​ Kurt adamlık ve vampirlik sektörü 2 / Deneme / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Mart '12

 
Kategori
Deneme
 

Kurt adamlık ve vampirlik sektörü 2

Kurt adamlık ve vampirlik sektörü 2
 

Kurumsal vampirlik sektörü

Bu yazının başını okumak için BURAYA TIKLAYIN

Bu sektörü ziyadesiyle kobi olarak tanıyoruz. Onlar kimi zaman mahallemizdeki bakkal amca oldu, kimi zaman kapımıza gelen sütçü, kimi zaman beyaz eşya ve mobilya satın almaya çalıştığımız esnaf dükkanları oldular.

Bu bahsi geçen vampirler, vampir mitlerine göre safkan olmayan vampirlerdir. Ellerine geçen olanaklarla mahalli kanlar emmeye odaklanmışlardır. Örneğin mahallelerindeki insanlara içerisine su katılmış sütü saf süt fiyatından satan sütçü, 800 TL'ye kendisine gelen koltuk takımını 2500 TLden aşağıya satmayan mobilyacılar, 3800 TL değerindeki beyaz eşya setini 5800 TLye satmaya çalışan esnaflar bu safkan olmayan vampirleri temsil etmektedirler.

Bu vampirleri insan olan esnaf ve tüccarlardan ayıran en önemli özellik, vampirlerin zor durumda kalan veya piyasa fiyatlarını bilmeyen müşterisine "Allahın salağı !" diyerek normalin iki, üç hatta dört katı fiyat söylemekte ve bu parayı emmek istemeleridir.

Bu vampirlerin doğrudan satanist olan bir tehlikeli türü daha var ki onlar, kendi türleri için bile son derece tehlikeli mahluklardır. Bu tür ise kiremit tozundan pul biber imalatı, ayakkabı boyasıyla bozuk zeytin boyama, küflü peyniri eritip tekrar kalıba sokup satma gibi insanlık dışı yeteneklere sahiptirler ve onlar için insanların kanını emmek de canını almak ya da onları sakat bırakmak da çok önemli değildir. Onlar malesef kadim vampir ırkından olan canlılar olduklarından bu dünyada genelde onlara ölüm yoktur. Ancak yine de tam anlamıyla ölümsüz sayılmazlar.

Çeşitli mistik rivayetlerde bu canlıların ölmeden önce yüzlerinde nahoş bir ifade görüldüğü iddia edilmektedir. Görgü tanıklarının aktardığı bu durumun bu canlıların dünyada yedikleri nanelerle alakalı olup olmadığıyla ilgili ise kesin bir bilgiye ulaşılabilmiş değildir.

Gelmiş geçmiş vampirlerin en tehlikelisi ve en vahşileri bu topraklara dış ülkelerden gelip yerleşen ancak sonra Anadolu iklimine ayak uyduran bir ırktır. Onlar kurumsal vampirlerdir. Bu vampir türü ise öyle azıcık kanla tatmin olmamaktadırlar. İhtiyacı olandan daha fazla kan emerek adeta depolamayı severler. Öldürülen her vampirin yerine de daha güçlüsü ve tehlikelisi geldiğinden ölümsüz, acımasız ve çok insafsızdırlar. Onlar kurumsal vampirlerdir.

Kurumsal vampirler üçe ayrılmaktadırlar. Birinci ırk bankalardır. Bankalar verdikleri en ufak krediden en yüksek krediye kadar %100 faiz bindirerek adeta vakumlarcasına tüm kanınızı sömürürler. Siz bitkin düşüp ölseniz de cesedinizin kanını emmeye devam ederler.

Bu vampirler öylesine doyumsuz bir açlıkla dünyaya gelmektedirler ki verdikleri kredilerden aldıkları fahiş faizler yetmediği gibi kredi ve banka kartlarından tüm yasalara aykırı olmasına rağmen size sormadan kullanım ücreti kesmekten çekinmezler. Her an açlık duygusu içindedirler.

Türk kanı emmek onlar için ayrı bir zevktir. Hukuki olarak en savunmasız milletlerden birisi olduğumuz ve nedense bir türlü de vatandaşın yanında bir hukuk sistemimiz olmadığından bu vampirler yasalardaki bu boşluklara yuva yapar ve orada yaşarlar.

