​ Koyu bir Galatasaraylı'nın ağzından ; "Fenerbahçeli olmak" / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Nisan '09

 
Kategori
Futbol
 

Koyu bir Galatasaraylı'nın ağzından ; "Fenerbahçeli olmak"

Koyu bir Galatasaraylı'nın ağzından ; "Fenerbahçeli olmak"
 

Türkiye’nin en büyük kulüplerinden birine sevdalı olmaktır Fenerbahçeli olmak.


Türkiye’nin en büyük kulüplerinden birine sevdalı olmaktır Fenerbahçeli olmak.

O yendiğinde sevinçten, kaybettiğinde üzüntüden uyuyamamaktır. Onu sevmek bir kızı sevmeye benzemez, çünkü her hafta aynı saatte, ne olursa olsun o ekilmez. O belki bazen insanı üzer ama hiçbir zaman adamı yalnız bırakmaz. Hep söylediği yerdedir. Sevilmeyi ister .Alkışlanmayı. Saygı görmeyi. Rakibinden de taraftarından da.

Hemen itiraf edeyim bu düşüncelerim yıllar öncesinde çok daha kuvvetliyken şimdilerde daha zayıf. Ben bir rakibi (kimilerine göre düşmanı) olarak bu saygıyı kaybettiğime inanıyorum. Farklı mağlup olduğumuz bi kasım akşamından, birkaç sene önce. Bologna-Galatasaray maçında İtalyan ekibi adına atılan golde koyu Fenerbahçeli olduğunu bildiklerimin sevinçlerinde bıraktım sanırım bu saygıyı. Sonraki maçlarda yapılan benzer hareketlerde. Mtk’ya yenilen takıma en çok üzülenlerden biriydim. Feyenoord’a yenilirken evde mutluluk içinde gezmiyordum.Üzülüyordum, ülke adına kaybedilen puanlara, bir “gavur” takımına benim bir takımımın yenilmesi gurur vermiyordu.

Ama sanırım işler değişti. Kimileri tarafından giderek tırmandırılmaya çalışılan takımların rekabeti buralara kadar dayandı. Öyle ki artık bir Fenerbahçeli Galatasaray’ın Chelsea’den fark yemesinden gurur duyarken, Uefa kupasını kazanmasını tesadüf olarak nitelendirebilecek kadar acımasız, kayıtsız ve belki de biraz kızgın. Aynı şekilde bir Galatasaraylı da benzer davranıyor. Mesela ben de Fenerbahçe’nin Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek final oynamasından zerre kadar haz duyamıyorum artık.

Oysa böyle miydi bizim (hatta bizden önceki nesillerin anlattığı) bildiğimiz rekabetler? Yıllar önce birbirlerinin eksik malzemelerini tamamlayan, kulüp doktorları iki takımın oyuncularını da tedavi etmeye çalışan takımlarımız? Futbolcular birbirlerine faul yapınca hakem kandırmaca değil de ekmek parasıyla oynadık korkusuna birbirlerinden özür dilerdi.

Geçmişe değil daha yakınlara dönelim. Uefa’yı, Süper Kupa’yı aldığımızda da birçok kişiyle birlikte sevinmiştik sokaklarda. Hem Galatasaray, hem Fenerbahçe, hem Beşiktaş taraftarı bir ülkenin sevinci olarak bakmıştık olaya. Sonradan karalasak da. Tesadüf, eski futbol mantalitesi, kolay rakipler, hakemler desek de. O zamanlar Türk takımlarına karşı yapılan ırkçı yönetimleri gözümüzün içine sokmalarına rağmen.

Bugün de durum pek farklı sayılmaz. Açın Fenerbahçe’nin en çok tıklanan http://www.fenerbahce.com/ sitesini ve başlıklara birkaç dakika göz atın. Olayın boyutlarını anlamanız pek uzun sürmeyecektir zaten. Sanki Türkiye’nin en köklü takımlarından ikisi karşılaşmıyor da mahalle maçı yapılacak haftaya. Bu sanki bir takımın internet sitesi değil de iş yerinde birbiriyle şakalaşan iki arkadaşın muhabbetleri gibime geliyor. ”Ağlama, Geliyoruz” ne demektir? Yengeç istilası başlığı altında yazılan yazı ve çakma film afişinin içerdiği nitelikler bir küfrün maskelenmiş halinden başka bir şey olmasa gerek değil mi? Hani derler ya, ”bi yerinden bir şey yapacağım” aynı masal aynı hikaye. Aynı şeye kimi zamanlar Galatasaray’ın sitesinde de rastlıyoruz. Yorumcuların yaptıklarına bakın, herkes birbirine hakem sayesinde kazandığını ima etmiyor artık açıkça söylüyor. Hatta kavga ediyorlar. Özhan Canaydın bir ara ısındırmaya çalışmıştı ortalığı ama o da affedersiniz aptal muamelesi, ezik başkan muamelesi gördü her tarafta.

Yüksek noktalarda bulunan kişilerin bile böyle davrandığı bir ortamda hiç kimse taraftarlardan birbirine çiçek atmasını, küfürlü tezahürat etmemesini beklemesin bence. Bu derbi de olaysız geçmez merak etmeyin. Çünkü saygının olmadığı yerde her türlü pislik mübah olacaktır.

Ama unutmayalım, bu ülkenin takımları birbirleriyle savaşsın diye kurulmadı. Ali Sami Yen’ler İslam Çupi’ler, Süleyman Seba’lar ve diğer büyük kişiler dostluk ve rekabeti birbirinden ayırmayı bilen kişiler olarak tarihe geçirdiler bu takımları. Maçı kazandığında ayıp olmasın diye fazla fazla sevinmemekti Fenerli, Beşiktaşlı, Galatasaraylı olmak. Fenerbehçeye f5, Galatasaray’a 6s, cincon demek değil.

Bu ortamda küfür de olacak, küfür sonrasında ceza da. Olan yine dostluklara, emeklere olacak.Yine de bir önerim var. Federasyon küfreden takımlara değil de önce bu çok ama boş konuşan adamlara, bu haberleri yaratan internet sitelerine ve gazetecilere kessin cezaları. Belki o zaman bir holigan gibi yaklaşmayız birbirimize.

Sadece kendi sevdiğimize değil, başkalarının sevdiklerine de saygıyla yaklaşmayı öğrenmemiz dileğiyle. Saygılar.

 
Toplam blog
: 63
: 1414
Kayıt tarihi
: 14.08.08
 
 

Hayat hikayemi fazla uzatmayacağım, çünkü hepimiz bir şekilde yolumuza kavuşuyoruz. Okuyan bir an..