- Kategori
- Haber
Moda'nın Ateşli Melekleri, İzmir'de , kanat açamadı

Miranda Keer, Vıctoria's Secret'in kanatlı meleklerinden.
Kanatlı meleklerin de rol alacağı İzmir’deki moda günleri şöleninde İzmir, az daha çivisinden çıkarak uçuyordu ki, “parasızlık” imdada yetişti ve dünya starları, sahneleri tutuşturmağa ramak kalmışken, el birliği ile bu yangın söndürüldü.
İyi ki söndürüldü. İzmir’in işgali sırasındaki yangından da beter bir görünüm, el birliği ile “parasızlıktan” dolayı gerçekleşemedi, bütün hevesler, bir dahaki yılın Şubatına kaldı. Böylelikle dünya starları ancak seneye Şubat ayında sahne alacak İzmir’de. Bu Şubat ayından hayır yok anlayacağınız.
İzmir GelinlikDamatlık ve Abiye Fuarı’nın düzenlenmesiyle tasarlanan modahareketliliği, “İzmir Fashion Time” (IFT) adlı yeni organizasyonla, İzmir, zirveye ulaşacaktı.
Boş konuşmuyoruz. tanıtımı Ege Hazır giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (EHKİB) Başkanı Emre Kızılgüneşler, Başkan Yardımcısı Burak Sertbaş, Ege Giyim Sanayicileri Derneği (EGSD) Başkanı Özcan Torun, İZFAŞ Genel Müdür Vekili Mehmet Şakir Örs ve moda tasarımcısı ZeynepAcar tarafından düzenlenen toplantıyla ilk kez basına tanıtılmıştı.
Etkinlikkapsamında dünyanın en önemli tasarımcıları ve top modellerinin de İzmir’e getirileceğini söyleyen Kızılgüneşler,“Victoria’s Secret Melekleri olarak bilinen Adriana Lima, Miranda Kerrgibi top modelleri de İzmir’e getirmek için çeşitli ajanslar ve menajerleriyle görüşmelerimiz. Festivalile moda denince “İzmir akla gelsin istiyoruz” diye de karara varılmıştı..
Proje çok güzel. Dünyaca ünlü Victoria’s Secret’in melekleri, İzmir’e doluşacaktı. Giysileriyle uçuşup, kanatlarıyle İzmir üzerinden tur atacaklardı. Gökyüzü öylesi bir şölen görmemiş olacaktı. İzmir bu moda rüzgarı ile yanıp yanıp tutuşacaktı. Melekler kanatlarıyle gelip, İzmir’lileri yelpazeleyerek soğutacaktı.
Hele içlerinde bir Miranda Keer vardı ki, kısa zamanda iki çocuk sahibi olmasına rağmen, vücudu toplu sözleşme yapmışçasına “dirlik düzenlik” içindeydi. Omurgasının dikliği ve güzelliği, İzmir Hükümet Konağının sütunları gibiydi.
Diyeceksiniz ki nerden biliyorsun? Bu da sorulur mu? Bu sütunlarda az mı sorduyduk kendisine “ Nellede siniz, n’apıyo sunuz. Gel İzmirlere, seni “adda’lara götüreyim” az mı demiştim. İşte o Miranda bahsettiğim.
Geçen yıl bu zamanlarda basından okuduğumuz bu moda şöleni haberini, yemedik, içmedik takip ettik. Karşımıza “Parasızlık” tablosu çıktı. GelselerdiMiranda Kerr, Adriana Lima ve Alessandra Ambrosio, gibilerle bu Şubatta, sahnelerdeydiler şu an...
EGSD Başkanı Özcan Torun da, İzmir’in Türkiye’deki üçüncü büyük kent olmasına rağmen hak ettiği kadar tanınmadığını belirterek “Biz birİzmir projesi yapmaya çalışıyoruz. İzmir’de tasarımın ne kadar iyi olduğunu göstermek için çok büyük bir projeye ihtiyaç vardı. Biz alışverişetkinliğinin ötesinde olsun istedik. Esnaflar da faydalansın, İzmir’in modacıları da daha öne çıkmak için bu fırsatları kullansın istedik. Tüm kurumlar destek sözü verdiydi” diye konuştu.
Eh n’apalım. Gelmedi. Şimdi “Sızlanak da yürekten mi olak, ağlayak da gözden mi olak?!” Gelmedi işte. “Seneye” diyorlar. Bize de maniler düzmek kaldı. Gelince bunları gösteririz kendisine elbet.
Soyunma sen oralarda, buralarda / İlla soyunacaksan da / Seneye gel buralara / Sakatatçılara yem olma / Sen bahaneler bulma / Gönlümüz razı olmasa da / Çırılçıplak kalmana / Kendini yakma / Ah Miranda Miranda / Dedik ama, ne fayda “
“Halimizi sorarsan, iyilik sağlık / Kaç kereler dedim / İzmir’in Kalesine gidelim / Falcı Hacer’i bulalım / Kınaları yakalım / Sülesin kaderini / Açsın bakla falını / Desin, a be sen ne güzelsin / Ağzından öpülesin “
“ Kel Haydar da sülesin / Kadifedendir kesesi / Kaleden gelir sesi / Nefes Cafer üflesin / Lop aşağı mançes / Lop yukarı mançes / Diklan toparles / Kuplan toparles / Akine nanay, dikine nanay / Şinanay yavrum şinanay / Bir o kaleden bir bu kaleye, topları biz atalım / Mahşerlerde kaybolalım / Cennetlerde buluşalım. / Turizmcilik oynayalım / Röportajlar yapalım / Seni iyice tanıtalım”
“Bu yazdıklarımı, hanım okur ekranlardan / Hem okuyor, hem söyleniyor öte yandan / ‘Beni şiirlerle kandırdın’ / Sıra Miranda’da anlaşılan !”
Durun hele bitmedi. California sahillerindeki Malibu’ da, Miranda Keer, 13 milyon dolara villa da almış. Oraya taşınacaklarmıs. Avustralya nire, Malibu sahilleri nire! Dayanmak marifet, dayan bre!
Bir şey diyeyim mi, dik yamaçlardaki evlerin vahşi tabiat ortamından hayır gelmez insana. Orman yangınlarindan kül oluyor hepsi. Al iste sana Tony Hopkins, Dick Van Dyke, Zsa Zsa Gabor ve Ali MacGraw’ın evleri. Yandı, bitti kül oldular. Sen esas, kalbindeki yangına bak. Kendini Ege’nin serin sularına bırak, bütün gemileri yak! Şunun şurasında yaza ne kaldı. Cemreler peş peşe düşüyor.
" Ah Miranda, Ah Miranda
Açık mektubumdur bu sana
İki elin kanda olsa da
Elma desem, armut da
Çıkıp geliver bana
Kimselere kanma, aldanma
Ah güzel gözlü Miranda
Adresim belli, gelesin yanıma
Yapalım bir röportaj sana
Çıkalım gidelim Çeşme’lere
Modelim ol, hem gündüz, hem gece
Diskolarda coşalım, ye ye ye diye
Vuralım seninle dağ yollarına
Çekeyim seni ben, kameralara
Ah Miranda
Vah Miranda! "








