- Kategori
- Seçim
Mecliste Fren Sistemi ve MHP

RESİM INTERNETTEN ALINMIŞTIR
Siyasetten pek anlamamakla birlikte, sokakta, çay ocaklarında, otobüslerde, vapurda ve topluca bulunulan yerlerde insanların konuşmaları hep ilgimi çeker.
Bir seçim dönemine daha girerken, sohbetlerin konusunun siyasette kesişmesi aynı zamanda keyifli kapışmalarında seyrine fırsat tanıyor.
“Sizinkiler ne yaptı da neyin hesabını soruyorsunuz?”
“Onlar iktidardayken, yapmadılar mı?”
“Yesin, ama halka da hizmet ediyor ya?”
“Bir de takdir edin kardeşim, hep mi eleştiri”
“Bizimkilerin yaptığı hizmeti kim yaptı?”
“Arkasında durduğunuz adamların durumunu görün”
Bu söylemler uzayıp gider. Seviyeli konuşmalara kulak kabartmadan yapamam. Hangi partiye oy vermişlerse, o partinin yaptığı icraatları, oy vermedikleri partinin de yapamadıkları ve ortaya dökülen çarpık işlerini öylesine keyifli atışmalarla anlatırlar ki tam bir tiyatro sahnesidir, seyirlik.
Garip eğilimler keşfetmişimdir seçim zamanı yaklaştıkça insanlarda. Buna hayret ettiğimi de itiraf edeyim.
Seçim barajına ilişkin yapılan çalışmaların aşılamaması insanların oylarının da yönünü ilginç bir şekilde belirliyor. Oy verecekleri partinin barajın altında kalacağını düşünen bir kesim var ki bence seçimin yönünü gerçekten değiştiriyorlar.
Daha önceki seçilerde de duyduğum, şimdilerde insanların diline pelesenk olan bir saptamayı aktarmak istiyorum. Bu benim fikrim değil ama seçmenin ülke geleceği açısından vereceği kararın öneminin de bilincinde olduğunu düşündürüyor. Sevindirici bir yaklaşım olarak algılanabilir.
MHP’nin yaşadığı olaylarla yara aldığı gibi bir düşünceye kayarken aklım, insanların MHP ile ilgili yaptığı yorumlar şaşırmama sebep oldu.
Aslında MHP’li olmayan ve tabanda MHP ile buluşması mümkün gözükmeyen bir seçmen kitlesinin, kendi partisinin oy barajını aşamayacağını düşündüğü için MHP’ye yöneldiğini duyuyorum.
Oyun boşa gitmesindense, ülke geleceği için verilecek kararlarda çok seslilik olması açısından bu yolu tercih eden bir grup olduğu inkar edilemez.
Bir önceki seçimde bir arkadaşımın “Oyumu MHP’ye vereceğim” dediğinde yaşadığım hayal kırıklığına verdiği cevap “Meclis için fren görevi görecek bir parti gerekli. Bizimkilerin barajı geçmesini beklemiyorum. MHP’ye vereceğim ki karar mekanizmasında bir de fren olsun” olmuştu.
Seçmenin seçimini yaparken göz önüne aldığı kriterler çok ilginç, sandığın başında, kendi hesaplaşmasını yapıp fikir değiştiren insanlar olduğunu da duydum.
“İçim götürmedi, oyumu …’ya verdim. Boşa gideceğine iş yapacak birine gitsin.” Şeklinde yorumlar.
Kim bilir; MHP görünenin aksine ayağına dolaşması beklenen siyasi çelmeden sadece sendeleyip çıkabilir. Hatta kararsızlar tarafından daha iyi bir orana bile taşınabilir.
Konuşmalar MHP’nin Meclis çatısı altında halk tarafından bir fren olarak düşünüldüğü yönünde.
Seçmenin ne yapacağına gelince; “Sandık başında kendisiyle kalana kadar, kendine bile söylemek istemez aslında…”
Sağlıkla ve mutlu kalın.