- Kategori
- Küresel Isınma
Küresel ısınmadan mantarlarda mı etkilendi?

Bu aylarda pazarda kanlıca mantarı, civci bacağı, sığır dili, karaoğlan mantarı, kara mantar. Gürgen mantarı, içi kızıl daha adını hatırlamadığım bir sürü mantar çeşiti satılırdı. Kadın erkek demeden sepetler, örgü küfeler dolusu pazara gelirdi. Mantarın besin değeri hiç yok ama damak tadı çoktur. Biz bile çam ağaçlarının diplerinde ve çevresinde yetişen kanlıca mantarını toplardık. Yemesinden daha çok toplaması zevklidir. Otların, dikenlerin arasından bir tane bulsanız arkası gelecekmiş gibi, ellerinize dikende batsa umursamazsınız bile.
Doktor arkadaşımdan aldığım bilgi beni şaşırttı. Her zaman pazardan aldığımız veya bildiğimiz mantar olarak topladığımız kanlıca mantarı bile değişik evrelere uğrarmış. Sonucu zehirlemeye ve ölüme kadar ulaşırmış. Aynı yerde yetişen mantar her yıl değişik toksinler üretebilirmiş. Bu yaşa kadar yedim ama bana bir şey olmadı diye düşündüm. Ama ya olursa demekten de kendimi alamadım.
Yine de o damak tadından uzak kalamıyorum. Aslında ortada büyük sorun var. Yağmur yağmıyor. Toprak nemli olmayınca her yıl bu ayda oluşan mantarlarda çıkamıyor demektir. Kuraklık nedeniyle tabiatın dengesi değişiyor ama mantarların neslide mi tükenecek? Galiba durum bunu gösteriyor. Biz mantar toplayarak, yiyerek büyüdük. Kendimize mantar toplamayı bir eğlence olarak gördük. Bizden sonraki nesiller galiba bu zevki tadamayacaklar.
Topladığımız mantarları taştan bir ocak yakıp yada evde ekmek yaparak tüketmek çok zevkliydi. Ankarada da kültür mantarı var ama doğal ortamda yetişmediği için tadı yok. Her zaman derim ya mantarını bile özledim İnebolum.