- Kategori
- Sivil Toplum
Mafya - bizim çeteler 1...
Son günlerdeki olaylar mafyayı yine ön plana çıkardı. Türkiyede zaman zaman Amerikan filimlerinde gördüğümüz , çoğunlukla İtalyan kökenli mafya babası benzerleri Tv. ekranlarında görünmeye başladı. Dünya mafyasında Sicilya ‘nın köken kabul edildiği gibi bizde de bu çetelerin merkezi İstanbul... Hareket - para neredeyse mafyada orada faaliyet gösterir. Bu kuraldır...
İstanbul dan Türkiye ye uzanan çeteleşme Türk toplumun da ciddi bir kirlenme yarattı. Türkiye nin son 30 yılına bakıldığı zaman önemli bir gerçeğin öne çıktığı görülür. 12 Eylül 1980 askeri darbesiyle başlayan bu süreç sonunda Çete yaratma denilen bir gerçekle yüz yüze kaldık.
Bazı sorunlarını normal - hukuki yollarla çözemeyen o zamanki devleti yöneten bazı güçler , hukuk dışı yollarla çare aramaya başladılar. ( Bu arayış bir zorunluluktur. karşınızda ki düşmana göre metotlar bulacak , bunu yapacaksınız. ) O gün için çok haklı olan bu arayış bu gün kirlenme - çeteleşme ile ödüyor. Her toplumda olduğu gibi bizde de kuşkusuz yasa dışı güçler olacaktır.
( Bugün Amerika - İtalya -hatta Rusya ‘ da mafya vardır. )
Ancak devletle bu kadar iç içe geçen , Toplumu tehdit etmeye başlayan bu mafya grubunun büyümesinin bir sebebi var. O da bu çetelerin başlarının çoğu devlet eliyle yaratılmıştır.
Yani devletten İzinli - Ruhsatlı idiler..! Türkiye de iki tip mafya babası vardır.
Devlet içinde büyümüş , devletin gücünü kimliğini kullanarak yer altı dünyasın da kabadayılık yapan bu mafya babaları etrafına eski eylemci - İş arkadaşlarını toplayarak bu kazançlı işe , devletten de izinli soyunmuşlardır.
İkinci grup ise sokaktan yasadışı güçlerin içinden gelerek veya kader kurban ı olarak girdikleri ceza evlerin de ünlenerek “ Mafya babalığı “ yapmaya başladılar. Başlangıçta güç - kazanç onlar da idi. Ama daha sonra karşılarına çıkanların izinli oluşu işlerini büyütmeleri hayallerini engelledi. Bu gruba yanaşma ortaklık kurma girişimleri bile onları kurtarmadı. Etkinlikleri gittikçe azaldı. Birinci gurubun ise gittikçe arttı...
Paralandılar - güçleri arttı - korkusuz hatta pervasız oldular. Bu nedenle son 15 yıla bu grup Damgasını vurdu. Bunlardan kimi Mit ‘ten - kimi Jitem’den - kimi Özel tim , kimi Emniyetten ruhsatlı idiler. Bu Ruhsatla mafya babalığı yapıyor , Racon kesiyor , haraç alıyor , isterse adam öldürüyordu.
Bu yeni yetme kabadayılar palazlandı daha büyük noktalara hükmeder oldu. Şatolar da yaşayan , milyon dolarlarla geliri olan bu çetelerin asıl gücü , bu paraları kendilerine bu gücü verenlerle paylaşmaları idi. Kendilerine verilen bu izni öylesine iyi değerlendirerek , bugün toplumuzun önemli kurumlarını tehdit eder bir noktaya geldiler...
Devlet istemeden eliyle bir Canavar -Frankeştayn yarattı. Bir yarar için düşünülen yaratık, sahibini tehdit etmeye başladı. Bir milyonluk ordusu , büyük Emniyet gücü olan bu ülke de bunlar polise de karşı gelmeye başladılar. Çizmeyi aşmış her gücün ellerin de olduğu varsayımına kapılmışlar , aynalar da kendilerini yıkılmaz görüyorlardı.
İzinsiz mafya babaları ile mücadele etmek zor değil. Çünkü onlar da silahta olsa - para da olsa üzerlerine polis giderse yok edilirler.
Ama ötekiler öyle değil..Onları halen koruyan devletin yüksek mevkilerinde kişiler olursa bu kişileri tam olarak ortadan kaldıramazsınız. Polisin yaptığı cesurca mücadele sonunda yakalananlar bir bağlantı kuruyor , sonra da Polisle -Toplumla alay eder gibi gülerek sıyrılmayı beceriyor.
Canını ortaya koyan bu Emniyet güçlerine yazık değil mi. ? Onların da çalışma hevesleri - onurları kırılıyor bir daha ciddi bir iş yapmak istemiyor. Hukuk deniyor , yasaların boşluklarından yararlanma -para güçleri onları kolayca Adliye kapılarından çıkarıyor.
Bu gücün ardında söylenen , ” Daha önce devlete hizmet etmeleri“ lafları var.
Hiç kimse devlet için yaptıklarının karşılığını isteyemez. Hele bunu paraya
yağmaya çevirerek isteyemez. Vatanseverlik - yiğitlik - insanlık böyle der.
Yapılanlar tarihin içinde kaldıkça da kıymetlenir , ortaya dökülürse değeri kalmaz. Unutulmamalıdır ki bu vatan için onlardan daha çok hizmet edenler , canını - vücudunu verenler bir sis perdesinin ardında yaşıyorlar.Bu işlerin bittiğini , o devrin kapatıldığını yaptıkları hizmetlerin karşılığının çoktan verilip hesabın kapandığını söylediğiniz anda geriye kağıttan kaplanlar kalacaktır.
Bu hikayeler - masallar da bitecek ;Bir dönem tarihte kapanacaktır...