​ Mustafa Denizli'nin ramazan rehaveti / Futbol / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ağustos '09

 
Kategori
Futbol
 

Mustafa Denizli'nin ramazan rehaveti

Mustafa Denizli'nin ramazan rehaveti
 

Allah'ım neydi günahım? Ben nerde yanlış yaptım?


3 maçta ligin durumu belli olmaz derler ama, bu sene görünen köy kılavuz istemeyecek gibi bir durum ortaya çıkıyor. Galatasaray’ın bol gollü galibiyetleri, Fenerbahçe’nin kazanma arzusunun yanında, 3 büyükler dışındaki Anadolu takımlarının yarattığı hayal kırıklığı ve bunun beraberinde Beşiktaş’taki formsuzluk ve motivasyonsuzluk, insanı geleceğe dair nete yakın düşüncelere sevk ediyor.

Beşiktaş’a Ramazan sanki erken gelmiş, herkes daimi bir oruçta. Ama bu oruç, pozisyon bulamama, gol atamama, topu ileri taşıyamama orucu gibi. O kadar ki, son maçta taçtan topu kaptırma rekoru kırdı Beşiktaş, hücuma yönelik olmasa da, pas yapacak, top tutacak, oyunu domine edecek 3 koca ön liberodan oyunu Gençlerbirliği’nin domine ettiği bir maç çıkardı. Kimin ne yaptığı, kimin nerede oynadığı, kimin gol atma amacı olduğu, kimin assist yapma amacı olduğu belli değildi. Kısaca Beşiktaş amaçsız bir futbol oynadı.

Gençlerbirliği maçını izlerken aklımda hep Eylül ortasında oynanacak Şampiyonlar Ligi maçları vardı. Ligin vasat takımları Belediyespor, Antalyaspor, Gençlerbirliği karşısında bu kadar pozisyon sıkıntısı çeken Beşiktaş, Avrupa’nın en büyüklerine nasıl kafa tutacak sorusu bir kabus gibi çöktü üzerime. Şampiyonluktan geçsek de, Şampiyonlar Ligi Beşiktaş taraftarı için çok önemli. Ancak şu Beşiktaş görüntüsü, bırakın başarıyı, az gollü yenilgilere bile duacı olacağız hissi veriyor.

Mustafa Denizli’nin üzerinde bir rehavet var. Elindeki kadroyu altalta yazsa bu kadrodan Uğur İnceman’ın 90 dakika 10 numara pozisyonunu katlettiği, 3 ön liberolu, 2 defansif kanat oyunculu, yarım forvetli bir kadro çıkmazdı. İsmail Köybaşı ve Nobre’nin yedek kaldığı bir kadro ancak bunu yapabilir, hazır olmayan Nihat, solda mı ortada mı oynadığı anlaşılmayan Tello mu kurtaracak koskoca Beşiktaş’ı. Bir maç oynadı diye Tello’dan 10.5 numara yaratanlar, herhalde bu maçı izleyip utanmışlardır.

Beşiktaş’ın acilen Delgado olayını çözüp banko oynatabileceği bir 10 numara alması lazım. Aksi halde bu uyku getirici maçlardan çokça izleriz. Liderle aradaki 4 puanlık fark şu an önemli görünmüyor, ancak bu sene lig geçen seneden çok farklı geçecek, geçen sene çok alıştığımız ‘denk güçler mücadelesi’ bu sene yerini sadece 3 büyüklerin kazanabildiği eski sisteme bırakabilir. Geçen sene Beşiktaş ilk yarı sonunda 6. idi, ancak rakipleri beklenmeyen puan kayıpları yaptı ve Beşiktaş çok da şampiyon puanı olmayan bir puanla ligi lider bitirdi. Bu sene aynı puanla şampiyon olması imkansız. Dolayısıyla ilk 3 maçta ortaya çıkan 4 puanlık fark çok önemli bir fark. Hem de o liderle 2 hafta sonra Ali Sami Yen’de oynayacaksan.

 
Toplam blog
: 55
: 969
Kayıt tarihi
: 15.01.09
 
 

29 yaşındayım. İTÜ Tekstil Mühendisliği mezunuyum. Evliyim. Çocukluğumdan beri futbol gönüllüsüyüm. ..