Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Mayıs '13

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
532
 

Kürt sorunu, Gezi Parkı ve empati

Kürt sorunu, Gezi Parkı ve empati
 

Pasif Direniş


Başlığı okuduğunuzda “Ne ilgisi var?” diyebilirsiniz…

Ancak çok ilgisi var…

Kürt sorunu tartışılırken yıllarca hep şiddet boyutu eleştirildi…

Taş atan çocuklar ekranlara yansıdı, polisle çatışan göstericiler ekranlardan hiç eksik olmadı…

Kürtlerin çoğunluğunun devlete duyduğu öfke, şiddet olarak kendini gösterdi….

Hatta ve hatta kanlı bir terör örgütü bu öfkenin sonucu olarak doğdu…

PKK’lıların verdikleri röportajlarda dağa çıkış sebeplerinin devlete duydukları öfke olduğunu söylemeleri bunun en büyük kanıtıydı…

Çünkü kimisinin babası evden alınmış ve bir daha getirilmemiş, kimisinin kardeşi işkencede öldürülmüştü…

Yıllarca bu nefret süregeldi… Bu atmosfer içinde bir terör örgütü bile, neredeyse devletin desteğiyle Kürtler arasında sempati sağladı… Devletin desteğiyle derken; devlet baskı uyguladıkça, devlet sindirdikçe, şiddet kullandıkça Kürt muhalefeti güçlendi, PKK’ya sempati duymaya başladı…

Tüm bunlarken yaşanırken empatiden yoksun Türk halkı yıllarca açığa çıkan bu şiddet dürtüsünün nedenlerini araştırmak yerine hep suçladı..

Kürtlerin devletle zaten kopmak üzere olan gönül bağları ise gün geçtikçe yıprandı…

Buraya kadar anlatılanlar duyulmadık şeyler olmamakla birlikte, beni bazı düşüncelere sevk etti…

Günlerdir gezi parkında devletin uyguladığı sistematik şiddet ve baskı, Kürtlerin yıllar içinde devletten neden bu kadar nefret ettiğini anlamama bir kez daha vesile oldu…

Çünkü devlet öldürdükçe onlar kızdı…

Devlet katlettikçe dağa çıkan gençler arttı…

Faili meçhuller oldukça taş atan nesiller yetişti…

Devlet tehdit ettikçe, onlar yüreklendi…

Binlerce gencin kanı inat ve baskı uğruna aktı…

Ve sonuç olarak Türk Devleti belki farkında olarak belki de farkında olmadan KENDİ AYAĞINA SIKTI…

İşte son günlerde benim hissettiklerim de aynen böyle…

Polis gaz sıktıkça kızgınlığım artıyor…

Çadırlar yakıldıkça gezi parkı nöbetine verdiğim destek güçleniyor…Ve hiçbir menfaati olmadığı halde İstanbul için fedakârlık yapan kitleler şiddet gördükçe devlete olan öfkem hayatımda hiç olmadığı kadar şiddetleniyor…

Ve bence kısa vadede olmasa da rüzgâr bizden yana… Çünkü toplumsal muhalefet son zamanlarda hiç olmadığı kadar canlanıyor…

Yani… DEVLET YİNE KENDİ AYAĞINA SIKIYOR…

Gezi Parkı için mücadele eden herkese selamlarla…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Türkiye Cumhuriyeti devletinin yardımları, destekleri ve imkanları ile siyasetci,bilim adamı,sanatcı ve aydın olan Kürtlerin sayısı, devlete talip olmuş iktidarların yanlışlarından ezilip isyan eden eli silahlılardan fazladır. Devlet ile iktidarı karıştırmayalım. T.C de büyümüş aydın Sırrı Süreyyaları, kader kurbanı şiddet eğilimlisi apolor ile bir tutmayalım. Daha aydın bir Türkiye diliyerek saygılar sunarım.

Süleyman Akyürek 
 01.06.2013 13:25
Cevap :
Eleştiriniz için teşekkür ederim. Sadece sorumsuz hükümetlerin yönetimi altındaki Türkiye'de geçmişte Kürtlere çektirilen sıkıntıları anlattım. Herkesi zan altında bırakmakı gibi bir niyetim yok.  05.06.2013 15:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 7
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 317
Kayıt tarihi
: 16.07.12
 
 

Gazete demek haber demekti, haber demek halk demekti ve halk demek de halka en iyi haberi vermek ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster