Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Ekim '09

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
1754
 

Nalan Tuntaş'ın "Zor Yıllar''ını okurken

Sökeli yazar Nalân Tuntaş’ın “Zor Yıllar” adını taşıyan romanını okuyorum. Nalân Tuntaş, son birkaç yıldır sanat ve kültür dünyamızda Söke’nin adını taşıyan bir isim. Didim şiir, kitap günlerinde özellikle Akköy Dergisi’nde yazılarını severek okuduğumuz, tanıdığımız bir hanımefendi. Geçenlerde Didim’de Didim Belediyesi’nin hazırlamış olduğu “Kitap İmza Fuarı”nda tanışma, görüşme fırsatını bulduk. Gerçi daha önce de bir araya gelmiş sohbetimiz olmuştu. Bu kez daha yakından tanıma fırsatını buldum.

Bu buluşmamızda karşılıklı kitaplarımızı imzalayıp armağan ettik. Ben kendisine “Çanakkale İçinde Aynalı Çarşı ( inceleme araştırma 4.baskı Kasım 2008), kendisi de bana, “ Zor Yıllar” ( romanı 3. baskı Aralık 2008 ), Gölge Kadın 2. baskı 2009) adını taşıyan yapıtını imzalayıp armağan ettiler. Yakın ilgisine burada bir kez daha teşekkürlerimi tazeliyorum.

Nalân Tuntaş’ın “Zor Yılları’nı okuyorum. Milli Mücadele tarihimizi bir roman kurgusu içinde anlatıyor. Anlatımda yapmacık ve abartılı bölümler yok. Sanki olayları yaşamış bir asker gibi, hatta doğudan batıya yapılan savaşlarda sanki bulunmuş gibi okumaya, yazmaya meraklı bir subay gibi günlüklerini tutmuş gibi her şeyi önümüze bütün çıplaklığıyla serip anlatmaya çaba gösteriyor. Romanını okurken hayret ettim doğrusu.. Tarihimizde yazılı bulunan Sarıkamış, Çanakkale, Kanal, Basra, Sivastopal, Anafartalar, Conkbayır’ İnönü, Sakarya gibi savaşların zor geçtiği yerlerde, bu savaşlarda bir asker gibi tüm cephelerini, acı ve tatlı günlerini, daha doğrusu yokluk, kıtlık ve fakirliğin getirdiği zor yıllarını, bir subayın anılarını akıcı, yalın bir üslup ile satır satır kaleme almıştır. Her şeyi günü gününe yazıvermiş. Bu açıdan akıcı ve yalın bir Türkçeyle kaleme aldığı romanını heyecanla okumaya başladım.

Romanın kahramanı bu savaşları bizzat gören ve canı pahasına yaşayan Mülazım Subayı Saffet Beydir. Saffet İzmirlidir. Kalabalık, güngörmüş bir ailenin çocuğudur. Hayatı Sarıkamış Cephesi’nden geçer bir Çanakkale, Anafartalar ve milli mücadelenin tüm safhalarında geçmiştir. Yüreği vatan sevgisiyle dopdolu bir yiğit subayın yaşam öyküsüdür. Romanın değişik yerlerinde Sarı Saffet olarak ta geçiyor. İşte Nalân Tuntaş buradan yola çıkarak ve doğal olarak asker kökenli yakınlarından bazı bilgiler alarak bir asır önceki olaylardan buyana tüm savaşlı olayları bu romanında ayna tutuyor. Sarıkamış’tan Cumhuriyete kadar olan olayları, dile getirmeye çaba göstermiştir. Romanının kursu değişik bölümlerle ifade edilmektedir.

Kitabın ilk sayfalarında şair Zafer Hüsnü Taran’ın Harp Poemi şiiriyle giriş yaptığını görüyoruz. Şiirin son bölümünü sizlerle paylaşmak istiyorum: Anlatıyordu bu adam harbe dair / Yüzüne yamanmış barut yanığı / Sağ kolu bir cephede / ve bir cephede ayağı, onlar / Dağınık saçlarında rüzgâr / Çekip gittiler katar katar / Biz böyle yaşadık adaşım / Senden ne haber? (.s. 8 ). Romanda değişik başlıklar, motifler verilmiş. Bunların bir kısmı rakamlarla yazılmıştır: 1915, Hicri: 1333’lüler, Erzurum – Taşhan, Ayşe, Hafız Ferhat Efendi, Sömbeki, Hediye, Gençlik Düşleri, Mektebi Harbiye, Seher, 1918 Zivin-Erzurum, Sabah baskını, İlk Kan, Handere-Sarıkamış, Atlatılan Kaza ( General Kazım Karabekir’in Savaş anıları, Kars’sa Taarruz, Divanı Harp, Hasret, Garp Cephesine Doğru, Garp Cephesi, Ada’da Bir Nişan Yemeği, Güzel İzmir, Bir Dost Ziyareti, Melek, Evliliğe Doğru, , Jale, Leyla, Ankara, 1938, Galip, Özalp, 1941 Van, Bitlis, Diyarbakır, İslâhiye, İzmir, Son Görev’le roman noktalanıyor.

“ Zor Yıllar” romanı değişik bölümlerle kaleme alınmıştır. Bunlardan bazılarını yazmakta yarar görüyorum:1915, 1917, Hicri: 1333’lüler, ( Erzurum- Taşhan), Ayşe ( Saffet Beyin annesi, Çerkez kızı ), Hafız Ferhat Efendi ( Ayşe’nin beyi ve Saffet’in babası ), Sömbeki ( Sömbeki Adası ), Hediye, Yatılı Okul, Gençlik Düşleri, Mektebi Harbiye, Seher, Şark Cephesi- 1918 Zivin-( Erzurum’a yakın bir yer), Sabah Baskını, İlk kan, Handere, ( Sarıkamış taarruzunun kilidi ve boyun noktası), Atlatılan Kaza, Kars’a Taarruz, Divan-ı Harp, Hasret, Harp Cephesine Doğru, Garp Cephesi, Adada Bir Nişan Yemeği, Güzel İzmir, Bir Dost Ziyareti, Melek ( Saffet’in Eşi), Evliliğe Doğru, Jale ( Alımlı, çalımlı ata iyi binen bir komşu kızı), Leyla, ( Saffet Milas’ta iken Atatürk’ün ölümünden önce doğmuştu.), Ankara, 1938 ( Atatürk’ün ölümünden sonra yaşanan olaylar ), Galip, ( Harp Okulu’nda okuyan saffet’in yeğeni, çalışkan, sanata, edebiyata meraklı bir öğrenci ), Özalp ( Van’a bağlı bir ilçe ), 1941 Van, Bitlis, Diyarbakır, İslâhiye, İzmir, Son görev, diye bitiyor roman. “Zor Yıllar” romanı bu başlıklar halinde sürüp gidiyor.