Bu doyumsuzluklarının son örneği ise dünyada eşi benzeri olmayan bir vahşettir; internet şubesinden işlem ücreti kesmek... Bankalar şu an buradan da yeni bir kan emme çabası içerisine girmiş bulunuyorlar ve bunu da başaracak gibiler.

İkinci ırk ise cep telefonu operatörleridir. Bu operatörlerin hemen hepsi size bir tarife sunmakta ancak gerek tarife ücretlerinin zırt pırt artırılması, gerek sabit ücret adı altında kullanmadığınız telefon parasının size kaktırılması ve gerekse neüdüğü belirsiz bir ton ücretin faturanızla birlikte size saplanması sonucunda akan kandan beslenirler.

Ayrıca bu operatörler zaman içerisinde takip etmediğiniz faturalara da çeşitli ek ücretler koymakta ve sinsice kanınızı emmektedirler. Bir saniye açıp kapattığınız telefondan bir dakika ücreti kesmek gibi şeytani metotlarla 500 dk sınırlı tarifenizi kısa sürede aşmanız sağlanmakta ve böylece bu canlılar için muhteşem bir beslenme ortamı doğmaktadır.

Son ırk ise internet servis sağlayıcılarıdır. Bu ırkın babasını hepimiz biliyoruz. Pek çok vampir kendince piyasadaki taze kandan pay istese de bu ırkın tekel haline gelen babası müthiş fahiş fiyattan sunduğu internet, zırt pırt zam yapması ile yüksek dozda kan emmesiyle isim yapmıştır.

Ayrıca bu ırk internetin kullanılmasında yepyeni bir kan emme metodu daha geliştirmiştir. Kullanmadığınız telefonun ücretini size ittirmektedirler. Bu kullanmadığınız telefonun ücretini ödediğiniz yetmezmiş gibi buna da zırt pırt zam da yapmaktadırlar. Ayrıca eğer telefonsuz internet kullanmak isterseniz de bu sefer ödediğiniz telefon ücretine eş oranda olan bir "telefonsuz internet kullanım ücreti" diye doğrudan kanı tüm damarlardan emen bir metoduna başvurmaktadırlar.

Velhasıl, piyasada emilmedik kan bırakmamaya and içmiş bir dolu vampir bulunmaktadır. Mahallemizde her gün kanımızı emen bu vampirler yetmezmiş gibi ülke çapında tüm insanlığın kanını emmeye and içmiş kurumsal vampirler de bulunmaktadır. Bunlar son derece tehlikelidirler. Sizin çağımızın ihtiyacı olarak gördüğünüz hizmetler onlar için yalnızca birer kan emme aracıdır.

Yüce rabbim tüm insanlığı bu vampirlerden korusun diyorum. İnşallah bir gün hakkımızı savunan yasalarımız olur ve her daim kanı emilen vatandaşımız da bir an olsun huzur bulur.

Yüzyıllardır her fırsatçı tarafından kanı emilen Türk milletinin niçin bu kadar çekici bir kanı olduğu çok araştırmaya konu olmuştur. Yapılan araştırmalar Türk milletinin kanının besleyici değerinin yüksek, bol, hazmı kolay ve taşıyıcısı tarafından emen kişiye sorun yaratmaması bakımından da çok ekonomik olması dolayısıyla tüm vampirleri kendisine çekmektedir.

Birgün inşallah cesur bir vampir avcısı bu Allah kitap tanımaz mahlukları imana getirerek tekrar insan olmayı öğretir diye bir umut her daim beslemekteyiz. Halkımızın yıllardır binlerce vampir saldırısına uğramasına rağmen hala yıkılmayıp ayakta kalmasının nedeni ise içlerinde besledikleri bu saf ve bir o kadar da ümitsiz bekleyiştir. Sürekli Allah'a dua eden Türkler, içlerindeki inançla vampirlere direnmekte, ancak ne galip gelebilmekte, ne de düşüp ölmektedirler. Bu kısır döngü yüzyıla yakın süredir Anadolu'da bu şekilde devam etmektedir. Biz de bir gün bizi kuraracak olan Van Helsing'imizi bekliyoruz, elbet bir gün buluruz...

 

 

 
Toplam blog
: 352
: 2915
Kayıt tarihi
: 05.06.10
 
 

Jack Amca, düşünsel dünyasındaki gelişmeleri dışa vurmak niyetiyle başladığı yazı yazma sevdasına..