellek gücü azaltmaktadır.
Kafa karışıklığı hiç de hafife alınmaması gereken psikiyatrik bir sorundur. Terapiye ya da ilaç tedavisine ihtiyaç duyulabilir. Şu belirtileri görüyorsanız sizin de kafanız karışık ve hemen en yakındaki hekime başvurmanız gerekmektedir.
1-Yapmanız gereken işleri bir türlü düzene sokamıyorsanız. Sürekli bir şeyleri unutuyorsanız, Bir şeyi yapmak üzere bir yere yönelmişseniz, amacınızın ne olduğunu unutuyorsanız, sürekli kafanızda bir şeyleri unutmuş olduğunuz hissiyle dolaşırsınız. Sürekli kafanızda ne olduğunu hatırlayamadığınız bir “yapılacaklar” birikintisi taşırsınız. Bu birikinti, kara bir sis katmanıdır sanki, kafanızın berrak, sakince çalışmasını engeller. Parlak fikirler bir kıvılcım gibi çakar, bulutların arasından güneş gözükür, sonra sis ışığı kuşatır, ışık birikintiye karışır. Hatırlamak, düzenlemek istersiniz, hani dilinizin ucuna gelen bir kelime gibi, panik olursunuz. İşler asla bitmez. Siz de sürekli toparlanamamış işlerin, verilmemiş kararların pişmanlığını taşırsınız.
2-Gittiğiniz bir film, okuduğunuz bir kitap, şahit olduğunuz bir olay ya da tecrübe ettiğiniz bir olay kafanızın karışmasına neden olabilir. Hayatınızın “anlam”ını ya da anlamsızlığını ve amaçlarınızı ve mutlu olduğunuz ve kafaya taktığınız şeyleri ve içinde yaşadığınız sistemi sorgulamaya başlıyorsanız. Makine tekler. Bu yeni durumunuzda nasıl daha önce “bunları fark etmeden” yaşadığınızı sorar, hayatına her zamanki gibi devam edenlere acırsınız. Onlar uyumaktadırlar, sizinki bir uyanıştır. Bu sorgulama sırasında her şey kesinliğini ve önemini kaybeder. Daha önceki amaçlarınıza hiç uymayan yeni şeyler sizin için önemli olmaya başlar. Dolayısıyla daha önce başladığınız projeler, harcadığınız çaba anlamını yitirir ve bir adım daha atmayı canınız istemez.
3-Ben bir şeylerin olmasını beklediğim zaman, örneğin bir sınavın sonucunu beklerken, başka bir şeye çalışamam, kafamı veremem doğru düzgün sanki beklediğim şey kötü sonuçlanırsa, diğer çalışmaların hiç bir anlamı kalmayacakmış gibi gelir. Bir şeylerin olmasını, birilerinin bir şeyler yapmasını bekliyor, hayatınızın kontrolünü o insanlara bırakıyor olmanız ve sürüncemede kalması hayatınızın “stand by”a almanıza neden oluyor, kafa karışıklığı doğuruyor. Boş boş gözlerle etrafa dalıyor sonra, hiç bir şey düşünemiyorsunuz.
Önemli bir nokta ise: Her kafa karışıklığını da bunama sanmamak, ufak tefek kafa karışıklıklarına üzülmemek, böyle durumlarda paniğe kapılmamak gerekir. Kafa karışıklığı ile bunama arasındaki temel farklar ise şunlar: Kafa karışıklığı kısa süreli ve geçici bir durumken, bunama aylarca, hatta yıllarca ısrarla ilerleyen, ilerlemesi giderek belirginleşen ve birden bire değil yavaş yavaş kendini hissettiren bir süreçtir. Kafa karışıklığı olarak tanımladığımız geçici bilinç kayıplarında şuur da kısa bir süre gidip gelebilir, yani tam bir bilinç kaybı durumu yaşanabilirken bunama süreci şuuru pek etkilemez. Kafa karışıklığı bir veya birkaç kez ya da nedenle ilişkili olarak ataklar halinde ve düzensiz bir seyir gösterir. Bunamadaysa atak şeklinde bilinç kayıpları pek görülmez, ataklara yol açacak neden ise öyle kolay kolay belirlenemez. En önemli fark da şudur: Kafa karışıklığı genellikle geri döndürülebilen bir durumken, bunama geri döndürülemez ve ilerleyici bir süreçtir.
Kafa karışıklılığı birçok durumda ortaya çıkabilir. Örneğin; insanların kafasında oluşan birden fazla soruya yanıt verememesi ve çıkmazda olduğu hissine kapılma duygusu olarak da karşımıza çıkabilir. İnsanın birden fazla tercihinin olması ama bunlara karar verememesi duygusu olarak ya da insan kafasının çok yoğun olması ve herhangi bir olaya yönlenememesi ve bunun sonucunda karmaşıklık olması da olabilir. Ancak bu duygu karar verememe ve konsantre olamama gibi durumlarla karıştırılmamalıdır.
Kafa karışıklığı ve bilinç kaybının semptomları, genellikle, birkaç gün veya birkaç saatlik bir süre içinde yani çabuk gelişir. Şuur bulanık olabilir ve kişi uykulu ya da alarm halinde olabilir. Vesveseli ve huzursuz olma, ajitasyon ve heyecan, korku ve şüphecilik, titreme, idrar tutamama, halüsinasyonlar, ve tutarsız konuşmadır. Asıl normal dişilik, bir konu ya da göreve odaklanılamamasıdır. Bunun yanında, kişi kolaylıkla uykulu olabilir veya uyandırılma zorluğu yaşar.
Tedavi Seçenekleri; Doktor bir fiziksel muayene yapacak ve yakın bir arkadaş ya da akraba tarafından cevaplandırılması gerekebilecek sorular soracaktır. Sorunun altında yatan her türlü tıbbi durum tedavi edilmelidir. Eğer ajitasyon şiddetli ise, tedavi etkisini gösterene kadar kişiyi sakinleştirmek için anksiyeteye karşı kullanılan ilaçlar verilebilir. Alternatif olarak, kafa karışıklığı ve ajitasyon durumları ile ilgilenmede, aynı sorunu yaşamayan destekleyici bir akraba ya da arkadaşın mevcudiyeti oldukça yardımcı olacaktır.
“Acaba iyi bir şey olacak mı? Hayır, dedim kendime. İyi şeyler birdenbire olur, bu kadar bekletmez insanı. Sürüncemede kalan heyecanlardan ancak kötü şeyler çıkar. Ya da hiçbir şey çıkmaz.”Oğuz Atay, Korkuyu Beklerken
Bugünlerde Televizyon izlerken, siyasetçilerin ajitisyon durumları ile diğer özellikleri bana konfüzyonizm (Kafa karışıklığı) hastalığına kapıldıkları izlenimi vermektedir.
Nizamettin BİBER