Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Şubat '15

 
Kategori
Gündelik Yaşam
 

Küba'da Atatürk'e bir buket çiçek!

Gazetelerde cumhurbaşkanının gezisiyle ilgili haberler, fotoğraflar gırla gidiyor; içlerinden birine takıldım kaldım.

Küba'nın başkenti Havana'da bulunan "tek yabancı devlet adamı büstü" olan zatı ziyaret etmiş, çiçek bırakmış büstün önüne...

Büstün üzerinde "Türkiye Cumhuriyeti kurucusu Mustafa Kemal Atatürk" ve Türkçe-İspanyolca olarak "Yurtta sulh cihanda sulh" yazıyor...

Fena takıldım o kare fotoğrafa ve habere...

On iki yıldır iktidarda olan partinin liderinden asla ve asla bir arada duymadığım bir isimdir Mustafa Kemal Atatürk!

Ya Gazi Mustafa Kemal der, ya da iki ayyaştan biri...

Mustafa Kemal Atatürk'ün ziyaret edilmesini gerektiren durumlarda genelde hastalanırlar!

Bakınız 29 Ekim etkinlikleri, 30 Ağustos, 19 Mayıs falan...

Hatta 19 Mayıs'ta gençler gereksiz yere yorulmasın, 23 Nisan'da çocuklar aman üşütmesin gibi gerekçelerle kutlamalar da sınırlandırılmıştır. (Hasta olunmasın yeter ki!) Yersen...

Cumhurbaşkanımız çiçek bırakmış ya Mustafa Kemal Atatürk'ün büstüne, o çiçek bırakılsın diye izin alınmış mıdır acaba yetkililerden?

Zira, biz kendi ülkemizde Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün büstüne gerekli mercilerden izin almadan çiçek bırakamıyoruz. Yasak!..

Sahi, içiniz cız etmiyor mu?

Bu ne perhiz, ne lahana turşusu diye isyan edesiniz tutmuyor mu?

******

Hakan Fidan konusu gündemdeki "Başkanlık" konusuna burun farkı ile galip geldi!

Valla, pek anlamadığım alengirli işler bunlar; zaten satranç oynamayı da beceremem; yok o piyonları sür, şaşırtmak için fili ortaya at falan...

İlle de bir fikir beyan etmek gerekirse; MİT'in başındaki adamla milletvekilliği dokunulmazlığı arasındaki güncel anayasal farkı sorgularım!

******

Daha yazacaklarım vardı ancak sizlerin okuduğu şu satırları yazana kadar anam ağladı!

Sistem problemi midir, nedir anlayamadığım bir şeyler var: Yazıyorum, yok oluyor! Tekrar yazıyorum, inat bu ya, yine yok oluyor!

Ben yazıyorum, yok oluyor...

İnsan aynı şeyleri aynı duygu, düşünce içindeyken bir-iki yazar; sonrası bıkar!

Öyle oldu; neler yazmıştım, tekrarı belki bir başka sefere...

Sürekli tekrar etmekten usanmayanlar ezbercilerdir diye bitireyim; zira onların kendilerine özgü düşünceleri olmadığından anlaşılmamak gibi bir kaygıları da olmaz!

Utanmazlıkları, aymazlıkları da bu yüzdendir zati!

Mail: gülgün_2006@hotmail.com

 

 

 
Toplam blog
: 1269
: 1343
Kayıt tarihi
: 18.09.07
 
 

İzmir, 1963 doğumluyum. Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce bölümü mezunuyum ve özel bir şirkette ..