Anlatımda bir öykü halinde atkıcı, duru, yalın ve arı bir Türkçe ile araya hiçbir kopukluk vermeden daha çok Saffet’in asker ocağındaki görev yerleri ve ailesiyle ilgilidir. Nalân Tuntaş “ Zor Yıllar “ adlı yapıtını yazarken, romanın canlı kurgusu içinde konulara uygun olarak halk türkülerinden yer alan değişik motiflerden de yararlandığını görmek olasıdır. Örneğin türkülerimizde yer alan lirik dizelerden zaman zaman olayların akışı içinde mırıldandığını görüyoruz. Bu romana ayrı bir güzellik katmıştır. Örneğin 1917’lerde bir arkadaşının kızı Seher Hanım, İstanbul’da oturduklardı bir bahçede piyanonun başına geçiyor ve Rumeli’den Türküler söylerken, hem çalıyor ve hem de kadife sesiyle şunları söylüyor: “Aliş’ imin kaşları kara Sen açtın kalbime yara Bulamadım derdime çare Görmedin mi ah civan Aliş’imi Tuna boyunda…(.s.60). Romanın “Hasret” bölümünde “saffet, Muhsin ve Cavit cephede savaştıklarından hep bir araya gelirlerdi.” Analar, babalar, kardeşler, evlatlar, karılar, nişanlılar, sözlüler, arkadaşlar böyle geceleri otururken gelirdi gözler önüne. Mektuplar hep gece yazılırdı. Sevdiklerine. Yazma bilmeyenler bilenlere yazdırdı.”Ben iyiyim, merak etmeyin, ” diye başlayan tümceler hatır sormalarla sürer, küçüklerin gözlerinden, büyükannelerden, dedelere dek bütün aile büyüklerinin ellerinden öperek son bulur, zarfın içine resimler, nişanlıya kurutulmuş kır çiçekleri konurdu. ( Hasret, .s.93). Bir sessizlik sarmıştı ortalığı. Hüzünler havada asılı, gözler buğuluydu. Sessizliği Osman Çavuş bozdu. “ Haydi, be İzmirli! “dedi. O da güzel sesinle bir türkü söyleyiver de canlanalım biraz !.Arkadaşı İzzet nazlanmayı bıraktı ve şunları okudu bir güzel sesiyle: İzmir’in kavakları Dökülür yaprakları Bize derler Çakıcı Yakarız konakları…. Servim senden uzun yok Yaprağında düzün yok Kamalıda Zeybek vuruldu Çakıcıya sözüm yok .(.s.94) “ İzzet bunları söylerken Saffet gecenin ahengine dalmış anılarını yazıyordu. Tarih 1921 saffet kader arkadaşlarıyla birlikte doğudan batıya doğru Garp Cephesi’ne Doğru gidiyor.. Saffet’e gizli bir emir geliyor. Doğu Cephesi’nden Garp Cephesi’ne gidecek.” İki gün düşündü, Ege’ye gitme isteği ağır basıyordu. İkinci günün sonunda kararını verdi. Doğunun artık ona gereksinimi vardı. Karabekir Paşa çıkacak. Garp Cephesine gitmek istediğini söyleyecekti.” Yiğit asker Saffet arkadaşlarıyla 4 Nisan günü kendilerine selam duran birliklerin önünden geçerken, aşağıdaki türkü söyleniyordu: Annem beni yetiştirdi Bu vatana yolladı Al sancağı telsi metti Allah’a ısmarladı. Boş oturma, çalış, dedi Hizmet eğle vatana Sütüm sana helal olmaz Saldırmazsan düşmana. ( .s.96). Bu sesler Sarıkamış Cephesi’nde yankılanırken Saffet Bey Garp Cephesi’ne doğru ilerliyordu. Yürüdüler..Yürüdüler..O günlerde 5 Mayıs’ta ancak Sivas’a kadar gelebildiler.Yaralanmalar, hastalıklar, bir başka sorundu. Onlar için…Saffettin görevleri arasında Yunanlıların İzmir’in işgal ettikleri günlerde Söke ‘de ve Milas’ta görev yaptıklarını görüyoruz.Eşi Melek hanım ile birlikte. Melek hanımın hamile olduğu sırasında sancılı günler yaşadığını öğreniyoruz Zor Yıllar / (.s.110). Hatta Milas’ta görevli olduğu günlerde “Eşekçi Mahallesi / Narin Sokak.17 Numaralı evde” oturduklarını öğreniyoruz..(.s.147–148). Sözün özü: Nalân Tuntaş’ın kaleminden bizlere ulaşan “Zor Yıllar” adını taşıyan yapıtını severek okuduğumu belirtmek isterim. Türk edebiyatı tarihimize tarihi romanlar zincirine kalıcı ve yararlı bir yapıt daha kazandırmıştır. Nalân Tuntaş’ kitabının noktalarken: Sarı Saffet’in hayat öyküsünü yazmaya karar verdiğimde beni en çok düşündüren Anadolu’daki insan dokusunun geçmişte neden olduğu kanlı olayları ve onların sonuçlarını irdelemek durumunda kalacağım oldu. (…, ) Romanın sağlam gerekçelere ve gerçeğe oturtmak için yüzünü hiç görmediğim dedemden aktarılan, dayım ( Ercan Kayan), gezerek saptanmış yerleri kendisiyle birlikte Kâzım Karabekir’in günlüklerinden doğruladık. Olayları aylarca onun ağzından dinleyip savaşın yapısını ve psikolojisini içime sindirmeğe çalıştım “ diyor. Birinci Dünya Savaşı’ndan bu yana 1915’lerden Cumhuriyet tarihimize değin Anadolu’da meydana gelen çalkantıları tarihi bir roman bağlamında anlatıyor. Bu roman, değerli asker Sarı Saffet dedikleri bir yiğit askerin Şark Cephesi’nden Garp Cephesi’ne doğru koşan bir kahramanın öyküsüdür. Daha doğrusu onunla birlikte savaşan Mehmetçiğin destanıdır. Yazarın dili yalın, duru, akıcı ve çarpıcı bir Türkçesi vardır. Ağdalı sözcüklere, abartmalı betimlemelere ( tasvirlere )’de yer vermemiştir. “ Zor Yıllar” kitabı, Remzi Kitapevi yayınları arasında günışığına çıkmış olup 248 sayfadan ibarettir. Nalân Tuntaş bu eserini bir hayal ürünü olarak yazmamış, araştırmış, tarihi belgeleri incelemiş ve sağlıklı bir tarihi roman konumunda ortaya çıkarmıştır. Yapıtın hazırlaması sırasında bazı tarihi belgelere, savaş’ın gizli şifrelerine, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve onun değerli silah arkadaşı Şark Cephesi Komutanı Kazım Karabekir paşa’nın belgeleri ışığında hazırlanmıştır. Yine Sarı Saffet’in Sarıkamış’ta ve diğer cephelerde arkadaşları ve ailesiyle birlikte çektirdiği fotoğrafları eklemekle kalıcı bir eser ortaya koymuştur. Yapıtın 3. baskısı Aralık 2008, elimizde olduğuna göre, sanat ve kültür dünyasında da beğeni almıştır..Sökeli yazar Nalân Tuntaş’ı tebrik ediyor, başarılarının devamını diliyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2221
Toplam yorum
: 4838
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 817
Kayıt tarihi
: 27.06.09
 
 

1946 Mardin ili, Kızıltepe ilçesi'nin Esenli köyünde doğmuştur. İlk ve ortaokulu Kızıltepe'de bit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster