- Kategori
- Mizah
Lost’umu izledim tostumu bekliyorum

Cumartesi günleri Kaan Sezyum’la birlikte Radikal alma sebebim Ayça Şenbaşkan mevzubahis etmese keza değerli blogspot komşum Bay Anselmo ve sadık yorumcuları olayı bu kadar dramatize etmeseler topa girmeye hiç mi hiç niyetim yoktu. Ama sabır sabır ya sabır Göksel’de bir yere kadar canım!
Yok işte şöyle bencilmiş de böyle kahraman sayarmış da kendini, ukalaymış dümbelekmiş falan. Ulan baktım benden gayrı herkes gıcık adama. Ben de var bi anormallik ama dur bakalım dedim ve vurdum kapıyı çıktım.
Efendim resimden de anlaşılacağı üzere dünyanın tamamını olmasa da hatırı sayılır bölümünü kasıp kavuran Lost ve dahi yalnızca tarafımdan sevildiğine inandığım “Cek" kişisidir burada mevzubahis olunan ve de olunacak. Dolayısı yazının bundan sonraki kısmını okuyup okumamakta da özgürsünüz!
Ya yalnız ölürüz ya da birlikte yaşarız
Tamam eyvallah saftiriğiz ama öyle süslü ağdalı sözlere hemen kanacak kadar da mal değilizdir birader. Lakin işte Cek’in yukarıdaki sözü bitirmiştir olayı adam lider doğmuş bi kere hem kahraman hemi de doktor. Daha ne olsun ıssız bir adada. Dördüncü sezona daha başlayamadım ama (fakirliğin gözü kör olsun bir dijim bile yok..) Bir halt yemiş vicdan azabı çekiyordu sezon üç finalinde. Ama ne yapmışsa ahali için yapmıştır ben kefilim adamıma.
Daha önce birkaç arkadaşım dillendirmişti. Sonra birkaç yerde daha okumuştum Cek’e kıl oluyordu bazı abi ve ablalar.
Bay Anselmo’da fitili ateşleyince yazasım hatta Feysbuk'da “Cek’i sevenler klab” ı kurasım geldi. Öyle ki iç sesim Cek’e sahip çıkmalısın, hepimiz Cekiz pankart ve dövizleri taşımamı enjekte ediyordu bana Ankara’ya karbonmonoksit yağarken usul usul.
Önceleri yani ilk Cek muhalifleri ortaya çıkınca “marjinal olmaya çalışanlar” diye geçirdim aklımdan. Lakin baktım marjinal kalan ben oldum anasını satiim. Hayır adam lider ruhluysa bir de doktorsa ne yapsındı yani “fırlama Sovyır”a mı teslim etseydi adayı. Zaten "Keyt"i kaptırdı. Acaba Keyt’i kaptırdı diye mi bu öfke diye düşünmeden edemiyor insan.
Valla bilmiyorum ben adamın bir kötülüğünü görmedim. Hatırlamıyorum da.
Ne bileyim adam iyi yahut iyi olmaya çalıştığı için mi bu öfke, bu gıcıklık. Ben ya çok sıradanım ya da çok safım sovyır ya da ötekiler gibim kıçı başı oynamadığı için adamı iyi zannediyorum. Ne bileyim bize iyi adamları sevin demişlerdi küçükken. Seviyoruz biz de. Suç mu Orhan Baba sen söyle?
Ha bu arada aklıma gelmişken yazayım içimde ve üstümde kalmasın. Gerçi ne derece ilintilendirilir , genelleme yapılır ama bilmiyorum işte aklıma takılıyor.
Zaman zaman daldığım blog günlüklerinde (Milliyet Blog dışındakilerde dahil) kimse yoğurdum ekşi demiyor. Herkes bi iyi, bi iyi ki görseniz. Melekler periler dolaşıyormuş sağımızda solumuzda da haberimiz yokmuş. E o zaman niye onca tartışma kavga döğüş boğaz kesme adam öldürmece, yol vermedi diye adam pataklama vesaire. Tamam eyvallah ben çok kötü biriyim. Bunu
foto : payidar.net