- Kategori
- Şiir
Lades kemiği

Çaresizliğin göğsünde yaşıyorsun
Solunda ceviz büyüklüğünde kurşun izi
Çaresizliğin omurgasında kaybediyorsun
Menekşe kokan vicdanını, merhametini
Çaresizliğin kaburgasında gençleşiyorsun
Demir bilyeler sıkışmış kemiklerine
Çaresizliğin yüreğinde can veriyorsun
Azrail yüreğini almış, açılıyor kanında bir yelkenliyle
Kurşun izlerini sincaplar yuva belliyor artık, ağaçlar çürümüş
Omurgan atlara kırbaç olarak kullanılmış, derileri yüzülmüş
Demir bilyeler çocukluğunun renginde,
çocukluğun bir yük sırtında,
çocukluğun kara bir doğum lekesi ihtiyar yıllarında
Yüreğin ise bir tabut, odalarında toplu katliam yapılmış
Bir ölüm bin ömürü çalıp yastık kılıfının içine saklamış,
Sen gittin ve herkes ölmeye başladı
Tanrı yas tuttu, şeytan tövbeler etti
Her gün ortasından kırılan lades kemiği
köpeklerin önüne atıldı